şükela:  tümü | bugün
  • 2 şubat 2013 cumartesi günkü aydınlık gazetesi'nde mehmet ali güller, aleksandr dugin'in "yeni osmanlıcılık türkiye'yi felakete götürüyor" başlıklı yazısının özetine yer vermiş köşesinde; buraya bir bölümünü alıntılıyorum :

    jeopolitik uzmanı aleksandr dugin'in makalesi aynı zamanda türk-rus ilişkilerinin tarihsel seyrinin de bir özetini içeriyor:

    1) dugin'e göre 19. yüzyıldaki osmanlı ve rus imparatorluğu ilişkisi, tam da konstantin leontyev'in şu saptaması gibiydi: "aslında bu iki imparatorluğun ortak hareket etmesi gerekiyordu. çünkü her ikisini de imha etmeye çalışan batı ülkelerine karşı ancak birlikte mukavemet gösterebilirlerdi." ancak osmanlı ve rus imparatorlukları ne zaman ittifaka yönelseler, ingiltere ve fransa karşı çıkıyor, bu durum iki devleti sürekli rekabet ortamına sokuyordu.

    2) dugin'e göre 20. yüzyıla girilirken leontyev haklı çıktı ve lenin'in sovyet rusya'sı ile atatürk'ün ulusal türkiye'si önemli bir ittifaka girdi. öyle ki, kafkasya sınırlarını bile birlikte çizdiler.

    3) ikinci dünya savaşı'ndan sonra türkiye bir tercih yapmak zorunda kaldı ve stalin'in işgalinden endişe duyarak batı'ya yöneldi. dugin bu endişenin gerçekçi olup olmadığını bugün tartışmanın yersiz olduğunu söylüyor ve sonuçta türkiye'nin yarım yüzyıl sürecek bir şekilde atlantik cephesi'nde konumlandığını belirtiyor. dugin, turancılık projesinin de bu ilişkiyle başladığına dikkat çekiyor ve projenin sahibinin cia olduğunu vurguluyor. hedef türk istihbaratının sscb içinde yer alan orta asya türk halkları üzerindeki etkisini artırmayı öngörüyor. dugin ayrıca, fethullah gülen'in okullarını yaygınlaştırma projesinin de, bu politikayı gerçekleştirmenin bir parçası olduğunu önemle belirtiyor.

    4) dugin'e göre, 1990'dan sonra abd ile israil'in ortadoğu politikaları, türkiye'nin çıkarlarına aykırı gelişmeye başladı. bu süreçte ankara ile moskova, birbirlerine karşı olmanın faydasız olduğunu saptayarak yakınlaşmaya başladı. dugin, avrasya projesi'nin de bu süreçte gündeme geldiğini ve türk askeri yetkililerinin projeyi gündeme taşıdığını belirtiyor. bu, abd'den uzaklaşmak ve hatta nato'dan bile çıkmak anlamına geliyordu. türkiye bu yeni gelişmelerle 21. yüzyıla girdi.

    5) peki abd ne yaptı? doğrudan dugin'in sözleriyle aktaralım: "amerikalılar işlerin kötüye gittiğini anladıkları zaman, yani türkiye'yi kaybettiklerini gördüklerinde kürt faktörü ve ermeni soykırım iddialarının abd ve avrupa meclislerinde tanınabileceğine dair iddiaları gündeme taşıdı. ergenekon davası konusu gündeme taşındı ve türk askeri yöneticilerini avrasyacılık anlaşmasına katılmakla suçladılar. güya onlar darbe yapmak için hazırlık yapmaktaydı." dugin, "darbe suçlamasının" avrasyacılık düşüncesine karşı bir eylem olduğunu, senaryoyu da amerikalıların yazdığını belirtiyor: "neticede türk askeri yöneticileri gözaltına alındı. bazıları da görevlerini kaybetti. böylece abd tekrar türkiye ve erdoğan iktidarı üzerinde etkili olmayı başardı." dugin abd'nin ipleri eline aldığı bu süreçte yeni bir projenin ortaya çıktığını belirtiyor: "yeni proje turancılık ideolojisini hatırlatmaktaydı. ancak osmanlıcılık politikası veya yeni osmanlıcılık politikası olarak isimlendirildi."

    *

    yazının tümü için : http://www.aydinlikgazete.com/…huriyeti-yklyor.html
  • türkiye için; graham fuller amerika için ne ise aleksandr dugin de rusya için odur, ötesi de yoktur. bu ülkede uzun yıllardır farklı kutupları kullanıp birbirine kırdıran'ın gladio olduğu üzerine düşünürdüm. meğersem yeşillerin karşısında kızıllar varmış da haberim yokmuş. esasında denklemde hep bi' çelişki vardı ve ben yalnızca bağlantıları kuramıyordum, sağlık olsun.

    ülkenin milliyetçi ve müslümanlarının ipi abd'nin, sosyalist ve ulusalcılarının da ipi rusya'nın elindeymiş. tabi kutuplar arasında ayrılan alt başlıkların da birbirlerini yemesi kısmına hiç girmiyorum; avsım!
  • rus jeopolitiği'nde "imparatorluk", "rus imparatorluğu" gibi kelimelere yüklediği anlamlar, ortaçağ kleriklerinin "tanrı'nın krallığı" ifadelerini anımsatacak denli ürperticidir. tam tamına, bir nevi zbigniew brzezinski'nin rus remixi gibidir bu adam. rus milletini kurtarıcı olarak tanımlar (bir milleti kurtarıcı olarak tanımlamanın nereye vardırabileceği malum), rus devletinin şu anki haliyle varolamayacağını söyler ve devam eder(rus jeopolitiği, küre yay, 2004 istanbul, sf:27) :

    "şüphesiz ki, rus halkı kurtarıcı (mesiyanik) halklar safında bulunmaktadır. herhangi bir kurtarıcı halk gibi, sadece diğer milli düşüncelerle değil, başka medeniyet temelli evrensellik biçimleri ile rekabet eden evrensel, tüm insanlığı kapsayacak anlama sahiptir. k.leontyev ve diğer rus avrasyacıları bu düşünceyi oldukça genişletmişlerdir."

    dugin'in eski çarlık dönemine olan bağlılığı da, kendisinin "evrenselliğine" en az freddy krueger kadar güvenilebileceğini gösteriyor (a.g.e 28,29):

    "rus halkı (rusya) hiçbir zaman mono-etnik ve tek ırklı devlet kurmayı kendine bir hedef olarak seçmemiştir. rusların misyonu evrensel karakterde idi. bu nedenledir ki, onlar planlı şekilde imparatorluk kurma tarihine girdiler. bunun sınırları, daha fazla bölgeyi, dini, kültürü, halk yığınlarını içine alarak devamlı genişlemiştir. rusların bu planlı ve açıkça ifade edilmiş "yayılmacılığını", tarihin tesadüflerinden saymak abes olur. bu "yayılmacılık" rus halkının tarihi varoluşunun ayrılmaz parçasıdır ve onun medeniyet misyonu niteliği ile sıkı sıkıya irtibatlıdır. sözkonusu misyon, ruslara çeşitli kültürel gerçeklikleri kendi imparatorlukları içinde entegre etmeye imkan veren bir tür "ortak payda" içerir. fakat "ortak payda"nın kendine has özellikleri olup belirli tarihsel özelliğe ve kültürel muhtevaya sahip olan halklara uygulanmaktadır. geri kalan halklar (esas olarak, batının birçok milletleri) ise, rus evrenselliğine bigane kalmıştır."

    rus çarlığı'nın o yere göğe sığmayan "evrenselliği" sanırım herkesçe malumdur. kendi emperyalizmini "avrasya birliği" adı altında fiyatını artırarak satma niyeti de emperyal rusya hayallerinin gölgesinde kalıyor dugin'in. burada ilginç nokta, her ne hikmetse rus yayılmacılığını seyre dalanların hemen gözünün kamaşması; ama yeni hasletler edinmeden önce panslavist takılan mihail aleksandrovic bakunin'in yaptığı gibi, ileride aleksander dugin'den de gerçek anlamda "evrensel" herhangi bir şey duyma ihtimalimiz çok zor, emperyalizme kafayı fena takmış durumda dugin. türkiye'yi ya da diğer o "kültürel muhtevaya sahip" olarak gördüğü ülkeleri sote yapmak ister gibi değerlendirmesi eserinde görülebilir; isteyen perinçek ekibine katılarak, el atıp yardım niyetine sotenin yanında havuç patates de doğrayabilir ki yemek lezzetli olsun, tarif dugin usta'dan. fakat dugin'in elinden tutup, yeni abisiyle sirke gitmek sevdasındaki kişiler de cannon fodder olmayı şimdiden göze almalılar...
  • çok acayip şeyler oluyor ya... bu arkadaşın kim olduğunu, amacının ne olduğunu falan bilen birisi olarak şahsen korkuyorum artık.
  • esim rusya vatandasi. akrabalarinda milletvekili de var, siyasetle uc asagi bes yukari ilgili de biri ama hatirladigi kadariyla bir defa tv'de tartisma programinda gormus.
    rusya'da halk nazarinda pek gundemde olan birisi degildir. turkiye'de dogu perincek'i neredeyse ismen herkes bilir, dugin ise boyle degildir. ilginc bir bilgi olarak dursun kenarda.
  • ak parti kongrelerine bile katılmaya başlayan rus stratejist.

    http://www.milliyet.com.tr/…ye-bir-siyaset-2341683/
  • teorileri ve görüşlerinin putin üzerinde etkili olduğu söylenen düşünür. türkiye şubesi ise (bkz: doğu perincek)

    akademik özgünlük ya da teorilerinin kıymeti üzerinden değil de bir güç odağının sözcüsü olarak okumak faydalı olabilir. bazı yazarlar vardır ki yazım kurullarını bile bilmezler ama bir güç odağının mesajlarını görmek için takip edebilirsiniz. ülkemizde de örneği çok.

    --- spoiler ---

    “fetö dağılacak, ama nihai çözüm bu değil. çünkü abd taliban veya el-kaide’yi de kullanmıştı ancak bir süre sonra bunlara yatırım yapmayı bıraktılar. bu örgütler aşağı yukarı bağımsız hâle geldiler. ama aynı zamanda terör örgütü olmaya ve etraflarındaki her şeyi yıkmaya da devam ettiler. fakat bence türk tipi geleneksel islam temellerine dayanan gülen örgütünün durumuna bakarsak, türkiye’de tamamen yasaklandığı için hiçbir geleceği yok. türklerin desteği olmadan bu tarikat ilerleyemez, var olamaz. abd’nin desteği de gelecekte var olabilmesini sağlamak için yeterli değil. başka bir şey hayal edeceklerdir...”
    --- spoiler ---
  • cumhurbaşkanı erdoğan'ı kurtaracak tek şeyin kemalizm olduğunu iddia eden rus düşünür.

    http://www.aydinlik.com.tr/…-sans-kemalist-yaklasim
  • putin'in özel temsilcisi, türkiye'den sorumlu eli ayağı.

    bugün akp grup toplantısına katılmış. foto
  • dugin: amerika darbe için 2 milyar dolar ayırdı ve 80 cıa ajanı görevlendirdi..."

    erkan güçiz çevirdi:

    6 ağustos 2016’da, the fourth revolutıonary war – dördüncü devrim savaşı adlı sitede çıkan, rus yazar alexander dugin’in yazısından kısa bir kesit.

    bugün türkiye’de, darbe kalkışmasının abd ve nato kaynaklı olduğundan kimsenin şüphesi kalmamıştır ve amerikalı campbell’in darbedeki rolü bütün türk gazetelerindedir. türkiye’de herkes, amerikalıların bu ihtilal için 2 milyar dolar ayırdıklarını ve 80 cıa çalışanın bunun içinde olduğunu biliyor. doğal olarak türklerin, bu sırtlarından hançer yeme olarak gördükleri olayın ardından batı’nın tutumu temelinden değişti. avrupa, nato ve abd ile kaynaşma taraftarı olanlar şimdi bunun karşıtı oldular.

    türkiye’de ne kaldı geriye? bu karmaşık jeopolitik problemi nasıl çözecek?

    dost sayılan kişiler cumhurbaşkanı erdoğan’ı öldürmeye kalıştılar. güvenliğin bekçisi sayılan kişiler türkiye’yi iç savaşın eşiğine getirdi. eğer başarılı olsalardı türkiye’de huzur kalmayacak, belki de ııı. dünya savaşına kadar gidebilecek kanlı bir iç savaş olacaktı.

    ne yapmalı? türkiye bu güç durumla nasıl başa çıkar?

    tabii ki hemen bakılan taraf doğu; son zamanlara kadar rakip ve hatta düşman olarak görülen rusya, iran, çin. bu bir rastlantı da değil; 9 ağustos’ta rusya ile türkiye arsındaki tarihi zirvede recep tayyip erdoğan ve vladimir putin bir araya gelmeden üç gün önce kazakistan cumhurbaşkanı nursultan nazarbayev ile türk cumhurbaşkanı bir araya geldi. 8 ağustos, pazartesi; bugün bakü’de rus, azerbaycan ve iran cumhurbaşkanları bir araya gelecekler. bu ne gösteriyor; bizler, doğunun islam ülkeleri, orta asya türk devletleri, türkiye, azerbaycan ve büyük rusya ortadoğu’da güçler dengesinin stratejik yapısında önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyoruz. erdoğan ve nazarbayev, eski dostlar ve müttefikler onlar. avrasya birliğinin en güçlü destekçilerinden olan nursultan nazarbayev tabii ki rusya’ya, avrasya birliğine yönelecek.

    rus cumhurbaşkanı, ilham aliyev ve iran cumhurbaşkanı, putin erdoğan görüşmesinden önce neler konuştular?

    hemen hemen aynı şeyleri; dünyayı çok kutuplu yapmak için güç dengelerini, türkiye’nin yeni avrasya politikasını ve diğer bölgesel güçlerin bu sürece katılmaları. her şey durdu şimdi. atlantik güçleri bir darbeye kalkıştılar; başarılı olmadı. onların bu işteki rolü ortada.
    bugün türkiye’de herkes biliyor ki amerika rusya’nın eskiden beri baş düşmanıdır ve türkler karşı tarafta değil bizim tarafımızda idi.
    ve biz birlikte olduğumuz zamanlar büyük başarılara imza attık, ve bu özellikle türkler için geçerli.

    https://www.facebook.com/…ar/posts/1290010574342286