şükela:  tümü | bugün
  • ünlü seri katillerden birisi.genelde kız cocuklarını öldürüyordu.ölü sevici olmasinin yanı sıra iyi bir yamyamdıda ayrica macabre grubunun seri katilere adadıgı 1989 tarihli gloom albumunde yer alan bir şarkısı.

    he loved to hear the little kids scream
    his instruments of hell did gleam
    a box with a cleaver, saw and a knife
    he used them to cut up their innocent lives
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    he took 12-year old grace budd home
    and then he sawed right through her bones
    with carrots and onions he made a stew
    her body parts was also used
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    with his fist in the air, he'd scream he was christ
    he'd do things to kids that weren't too nice
    he'd lure them in and eat them up
    albert fish, you were such a fucking nut
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
    mr. albert fish, was children your favourite dish?
  • kurbanlarindan birinin ailesine asagidaki mektubu gondermis arizali zihniyet:

    "my dear mrs. budd,

    in 1894 a friend of mine shipped as a deck hand on the steamer tacoma, capt. john davis. they sailed from san francisco for hong kong china. on arriving there he and two others went ashore and got drunk. when they returned the boat was gone.

    at that time there was famine in china. meat of any kind was from $1 to 3 dollars a pound. so great was the suffering among the very poor that all children under 12 were sold for food in order to keep others from starving. a boy or girl under 14 was not safe in the street. you could go in any shop and ask for steak -- chops -- or stew meat. part of the naked body of a boy or girl would be brought out and just what you wanted cut from it. a boy or girls behind which is the sweetest part of the body and sold as veal cutlet brought the highest price.

    john staid there so long he acquired a taste for human flesh. on his return to n.y. he stole two boys one 7 one 11. took them to his home stripped them naked tied them in a closet. then burned everything they had on. several times every day and night he spanked them -- tortured them -- to make their meat good and tender.

    first he killed the 11 year old boy, because he had the fattest ass and of course the most meat on it. every part of his body was cooked and eaten except the head -- bones and guts. he was roasted in the oven (all of his ass), boiled, broiled, fried and stewed. the little boy was next, went the same way. at that time, i was living at 409 e 100 st., near -- right side. he told me so often how good human flesh was i made up my mind to taste it.

    on sunday june the 3 --1928 i called on you at 406 w 15 st. brought you pot cheese -- strawberries. we had lunch. grace sat in my lap and kissed me. i made up my mind to eat her.

    on the pretense of taking her to a party. you said yes she could go. i took her to an empty house in westchester i had already picked out. when we got there, i told her to remain outside. she picked wildflowers. i went upstairs and stripped all my clothes off. i knew if i did not i would get her blood on them.

    when all was ready i went to the window and called her. then i hid in a closet until she was in the room. when she saw me all naked she began to cry and tried to run down the stairs. i grabbed her and she said she would tell her mamma.

    first i stripped her naked. how she did kick -- bite and scratch. i choked her to death, then cut her in small pieces so i could take my meat to my rooms. cook and eat it. how sweet and tender her little ass was roasted in the oven. it took me 9 days to eat her entire body. i did not fuck her tho i could of had i wished. she died a virgin."
  • albert fish ile ilgili birde mit ortada dönüp durmaktadır.pek çok ciddi websitesi bu olayı yazdığı için gerçekte olabilir.bu şahıs tüm yamyamlıkları ve sadistliklerinin yanısıra extradan mazoşist olduğu için vücudunun rektum bölgesine ve kasıklarına iğneler batırdığını ve hatta bazen bu işi çok abarttığını ve iğneleri geri çıkartamadığı için orada kaldıklarını iddia etmiştir.doktorlar bu söylediklerini kaale almamış fakat idam günü gelip çattığında elektrikli sandalye kısadevre yaptığından derhal röntgen çekilmiş ve röntgende vücudunda pek çok toplu iğne açıkça görülünce ortam dumur cenneti olmuştur.
  • stephen king'in black house kitabinda bolca refere edilmis bir katildir. mektubun bir kismi o kitapta da bulunur.
  • eksi sozluk un hayatima kazandirdigi katil.bravo yani !ne vardi seri katiller vidividisinin tanitimini yapacak,merak edip almami,okumami ve uykularimin kacmasini saglayacak...sadece albert fish olsa iyi daha bircok hatiri sayilir katil abi ve ablalarimiz ruyalarimi susler oldu,etrafimdaki her garip ya da fazlasiyla normal insandan suphelenir oldum,ozellikle de yasliysa.(bkz: paranoya)
  • 16 ocak 1936'da 65 yaşında idam edilmiştir.
    incil'e büyük ilgi duymuş, rahip olmayı hayal etmiştir. hapishanede bir psikiyatra söylediğine göre, çocuğun etini yemesini ve kanını içmesini kutsal rabbani ayini düşüncesine bağlamıştır.
    kurbanlarından grace budd'u öldürdükten sonra 9 gün etleriyle beslenmiş kırık katildir.

    incil'de en sevdiği bölüm şöyledir:
    "onlara oğullarının, kızlarının etini yedireceğim. canlarına susamış düşmanları onları kuşattığında sıkıntıdan birbirlerini yiyecekler" yeremya 19:9
  • diger bircok seri katil gibi albert fish de bir din manyagiydi ve gunahlarinin cezasi olarak kendisine tuhaf iskenceler yapmisti.
    deri kayislarla ve her yerinden civiler firlamis sopalarla kendisini dovmek, kendi diskisini yemek, kasiklarina dikis igneleri sokmak(rontgende 29 adet igne bulundu ve doktoru ''bu rontgen filmlerinin tip biliminde bir esi daha yoktur.'' yorumunu yapti.)

    idam kararinin aciklanmasindan sonra ''elektrikli sandalyede olmek buyuk bir zevk olacak. simdiye dek tatmadigim tek zevk.''yorumunu yapan parafili hastasi.
  • çok sevgili bayan budd,

    1894’te bir arkadaşım steamer tacoma gemisinde denizci olarak denize açılmıştı. san francisko’dan hong kong’a gitmek üzere yola çıkmışlardı. limana varınca iki arkadaşı ile karaya çıkmışlar ve çok içip sarhoş olmuşlar. döndükleri zaman geminin limandan ayrıldığını görmüşler.

    bu sırada orada kıtlık hüküm sürmekteymiş. etin kilosu 2-6 dolar arasındaymış. çok fakir olanlar arasında açlık sıkıntısı o kadar büyükmüş ki diğerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yaşından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmış. herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kuşbaşı isteyebilirmişsiniz. çıplak bir çocuk vücudunun bir kısmı önünüze getirilir ve istediğiniz parçaları kestirebilirmişsiniz. bir kızın veya oğlanın kalça kısmı, en lezzetli bölümmüş ve dana kotlet olarak satılan en pahalı etmiş.

    john orada çok uzun kalmış ve insan etine karşı bir düşkünlüğü oluşmuş. new york’a dönünce biri 7 diğeri 11 yaşında iki oğlan çocuğu çalmış. onları evine götürüp soymuş ve bir dolaba kapamış. sonra tüm giysilerini yakmış. her gün etlerinin iyi ve yumuşak olması için onlara işkence yapıp dövmüş.

    önce 11 yaşındaki oğlanı öldürmüş, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymiş. kafası, kemikleri ve bağırsaklarından başka vücudunun her bir parçasını pişirip yemiş. fırında pişirmiş (tüm popsunu), haşlamış, kızartmış ve kuşbaşı yapmış. küçük oğlana da aynı şeyleri yapmış.

    ben o zamanlar 409 doğu 100. sokak’ta oturuyordum. bana insan etinin çok lezzetli olduğunu o kadar sık söylemişti ki ben de tatmayı aklıma koydum. 3 haziran 1928 pazar günü sizin 406 batı 15. sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. öğlen yemeğini birlikte yedik. grace, kucağıma oturdu ve beni öptü. onu yemeyi aklıma koydum.

    onu bir partiye götüreceğimi söyledim. siz de evet gidebilir dediniz. onu westchester’da daha önce gözüme kestirdiğim boş bir eve götürdüm. oraya vardığımızda ona dışarıda beklemesini söyledim. kır çiçekleri toplamaya başladı. yukarı çıktım ve tüm giysilerimi çıkardım. çıkarmasaydım üzerlerine kanın bulaşacağını biliyordum.

    her şey hazır olunca, pencereden onu çağırdım. o odaya girinceye kadar bir dolapta saklandım. beni çıplak görünce ağlamaya başladı ve merdivenlerden inmeye çalıştı. onu yakaladım ve o da bana annesine şikayet edeceğini söyledi.

    önce onu tamamen soydum. nasıl da tekmeledi, ısırdı ve tırnakladı. boğazını sıkarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. pişirdim ve yedim. fırında pişen küçük poposu öylesine yumuşak ve tatlıydı ki. tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. bir bakire olarak öldü.
  • kasıklarında bulunan iğnelerin röntgenine bakmak için;

    http://i.imgur.com/cr0yi0c.jpg