şükela:  tümü | bugün
  • en aşağılık insandır.
    ve aşağıda kendi gibi insanlar vardır. birbirleri ile çok iyi anlaşırlar.

    unutulmamalıdır ki;
    aldatan, aldatılır. aldattığın adam/kadın, bir gün başka bir adam/kadın için seni aldatır. kural budur. aşağının işleyişi böyledir.
  • aslında karşı tarafı değil, kendini aldatan insandır.
  • neden yapıyorsun sorusuna çünkü yapabiliyorum demektedir.
  • ya bedenini ya ruhunu doyurmak istiyordur.

    her ne kadar şu an kızsam da zamanında ben de bunlardan biriydim.

    ya nemfomanyak bir erkeğim ya da ilgi manyağı bir budala.
  • kadın, erkek farketmez. tam orospuluktur. kişiliksizlik, karaktersizliktir. ruhtaki orospuluk resmen. ha aldatanda kolay kolay gelip söylemez.
    gün gelince "istemeden oldu"yu oynamaktır.
    hatta arttırıyor bu kişiyi böyle yetiştiren ailesinin beceriksizliğidir diyorum.

    bahsi geçen kadının yada erkeğin ailesine bu olmamış diyebilir misin? yaptığınız, yetiştirdiğiniz insan olmamış diyebilir misin?

    aldatan insan hep aldatılan kişiye suç atar ama işin doğasında var bu. haksız haklıyı baltalamayı dener. kalk gel bana seni aldatıcam de... o zaman benim suçum yüzüne sıçmamış olmak olur muhtemelen.

    aldatın aldatın. yarım saat bir saatlik keyfiniz için ruhunuzun içine edin. hayatınızın içine edin. kendini kandıran insanımsı eylemi.
  • acılarını yaşamayı ve onlara sahip çıkmayı öğrenememiştir. bir ilişki bitmeden diğerini yaşamaya başlıyordur çünkü zayıftır. yüklerini taşımayı değil taşıtmayı biliyordur. en kötü en iyi her anını bilen insandan bunu saklayacağını sanıyordur. yakalandığını anladığında güven problemin var der ve haklıymışçasına kaçar. kaçmazsa yüzleşecek gerçekler vardır ama yüzleşecek cesareti hiçbir şeyde olmadığı gibi bunda da yoktur. yoksa insan nereye gitse kendini götürür ve kendinden kaçamaz. bu yüzden öfke patlamaları yaşar, en suçsuz en masum şeye kızar ona bağırır, çağırır. çünkü onun masumluğu içindeki canavarı hatırlatıyordur. o canavarı kimse kabullenmemiştir ya da kimse o canavarı ehlileştirmeye çalışmamıştır. daha sonra her şey daha iyi olacak sanıyordur ama her yere kendisini götürüyordur. ona iyi gelen şeylerin avucunda olmadığını fark eder, kendine kızar, neden böyle olduğuna, neden korktuğuna kendine kızmaları öfke patlamalarına neden olur ve bu döngü devam eder.
  • aldattığı kişinin yüzüne nasıl bakar, bir daha onunla nasıl samimi olur anlayamadığım insandır. aldatma meselesini hiçbir zaman dini referanslara göre eleştirmedim. gözlemlerime göre bunu yapan insanlarda ruhsal sıkıntılar oluyor. "sen hayatında hiç aldatmadın mı?" diyerek herkesin kendisi gibi olduğunu düşünüp durumu normalleşyirmeye çalışıyorlar ya da "bir daha olmaz" diyerek yapılan şeyin geri dönüşünün olduğunu zannediyorlar. kesinlikle normal bir ruh hali değil. işin duygu boyutu da sorgulanmaya muhtaç. sevgiden, aşktan da bihaberler. bir insan sevdiğinde gözü bırak ikinci kişiyi dünyayı görmez. bu kişiler hayatlarında bu duyguyu tatmadıklarından hormonlarının yönlendirmesini sevgi zannediyorlar.
  • yeterince görmüş geçirmiş kişiler karşısında ne yalan sıkarsa sıksın, ne yaparsa yapsın asla gizleyemeyen tiplerdir.

    hal hareket, kelime seçimleri, dokunma esnasında tepkiler, vücut dili, konuşma tarzındaki değişiklik...

    lan yapıldığında anaşılmıyor sanıyor insanlarda... anlaması en kolay işlerden biridir bu. batmanın bağrından kopmuş kara kuru bir model olan hüseyin’in ben finlandiyalıyım demesinden farksız.

    yapmayın yavrucum.
    etmeyin.
    olan size olur sonunda.
  • kadınların evli veya sevgilisi olan erkeklerden, erkeklerin de evli veya sevgilisi olan kadınlardan uzak durması halinde ortadan kalkacak sorun.

    mutsuz, sevilmeyen, estetik olarak da pek umut vadetmeyen biri olduğu için başka insanların eşine veya sevgilisine atlamamak gerekiyor. bu bir kazanım değil, hayır, bu ruh-karakter-tip-başarı yetersizliğinin kanıtı.

    evli veya sevgilisi olup da başkasına ilgi duyanlar da aynı sorundan mustarip. sevilme, ilgi açlığı.

    zaten sevilmiş, ilgi görmüş kişiler olsalar böyle boktan kendini sevme ve kendini kanıtlama yollarına ihtiyaç duymazlardı.

    yeterince ve yeterinden fazla güzel, yakışıklı kişiler ilgiden/sevilmekten köşe bucak kaçıyor, doğal sadakat. nerede sevilmeye çalışan bir yalaka var, aldatma ihtimali de yüksektir. yetmiyordur, yetmiyordur.

    ihanet eden, ilk olarak kendine ihanet etmiş kişilerdir. geçmişini kurcalayın, bulursunuz. mesela mesleği bilmem nedir, ama sırf açgözlülükten hiç yeteneği olmayan bir işi yapmaya çalışıyordur.

    bu durumda eş seçerken bu eşin, "kendi değer verdiği bir alanda" başarısı olup olmadığına bakın, bir veya birkaç alanda başarısı olan birinin de kendini sevip sevmediğine, özgür olup olmadığına, güzel/yakışıklı olup olmadığına bakın. bunlar tamamsa bunun gerçek olup olmadığına bakın. kendini seviyor taklidi yapıyor da olabilir. hepsi tamsa o insanın karşısına kimi çıkarırsanız çıkarın aldatmaz. bir aldatma nedeni olarak sevmiyor olsa bile ayrılmak istediğini söyleyip gider yine de aldatmaz.

    sadakat harika ve kaybedilmemesi gereken bir insan özelliğidir. ilişkiden bağımsız olarak sadakat başarıyı da sağlar. tarihe ismini silinmeyecek şekilde ve hem de elmaslarla yazdırmış o sanat ve bilim insanları sadakati işlerine, çalışmalarına göstermeselerdi şimdi ve bildiğimiz dünya yok olana kadar duracak bir yıldız olamazlardı. pek çok kapıyı açan, çok önemli, kilit duygu/eylem/özellik/seçimlerden biridir bu. varlığı veya yokluğu birinin iyi biri olup olmadığını bile tek başına belirlemeye yeter, çünkü beraberinde diğer iyicilleri/evrensel iyileri de getirir.

    sadakati kaybetmeyelim, kaybettirmeyelim.