şükela:  tümü | bugün
  • baska bir yazarin uktesini dolduralim:

    (simdiden ingilizce klavye iskencem icin herkesden ozur dilerim. uzun bir entry oldu istemeden umarim beni affedersiniz. belki bir gun, turkce klavyem olursa editlerim.)

    aslinda hicbirimizin tam olarak cevabini bilmedigi, tecrubelerimizden ders alarak cevabini bulmaya calistigimiz bir konu bu.

    baslik zaten konuyu yeterince ozetlemis, ben bundan sonra, sadece uzerine konusulabilecek birseyler yazmak istiyorum, ozellikle evliligin olmadigi uzun sureli iliskiler icin:

    ornegin; kisi, evlilik bagi olmadan, 10 senelik bir iliskisi boyunca, partnerini uzun sureli maddi manevi kullanip, sadakatsiz davranmissa, yasalar bunu dolandiricilik ya da duygusal siddet olarak gorur mu? bunun cezai bir yaptirimi var midir? bu durumda, aldatilan taraflar maddi manevi cektikleri aciyi nasil telafi edebilir? edebilir mi?

    bu durumlarda evlilik bagi varsa aldatan kisi, bir sekilde cezasini az cok ceker. eger sorun evlilik bagi olmamasi ise, bu durum evliligi, iki tarafi birbirine baglayan sevgi dolu bir bag yerine, iki tarafi birbirinden koruyan bir anlasma haline getirmez mi? evlilik bu kadar samimiyetsiz bir sey mi? evlilige inanmayan biri olarak bunu anlamak istiyorum, ileride evleneceksem "bak yasalar onunde soz veriyorum aldatmicam, aldatirsam da yasalar cezami versin" gibi bir dusunceyle mi evlenmeliyim? yani evliligin tek avantaji bu mu? (konuyu cok evlilik uzerinden budaklandirmiycam, farkindayim konu biraz kadinlar klubune donecek.)

    diger bir konu evrensel ahlak kurallari icinde nasil tepkiler verilebilir?

    -----sunu merak edenler icin soyleyeyim. is bu entry aldatilan bir yazar tarafindan yazilmaktadir. ama uzerinden uzun sure gectigi icin, bir anlik hisimla degil, tamamen merak uzerine yazilmistir. bu konuda uzun sureler dusundugum icin, bu surecten gececek insanlara da bir ornek teskil etsin diye yaziyorum----

    ben herseyi yasayip atlattiktan sonra (aslinda asla tam olarak atlatamayacaksiniz. ama en azindan belli bir zaman gectikten sonra) bunun cevabini ogrendim. bence en iyi tepki sessiz kalmak ve karsi tarafin aciklama yapmasina izin vermemek. karsi tarafin aciklama yapmasi demek, sizin ona empati yapip anlamaya calismaniz demek ve anlamaya calistiginiz kisi sizi (istemsizce) sozleriyle aldatmaya devam edebilir. unutmamamiz gereken sey: aldatan insan kurnazdir. tabi acilar hala taze iken bunu yapmak pek mumkun degil.

    bu yuzden, bu tur durumlarda sureci iyi yonetmek gerekir, cunku tepkileriniz sizi haksiz duruma dusurebilir. dahasi benim gibi empati manyagi biriyseniz "la gerek yoktu simdi, uzulmustur bu tepkime, beni kotu bilmesin" diyip, verdiginiz tepkiden pisman olup; karsi taraftan ozur dilerken bulabilirsiniz kendinizi ve bu sonsuz dongu icinde sacma sapan bir bataga saplanabilirsiniz. verdiginiz tepkiler, herkesi uzebilir. karsi tarafsa zaten, aldatabilen kurnaz biridir. icguduleriyle sizin uzerinize cikar. yani evrensel ahlak bir anda tersine isleyebilir. (bu arada bizim toplumun ne kadar siddetle beslendigini biliyorum, ben tamamen fiziksel siddetin olmadigi, utopik bir durum icin yaziyorum bu yaziyi. misal ben, bir saniye bile siddet uygulamayi dusunmemistim ama kendime yakistiramadigim tepkiler verdigim de oldu, bunla da gurur duymuyorum.)

    nietzsche'nin bir essayi var bu konuda, aslinda daha genel bir aldatma olgusu, ama ben bunu iliskiler uzerinden yorumlayacagim. ozellikle aldatan kisiyi anlamak adina mantikli bir okuma olabilir. ben konunun uzmani degilim, kendi nacizane arastirmalarim sonucu denk geldim: "on truth and lies in a nonmoral sense", turkcesi, "ahlakdisi anlamda dogruluk ve yalan uzerine". ben dedigim gibi uzman degilim, eminim aranizda "nietzsche'yi", bir kerede, googledan bakmadan yazabilecek uzmanlar vardir. ben kendi acimdan okuyunca onemli oldugunu dusundugum bir yeri not almistim:

    "[...] aldatma daha zayif, daha az kanli-canli bireylerin kendilerini ayakta tutmalarinin aracidir; cunku, zayif olduklarindan, varolma kavgasina boynuzlarla ya da yirtici hayvan disleriyle katilamazlar, insanda bu aldatma becerisi doruk noktoasina ulasir: burada yaniltma, pohpohlama, yalan soyleme ve aldatma, arkadan konusma, baska turlu gosterme, sahtelik icinde yasama, maske takma, seylerin uzerini orten uzlasimlar, baskalari karsisinda da kendi karsisinda da oyun oynama, kisacasi tek bir kendini begenmislik alevinin cevresinde ucusup durma, oylesine kural ve yasadir ki, insanlarin arasindan bir durust ve ari dogruluk gudusunun nasil olup da ortaya cikabilidiginden anlasilmaz birsey yoktur, neredeyse, insanlar derinden derine sanrilarin ve hayal tasarimlarinin icinde yuzerler, gozleri seylerin yalnizca yuzeylerinde gezinir ve bicimler gorur, duyumsamalari onlari hicbir noktada dogruluga goturmez; bunun yerine, uyarici duyumlar toplamakla ve, sanki, seylerin arkasinda elyordamina dayali bir oyun oynamakla yetinir. ek olarak da, insan, geceleri kendini bir dus yasaminin yalanlari icine birakir; ahlak duygusu da buna hic engel olmaya calismaz: halbuki guclu bir istencle horlamalarini giderebilmis insanlardan soz edilir [...]"

    gerci, devaminda nietzsche, aldatilanin aslinda, aldatilmanin kendisine degil de, aldatilmanin ona verdigi zarara uzuldugunu soyluyor. yani bizi tepki vermeye zorlayan, bu ugradigimiz zarar gibi. en azindan ben boyle anladim. yoksa aldatilmak da kabul edilmeyecek birsey yok. her gun izledigimiz filmler ve diziler zaten bizi gercek olmayan birseye aldatiyor. ama filmler diziler zarar vermiyor da ikili iliskiler zarar veriyor gibi.

    neyse konuyu gene siglastirip, bu entry yi bitirecegim. ben insanoglunun hala, evriminin ilk asamalarinda oldugunu dusunuyorum. aldatmak ve yalan da bu durumda ortaya cikan bir olgu, sanki bir genetik hata. ve acikcasi insanligin kendine guveniyle asilabilecegini dusunuyorum (evet, utopik). inanin ne kadar zengin, yakisikli ya da nüfuzlu biri olursa olsun, aldatan kisi her zaman zayif/kendine guvensiz olan taraf oluyor. aldatmak ve yalan uzerinden kazanilan haz ve guc de her zaman sanal olarak kaliyor.

    bu konuda acayip sig bir film onericem, (bir ricky gervais hayrani olarak)- invention of lying ya da bir video noah's ark

    aslinda bir de soyle bir durum var, yalan soylenen ve aldatilan sadece kendimiz oldugumuzda tepkimiz daha sert oluyor, acimiz da daha buyuk. ama tum topluma soylendiginde, aldatildigimizi bilsek bile bu kadar cok aci cekmiyoruz (misal herkes malum kasetlerin gercek oldugunu biliyordu ama toplumda bir infial yaratamadi, hemen atlattik. halbuki kiz/erkek arkadasimiz bizi aldattiginda aylarca kendimize gelemiyoruz, ya da dolandirildigimizda.)

    yani isin kisasi, aldatan kisiye en iyi tepki nasil verilir? ya da tepki vermeye gerek var midir? evrensel ahlak, bu konuda ne der? yillarca emek verdigimiz bir iliski, karsi tarafin zayifligi ve kotulugu yuzunden yikilirsa ne yapmaliyiz? adalet arayisi dogamizda var peki adil olmayan ve cezasi yasalarda olmayan boyle durumlarda ne yapmak gerek?

    kimsenin entrysine karisamam, ama umarim buraya, din/kadin-erkek/siddet uzerinden igrenc ve sig bir entry yazilmaz, ben de buna vesile olmus olmam.

    son olarak, her zaman, her yer de soyledigim birseyi tekrarlamak isterim:

    'dursun ozbek istifa'

    edit: aslinda ateist olmanin bir dezavantaji var, ilahi adalet duygusu. gerci inananlar da olduruyor ortasi yok.
  • ortalıktan yok olmaktır bence. neyi göze aldığını anlamaları lazım insanların. önce bir sor ne için neyden vazgeçiyorum diye.
  • nietzsche'nin fikirlerini anlayabildim ve katılıyorum sanırım. bence aldatıldığını öğrenince insan zaten o kişinin yalancı ve en azından size yeterli değeri vermeyen biri olduğunu düşünüyor ve o andan sonra ona ya da onu kaybettiğine değil kendi hislerine, ona karşı duygularının nasıl suistimal edildiğine ve bence daha da önemlisi istenildiğinde nasıl da aklıyla dalga geçilebildiğine üzülüyor. tabii bu oldukça subjektif bir kavram tam bu noktada. bazı insanlar hala karşı taraf için de üzülebilir sadece bende öyle işlemezdi sanıyorum ki. karşı tarafı etkileyebilecek tek üzüntüm emek verdiğim ilişkinin bir hayvanlık uğruna bitiyor olmasıdır ki bu durumda yine karşı tarafa kin beslerdim.

    tanım olarak ise; karşı tarafın içinin soğumasını engelleyecek bir tepki bence işe yarar bir tepkidir. dinlememek olabilir, dinleyip ciddiye almadığını gösteren mimikler de.

    aldatmayın abicim ya, olmuyorsa ayrılın, sonra tüm erkekler/kızlar ve hatta isterseniz her iki cins de sizin daha ne istiyorsunuz?*

    yalnız şu da var; on yıllık bir ilişki varsa üstelik maddi manevi fedakarlıklar yapılıyorsa resmiyet neden yok o kısmı anlamadım.
  • üzerine en pisinden kova suyu dökmek.
  • aldatan değil de aldatılan kişiye karşı olan en iyi tepkiyi biliyorum, tanıdık bir abi şöyle tepki vermiş hatununa;

    -neden aldattın beni allah'ın cezası neden!
    +yakışıklıyım, yarrağım böyük ehehe...
  • hiç tepki göstermeyin, sanki onunla hiç tanışmamış gibi; en güzel tepki görmezden gelmek.