*

şükela:  tümü | bugün
  • bir rus mensevigi*.1881-1970 yillari arasinda yasamistir.1917 yilinda devrimden sonra once harbiye bakani,sonra rus baskani olup yonetime gecmistir.fakat ekonomik sorunlarla basedememis ve savastan cikmak istememistir.bunun sonunda bolsevikler tarafindan dusurulmustur.sonrasinda ise fransa ve abd'de yasamistir.tam adi aleksanndr feodorovich kerensky'dir ve aslen avukattir.the prelude to bolshevism diye de bir kitabi vardir
  • petrograd* kışlık sarayı basılırken içeridedir yardım getirmeye arabayla gitmiştir yolda oyalanmış zaten elide boş gelmiştir... kansız devrimin kansız oluşunun (en azından 1917) faktörlerinden biridir. ateş emri vermemiştir saraydaki cadetlere... sonuçta kendiside marxisttir menşevik bile olsa...
  • lenin'in ağustos 1917'de kornilov'un karşıdevrimci darbe girişimi karşısında "önce kornilov’un işini bitireceğiz, sonra kerenski’nin icabına bakacağız” diyerek “asılan birine ipin destek olması gibi bir destek" verdiği ve sonra, bolşeviklerin ekim 1917 devriminde devirdiği, geçici hükümet'in başbakanı olan "uzlaşmacı sosyalist", 1881-1970.
    partisi sosyalist-devrimcilerden kopan bir gruptu: trudovikler. ama "sr" (sosyalist-devrimci) olarak bilinirdi.

    "roni margulies mi daha sosyalist, ruşen çakır mı?"dan ilgili parça:
    '... neymiş, “bolşevik partisi beyaz orduların karşıdevrimine karşı liberal muhafazakar kerenski hükümetini desteklemiş”miş…
    bu nasıl büyük bir tahrifattır böyle? lenin hiçbir zaman kerenski’ye destek vermemiştir, vermiş olsa bile bu destek, kendi sözleriyle, “asılan birine ipin destek olması gibi bir destek”ten öteye geçmemiştir.
    margulies’in kastettiği (daha doğrusu, kastetmeye çalıştığı) olay, bolşeviklerin iktidarı almasından önce şubat devrimi ile ekim devrimi arasındaki dönemdir. bu dönemde çeşitli uzlaşmacı hükümetler kurulmuş, bu burjuva hükümetlerde reformist sosyalistler ve köylülüğün temsilcileri de yer almıştı. lenin bu hükümetlerin örgütlü işçi ve emekçilerin desteğine yaslanıyor olması nedeniyle, olağan tarzda devrilemeyeceğini savunmuştu (akp ile nasıl bir benzerliği var, anlamak zor!). uzlaşmacı sosyalistlerin yer aldığı hükümetin işçi ve emekçilere karşı şiddete başvurmaya başladığı dönem olan temmuz günleri’nden itibaren ise ayaklanma ve zor yoluyla devirme perspektifini gündemine almıştı.
    margulies kendi durumunu ve siyasal çizgisini buna benzetiyor. sorun şu ki, kitlelerin şu ya da bu şekilde güvenini kazanmış olan geçici hükümet’e karşı en acımasız eleştirileri lenin yöneltmiş, hükümetten yana beklentilerin ve yanılsamaların çok olduğu dönemde çubuğu hep diğer tarafa bükmüş, hükümetin iyi yönlerini göstermeye çalışanlara verip veriştirmişti, margulies gibi küçük reformları allayıp pullamamıştı. ama ağustos ayında general kornilov’un karşıdevrimci saldırısı söz konusu olduğunda, “önce kornilov’un işini bitireceğiz, sonra kerenski’nin icabına bakacağız” demişti. ama bunu yaparken, hükümeti değil, rusya’da halihazırda başlamış olan devrimi koruduğunu da vurgulamadan geçmemişti.
    işte lenin’in partisinin kerenski’yle ilişkisindeki bu ikinci perdeye (temmuz sonrasına) atıfta bulunuyor margulies. peki, birinci perde? nasıl bir oyun ki bu birinci perde olmadan ikinci perdeye geçiliyor? herhalde epey postmodern bir oyun! tarihsel örnekler uymasa da, madem bir tarihsel benzerlik kuruyoruz (benzerlik uymuyor, ama uyduğunu varsayalım), o halde doğru kuralım:
    akp’nin iktidara geldiği dönem 2002 ve sonrası rusya devrimi’nde hangi perdeye ya da döneme denk düşer? şubat dönemi denen, bizim kolaylık olması adına, nisan tezleri dönemi ya da “tüm iktidar sovyetlere” dönemi diye de nitelendirebileceğimiz döneme, yani temmuz-ağustos öncesine denk düşer. geniş kitlelerin (ve solcuların) hükümetten yana büyük umutlarının olduğu, hükümetin göstermelik reformlarının kitleler nezdinde büyük bir olay olarak algılandığı dönemde, lenin sarhoşluk ya da zehirlenme diye adlandırdığı bu dalgaya karşı ısrarla geçici hükümet’e saldırmıştır. çubuğu “reformcu” hükümete karşı saldırı tarafına bükmüştür. ilk beyanı sonrakilerin özeti mahiyetindedir:
    “taktiklerimiz: yeni hükümete ne zerrece güveniriz ne de destek veririz; kerenski özellikle şüpheli; tek garanti proletaryanın silahlandırılması…”[3]
    lenin’den önce parti yayın organının başına geçen stalin ve kamenev şubat devrimi’ne güzellemeler yaparken, lenin önce “uzaktan mektuplar”da, sonra yurda döndüğünde “nisan tezleri”nde bu uzlaşmacılığa yüklenmez mi? ünlü finlandiya garı konuşması nedir? biz troçkistler yıllardır troçki’nin uzlaşmacılığından dem vuranlara, bu örneği göstermedik mi?
    lenin’in güya “desteklediği” kerenski hükümetinin ilk döneminin koşulları çok olağanüstüdür, zira kitlelere karşı şiddete başvurulmayan bir dönemdir bu! kitlelerin devrimci ayaklanması öyle bir durum yaratmıştır ki lenin “nisan tezleri”nde şöyle der: “rusya’daki mevcut durumun özgül niteliği bir yandan yasal güvence altına alınmış hakların azami düzeyde olması (dünyada savaşan ülkeler içinde şu an en özgür ülke rusya’dır), diğer yandan kitlelere karşı şiddete başvurulmaması ve son olarak, aynı kitlelerin barış ve sosyalizmin en azılı düşmanları olan kapitalistler hükümetine karşı körü körüne besledikleri güvendir.”[4]
    madem bugünle, akp hükümeti dönemiyle benzerlik kuruyoruz, o halde benzerliğin ilk ayağının (“kitlelere karşı şiddete başvurulmaması”) hiç uymadığını, yalnızca ikinci kısmın (burjuva hükümete “körü körüne güven”) uyduğunu söylemek zorundayız. bu dönemde, başta işçi sınıfına ve sosyalistlere olmak üzere saldırılar iyiden iyiye artmadı mı? 1 mayıs’lar, tekel, sdp-töp’e yönelik komplo vb. nedir?
    diyelim ki, margulies derdini anlatamadı ve ikinci dönemi, yani kornilov tehlikesinin ortaya çıktığı dönemi kastetti ve biz “yanlış anladık”. ama o da uymuyor! çünkü lenin nisan’dan sonra, yani esas oğlan kerenski olduktan sonra da aynı hızla saldırmaya devam eder:
    “şu anda bile kerenski hükümetini desteklememeliyiz. bu ilkesizliktir. şöyle bir soru gelebilir: kornilov’a karşı savaşmayacak mıyız? elbette savaşacağız! ama bu ayrı bir şey; burada bir ayrım çizgisi var ve uzlaşmacı tutum alarak kendilerini olayların akışına kaptırıp sürüklenen bazı bolşevikler bu çizgiyi aşıyorlar. tıpkı kerenski’nin askerleri gibi biz de kornilov’a karşı savaşacağız, savaşıyoruz da, ama kerenski’yi desteklemiyoruz. tersine, kerenski’nin zayıflığını teşhir ediyoruz. arada bir fark var. bu ince bir fark, ama son derece temeldir ve unutulmamalıdır.” (a.g.e., vurgular lenin’e ait)
    bir sosyalistin, hele hele hareket içinde teorik birikimiyle nam salmış troçkist geleneğe dâhil olduğunu iddia eden bir sosyalistin “bu ince fark”ı, “son derece temel ve unutulmaması” gereken farkı unutması mümkün mü? lenin’in “şu anda” dediği dönem generallerin karşıdevrim yapmak üzere başkente karşı harekete geçtikleri dönem!...'
    http://www.militan.net/?p=266
  • hayatının rus devrimi evresinden bir süre sonra stanford'da tarih dersleri vermiş kişi. bir şehir efsanesine göre kerenskiy'nin geçmişinin farkında olmayan bir öğrencinin kendisine "çarın güvenliğini sağlamak için geçici hükümetin aldığı kararlar nasıl bu kadar aptalca olabilir ki?" diye sormuşluğu varmış.