şükela:  tümü | bugün
  • 1905-1992 yılları arasında yaşamış ingiliz cellat. ingiltere tarihinin en fazla adam asmış cellatıdır albert. cellatlıkta pierrepoint markası müseccel bir markadır, belirteyim. evet babası henry pierrepoint izinden gitmiştir albert. babası gibi cellat olmuş ve hatta günlük tutmuştur. babasının bu arada oğlunun cellat olduğunu göremeden öldüğünü ekleyelim.
    ingiltere ve dışında dörtyüzden fazla insanı asmıştır albert. majestelerinin en önemli cellatı olarak ikinci dünya savaşı mağlubu almanya'da da görev yapmış ve birçok mahkumu asmıştır. belsen canavarı josef kramer'den, irma grese'ye birçoklarını asarak tarihe geçmiştir. ingiltere topraklarında idamın yasaklanmasından bir on sene evvel maaşına dair bir hususta çıkan bir anlaşmazlık üzerine istifa etmiştir görevinden. basının peşinden pek koşturduğu isim, asla çizgisinden ödün vermemiştir. o kendisine düşen görevi yapmış ve medyatik olmamayı seçmiştir. günlüğünün tarihe ışık tutan bir belge niteliğinde olduğunu eklemeden bitirmeyelim...
  • 1932-1956 yılları arasında aralarında 200 nazi üyesi ve 6 amerikan askerinin de bulunduğu 433 adam ve 17 kadını idam eden kraliyet baş celladı.

    ironik bi şekilde ölüm cezasına karşı olduğunu belirmiştir. özellikle 1950 de, açtığı barın müdavimi olan ve kız arkadaşını kıskançlık yüzünden öldürdüğü gece albert le danny boy şarkısında düet yapan james corbitt i infaz etmeye zorlanması üzerine bu fikrinin oluştuğu sanılmaktadır. ama sonunda görevini yapmıştır albert.
    1974 te yayınladığı otobiyografisinde ölüm cezasıyla ilgili yorumu şöyledir:

    "i have come to the conclusion that executions solve nothing, and are only an antiquated relic of a primitive desire for revenge which takes the easy way and hands over the responsibility for revenge to other people...the trouble with the death penalty has always been that nobody wanted it for everybody, but everybody differed about who should get off."

    idam ettiği mahkumlar arasında da takdir edilmiştir. örneğin hindistan sekreterinin oğlu john amery i infaz edeceği sırada mahkum kendisine
    "i've always wanted to meet you, mr pierrepoint. but not, of course, under these circumstances!" cümleleriyle veda etmiştir. zaten albert de sonradan "astığım en cesur adamdı" yorumuyla mahkumun hakkını vermiştir.

    sanıldığının aksine irma gresei kendisi idam etmemiştir.
  • dün gece cnbc-e de izlediğim kendisini anlatan filmde hayatı boyunca toplam 608 kişiyi öldürdüğü söylenen ve tarihin yazıp yazabileceği en ölümcül cellat olarak hafızama kazınan kişidir..ölüme bu kadar yakın olan birinin hiçbir tepki göstermeden bir haftada 47 kişiyi günde 13 kişiyi astığını ve de bunun karşısında kılını kıpırdatmadan bu benim işim diyerek yaklaşabilecek bir kalp soğukluğuna nasıl erişmiş olduğuna şaştığım kişidir.babasını geçmek onun ismini aşmak uğruna yaptıkları insanın yapabilecekleri şeyler değil sanırım..
  • ingiliz cellattır. cellat olmak konusunda ilginç bir şekilde heveslidir. işini pek profesyonel bir şekilde icra etmiştir. anlatılanlara göre diriye olmayan saygısı ölüye fevkaladedir. idam konusunda bir rekoru elinde tutmaktadır. babası da cellattır. nesil yani bunlar. ingilterede idam edlen son kadın olan ruth ellis kendileri asmıştır.
  • the last hangman

    dinleyip öyle başlamalı biyografisine.

hesabın var mı? giriş yap