şükela:  tümü | bugün
110 entry daha
  • --- spoiler ---

    "yayan zihniyet büyük bir çürümenin zehrini taşımaktadır."
    --- spoiler ---

    asıl yaymayan, görmeyen, görmezden gelen zihniyet büyük bir çürümenin zehrini taşımaktadır. ve bu çürüme içten içe gerçekleşmektedir.

    ulusal engelli veritabanına göre türkiye'de 2,5 milyon engelli insan var, bunların 700 bini ağır engelli; görmüyor, duymuyor, yürüyemiyor veya zihinsel fonksiyonları normal çalışmıyor. gündelik hayatta, sokakta, işte, kafelerde, avmlerde bunların kaç tanesini görüyorsunuz? bu insanlar hayatın içinde yoklar, çünkü bir hayatları yok; ezici çoğunluğu evlere kapanmış durumda.

    türkiye'de madde bağımlısı kaç kişi vardır, kaçı 18 yaşının altındadır?
    türkiye'de kaç kişi sokaklarda kalmaktadır, duvar diplerinde aç uyumaktadır, kaçı çocuktur, kaçı yaşlıdır? bu insanlar nasıl yaşamaktadır?
    türkiye'de cinayetten, tecavüzden, gasptan, madde bağımlılığından hüküm giyip aramızda dolaşan kaç kişi vardır? türkiye nüfusunun yüzde kaçı hayatında bir dönem hapishanelerde yatmıştır? şu an kaç kişi yatmaktadır? bu insanların hikâyeleri nedir?
    işsizlik bir yana, işgücünün kaçı gündelik, mevsimlik, kayıt dışı işlerde çalışarak sadece karnını doyurabilmekte, şanslıysa 10 kişiyle bir arada yatarak başını sokacak bir oda bulabilmektedir?
    kumar, fuhuş, haraç, insan kaçakçılığı, tefecilik gibi gayrımeşru işlerle hayatını sürdüren kaç insan vardır?
    kaç tane aşırı sağcı, solcu, şeriatçı teröristin hücre evi vardır?
    büyük kentlerin fakir semtlerinin, mahallelerinin küflenmiş sokaklarında gece yarısından sonra neler olmaktadır?
    bu ülkenin devlet hastahanelerinin koridorlarında neler yaşanmaktadır?
    gösterişli, yaldızlı, gürültülü gece âlemlerinde neler dönmektedir?
    hangi hayatlar sönmektedir?

    bi boktan haberiniz yok. günlük yaşam içinde görmek istemediğiniz yüzbinlerce insan hapishanelere, akıl hastanelerine, huzur evlerine tıkıldı, duvar diplerine atıldı, harabe otellere, evlerin bodrum katlarına kapatıldı diye, toplumun çürüyen kesimi gözlerinizden uzak tutuluyor diye steril kalabilen hayatlarınızı kirletecek gerçekleri "yayan" insanlar çürümenin zehrini taşıyor da, siz taşımıyorsunuz öyle mi?

    gerçekleri olduğu gibi göreceksiniz, bileceksiniz ve bilâkis daha fazla yayacaksınız ki bu toplumun gerçek sorunlarını anlayabilesiniz, engelleyebilmek için neler yapılabilirdi bunu düşünebilesiniz, nasıl bir dünyada yaşadığınızın farkında olabilesiniz. senin steril dünyanda infial yaratan şeyler bu dünyanın her tarafında her zaman olan şeyler. her şeyin bir bedeli var, bu bedel öyle veya böyle ödenir. düştüğün an hayat senin gözünün yaşına bakmaz. herhangi bir gore sitesine girip 10 dakika dolaşsa, 100 kitap okuyarak yaşayamayacağı aydınlanmayı yaşayacak ve 10 gün rahat uyku uyuyamayacak tiplerin boş vaazları, erdem sinyalciliği, değersiz görüşleri bu pisliği sadece örtmeye yarıyor.

    yaşamak kolay değil oğlum, cennet de cehennem de yer yüzünde, öteki dünyada değil. pisliğe elini sürmüyorsun diye temiz olduğunu zannetme. görmek istemediklerini gör, münferit zannettiğin şeylerin ne kadar yaygın ve toplumun ciğerine işlemiş olduğunu bil, ders al, çocuklarını bilinçlendir; belki o zaman toplum çapında bir farkındalık yakalanabilir ve bir şeyler değişebilir. soğuk taş değmemiş pembe kıçını yayarak "suçlular cezasını çeksin", "cinayetler normalleştirilmesin" deyip kenara çekilerek dünyanın en ucuz şovunu yapmaya gücü yeten "normal" bir insan olmak ne güzel şey değil mi?