şükela:  tümü | bugün
  • glasgow iskocya dogumlu filozof. ingilteredeki universitelerde calistiktan sonra 1969 da amerikaya tasindi. brandeis (1969 72), wellesley (1972 82), vanderbit (1982 88) ve notre dame (1988 ve sonrasi) da egitim verdi. onemli calismalari arasinda marxism and christianism ve after virtue vardir.
  • a short history of ethics adli kitabi sabanci universitesi'nde hukuk ve etik dersinde okutulmakta olan filozof.
  • after virtue a study in moral theory adlı eserin sahibi. kendisi iskoç katoliktir. notre dame üniversitesinde felsefe profösörüdür. after virtue da avrupa'daki aydınlanma sürecininin kritiğini yapar. kitabın ilk bölümünde " doğal bilimlerin bir afetten etkilendiğini düşünün, insanların bilimi yok etmek için uğraştıklarını ve büyük oranda bunu başardıklarını düşünün. ama çok az bir insanın olanlara rağmen bilime sahip çıktığını varsayın. ancak afet yüzünden bilime sahip çıkan insanların elinde tam bir bilgi değil de yarım yamalak sanki bir sayfanın sadece bir kaç kelimesinin olduğunu düşünün. bu durumda bu bilim insanlarının yaptıkları bilimi anlamak değil sadece elindeki ezberlemektir. bu ezber durumunda da bilimi bulan kuşakla onu ezberleyenler arasında kavram karmaşası yaşanması kaçınılmazdır." der ve ekler."belki bizim durumumuzda bu yukarda anlattığım gibidir."

    tüm kitap boyunca macintyre bunu ispat etmeye çalışır. bunu yaparken de büyük aydınlanma düşünürlerini analiz eder.
  • erdem ahlakı' nın yeniden uyarlanabilirliğini savunan bir filozoftur. after virtue da, kısmen bu amaçla kaleme alınmış bir eserdir aslında. a short history of ethics' de mesela, erdem ve mutluluk temelli ahlak teorilerini tarihe dönüştüren kant' ın ödev ahlakına içten içe dokundurur: ödev ahlakı bir "yapılmaması gerekenler" ahlakıdır; kant bize ne yapmamız gerektiğini değil, ne yapmamamız gerektiğini söyler, bu yüzden ancak bir başka ahlak teorisi üzerine bina edildiğinde anlamlıdır.
  • "çağdaş erdem etiğinin en önemli savunucularından olan macintyre, erdemler üzerine kurulan ve gelenekten beslenen hayatın anlamlı bir hayat meydana getirdiğini öne sürer. çünkü erdemli hayatın anlamı, bir kişi belli bir ahlak geleneğine bağlandığı zaman ortaya çıkar. bunun nedeni, ahlak geleneğinin hayatlar için bir çerçeve temin etmesi, erdemler ve ahlaki pratikler için yenilik standartları sağlamasıdır."