şükela:  tümü | bugün
  • mevlevi şeyhi saffet efendi şiiri. hafız osman, tamburi cemil bey ve ahmet erdoğdular gibi aşıkların gazel külliyatında gelenekleşmiştir. bakmayın sadece aşık dediğime; kimi hattat, kimi icracı, kimi ilim insanı.

    --- alem bu ya ---
    her zaman bir vâmuk-i azra olur alem bu yâ
    nev-be-nev efsaneler peydâ olur alem bu yâ
    kabz u bast kıl tefekkür aleminde ey gönül
    vakt-i sermânın sonu, vakt-i germân olur alem bu yâ

    gez geç elden eyleme me’mul sanma ruya u hayâl
    vakt-i sermânın sonu, vakt-i germân olur alem bu yâ

    görme ahkâr kimseyi cana kader meçhuldür
    hakkın edna bir kulu ala olur alem bu yâ
    hak-i mevlana’yı saffet sürmeyi çeşm eyleyen
    on sekiz bin alemi bina olur alem bu yâ
    --- alem bu ya ---

    gazel, 1997 çıkışlı gazeller* başlıklı derleme 78 devirli taş plak kayıtlarında da hafız osman ve mesut cemil imzasıyla yer alır. mesut cemil, aşıkları taşladığı mesut cemil'in konuşması adlı girizgahında ilk dörtlüğün izahatını şöyle yapar:

    !---- mesut cemil'in konuşması ----!
    yani dünya durdukça vamuki azranın gibi büyük aşklar her zaman doğar. bir zamanki o aşklar bugün nasıl efsane olmuşsa şimdi de öyle aşklar olur ki, bunlardan yeni yeni efsaneler çıkar. hele bir düşünceler aleminde genişle, daral, uzaklara git yakınlara gel, dön dolaş, ey gönül. göreceksin ki soğukların vakti geçer, sıcak olur, kıştan sonra yaz gelir. efendim cânım şiiri böyle tercüme ve teşrî etmek o teksif edilmiş güzelliği bozuyor. aslını bir daha okuyalım ondan sonra cemil ile osman yalnız kalsın huzurlarınızda.

    her zaman bir vâmuk-i azra olur alem bu ya,
    nev-be-nev efsaneler peydâ olur alem bu ya,
    kabz u bast kıl tefekkür aleminde ey gönül,
    vakt-i sermânın sonu, vakt-i germân olur alem bu ya...
    !---- mesut cemil'in konuşması ----!

    * gazeller albümünün en temiz dijital kopyasına spotify'dan ulaştım. youtube aramalarında da yansımalarına rastlayabiliyoruz. geçen ay moda'daki bir plakçıda kalan müzik çıkışlı ebat ve fiyat olarak tuğla kadar çok devirli plak, cd ve kitap içerikli bir külliyata rast geldim. tek kopya idi.

    ...

    efendim meram bu ya, mesut cemil'in cüretinin ardına sığınarak yoruma tenezzül etmeden dize dize bileşenleri ayrıştıralım. şiiri ve çıkarımı anlamada yardımcı olacağını düşünüyorum.

    > her zaman bir vâmuk-i azra olur alem bu ya
    "dünya durdukça vamuki azranın gibi büyük aşklar her zaman doğar."

    vâmuk-i azra (vamuk ile azra): uzak doğu ve fars edebiyatına dayanan ayrılık ve kavuşma hikayesidir.
    alem: dünya, evren

    > nev-be-nev efsaneler peydâ olur alem bu ya
    "bir zamanki o aşklar bugün nasıl efsane olmuşsa şimdi de öyle aşklar olur ki, bunlardan yeni yeni efsaneler çıkar."

    nev: eski türkçede çeşit / tür anlamına gelen arapça kökenli sözcük.
    nev-be-nev: çeşit çeşit
    peyda olmak (peydah olmak): ortaya çıkmak, belirmek

    > kabz u bast kıl tefekkür aleminde ey gönül (bileşenlerine en yabancı olduğum dize...)
    "hele bir düşünceler aleminde genişle, daral, uzaklara git yakınlara gel, dön dolaş, ey gönül."

    kabz (kabız): sıkışmak, daralmak.
    bast: kabzın zıttı. genişlemek, ferahlamak
    kabz u bast: iç darlığı, azrail tarafından teslim alınmak, ölmek anlamlarına gelebilen tasavvufi bir kavramdır. felsefi boyutta refahın ve sükunetin yitimini tasvir eder.
    tefekkür: düşünce anlamına gelen arapça kökenli sözcük. tefekkür alemi ise - tasavvufta - bilinçten tanrıya kadar uzanan sonsuz bir şuuru ifade eder.
    kıl (kılmak): etmek, eylemek

    > vakt-i sermânın sonu, vakt-i germân olur alem bu ya
    "göreceksin ki soğukların vakti geçer, sıcak olur, kıştan sonra yaz gelir."

    vakt-i sermân (serman vakti): kış.
    serma: farçada soğuk.
    vakt-i germân (german vakti): bahar, sonbahar, güz.
    german (kirman) sonbaharda biçilen ot, güz çimeni anlamına gelen farsça kökenli sözcük.