şükela:  tümü | bugün soru sor
  • müslüm gürses'in önemli albümlerinden biri. dayımın oğlu bana hediye etmişti. o zaman ortaokuldaydım. albümün kapağında müslüm baba takım elbisesiyle ayakta duruyor, bana gülümsüyordu. elinde de dumanı tüten bir sigara vardı. odamdaki toshiba teybimde o kadar çok dinledim ki bu albümü, annem psikolojimi bozacağı gerekçesiyle kaseti dayıoğluna geri vermişti. beni tanıyanlar annemin bu hamle için çok geç kaldığını söylüyor. hey gidinin...

    albümde; usandım, kolay mı sandın, aldatılanlar, yıkıldım sevgilim, gitti, küllü harap, değmezmiş sana, o sen değilsin, şarkılar senin için (dinlemenizi isterim bu şarkıyı...) gibi güzide eserler vardır.

    albüme adını veren şarkının sözü müziği kazım birlik'e aittir. şarkının içeriğine ters gelecek bir müziği-düzenlemesi vardır. darbukalarla bağlamalar kol kola şenikli bir açılış yaparlar. sözler başladığı anda durum değişir yalnız:

    hiçbir zaman gülemezler
    inanıp da sevemezler
    muradına eremezler
    aldatılanlar aldatılanlar

    umut bağlar yarınlara
    hasret çeker mutluluğa
    mutluyum der soranlara
    aldatılanlar aldatılanlar

    boynu bükük gezerler
    binbir çileyi çekerler
    yine de candan severler
    aldatılanlar aldatılanlar .

    şarkının içinde bir gazel bölümü vardır. müslüm baba'nın çektiği bu gazelin anladığım tek kısmı "dost bağının bülbülüyüm" kısmıdır... şu anda tekrar dinliyorum yine anlayamadım tam olarak.
  • bu şarkı sayesinde öğrendim ki, son dönemim güzel yazarlarından, sonradan artizleşip sözlüğü bırakan gofret bey'in de arabeskçiymiş. sevindim valla ne yalan söyliyeyim.

    çok kalın ve ben başlı başına okuduğunu anlamayacak kadar cahil bir insan olduğum için tutunamayanları bitiremedim ama bu şarkıya arabeskin tutunamayanları diyebilir miyiz derseniz, diyebiliriz, bir şey olmaz. özellikle 2 satır bizim gibi başka insanların mutluluğunu kendi mutluluğunun önünde tutan insanları anlatan cinsten;

    "hasret çeker mutluluğa
    mutluyum der soranlara"

    şarkının ortasındaki gazel de ise;

    "ah el zanneder ben deliyim
    dost bağının bülbülüyüm ah"

    der müslüm baba.
  • bu kasetin iç kısmındaki resimde müslüm baba ciddi ciddi yakışıklıdır. yere uzanmış, bir diz yukarıda ve el dizin üstünde alttan altan bakan müslüm baba'yı ilk kez bu yönüyle fark eden ben, oldukça şaşırmışımdır ilk gördüğümde. tarayıcıyı adam edersem bu entry'yi editlemeyi düşünüyorum.
  • 1988 yılında özbir plak bandrolü ile çıkmıştır. albüm klasik müslüm baba albümlerinden ayrılır müzikal olarak, çünkü sadece iki şarkı hariç kazım birlik besteleridir. diğer iki şarkı da yavuz taner bestesidir. yavuz taner gitti ve şarkılar senin için'de sazı eline almıştır ki o şarkılar da albümdekilerden farklı olduğunu anlatır. efsane albümlerden biridir. kusursuzdur. teypte çalan her saniyesine kurban olurum.
  • her şarkısı ayrı bir efsane olan müslüm gürses albümüdür. özellikle şarkıların giriş müzikleri istiklal marşımız kadar heyecan yaratır.
  • bu albümünde bir şey var abi, her şarkısı ayrı çekiyor insana kendini. sanırım yavuz taner deneysel şeyler denemiş. darbuka başta olmak üzere vurmalılar, yaylılar, enteresan bir sound ve şarkıları diğer albümlerinden farklı bir tonda okumuş, sesi çatallı müslüm baba... bu başlığa uğrayıp bu satırları okuyan damaratör kardeşim, albümün tamamını dinle. hakikaten sıradışı bir albüm bu.