şükela:  tümü | bugün
  • scribd.com sitesinde haksız olarak yayınlanan iki kitaptan ötürü sitenin tamamına yani milyonlarca legal belgeye türkiye'den erişimi engelleten şirket.

    bu konuda örnek kararlar var. tek bir belgeye erişimi engellemek için sitenin tamamına erişimi engellemek şart değil ama bazen avukatın kapasitesizliği bazen de müvekkilin "akılları başlarına gelsin" mesajı verme kaygısı ön plana çıktığı için pire için yorgan yakılabiliyor.

    benim tahminim birincisi. zira dilekçede "x@x.com, y@y.com ve scribd.com adresli internet sitelerine erişimin engellenmesini" talep etmişler. yani daha e-posta adresi ile web adresini bile ayırt edemeyen, "internet uzmanı" bir avukat söz konusu.
  • sansürcü yayınevi. scribd'in türkiye'de engellenmesinin sebebi.

    "sunum ve pdf gibi dokümanların paylaşıldığı online platform scribd alfa yayınevi tarafından yapılan başvuru nedeniyle mahkeme tarafından erişime engellendi. engelleme kararının nedeni telif hakları. sunum ve pdf gibi dokümanların paylaşıldığı online platform scribd alfa yayınevi tarafından yapılan başvuru nedeniyle mahkeme tarafından erişime engellendi. istanbul 12.sulh ceza mahkemesi tarafından 8 martta verilen engelleme kararının nedeni telif hakları."

    haberin linki
  • tenten'i yayınlarken birebir takip ettiğim yayın grubudur. hatta tenten serisi 22 tane olarak çıkmıştı. sonra birden 23. macera eklenince ( köpek balığı denizinde) biz okurlarda bir sevinç dalgalanması oldu. tabi çocukluğun verdiği süper heyecan ve kafayla tenten'in yaşadığına ve maceradan maceraya koştuğuna inanıyordum.

    neyse 23. macera çıktı çıktı ama sadece listede çıktı. gazete bayilerine gelmiyor. yaşımız daha 7-8. dedim adresleri neresi bu alfa yayınlarının, sulakçeşme sokak numara 10 taksim istanbul. aksaray'da oturuyoruz ama daha bırak sur dışına çıkmayı hafta sonları özel izinle laleli'ye yürüyerek gidebilme özgürlüğümüz var. neyse anneme tutturdum beni taksim'e götür diye ama kadın çalışıyor nasıl götürsün. tamam diye geçiştiriyor.

    bu sefer iş başa düştü diye fizibilite çalışması yapmaya başladım. akşama kadar dedemin dükkanında pineklerken güya çaktırmadan dede beyoğlu nasıl bir yer, nasıl gidiliyor diye sorular sormaya başladım. tabi açık ve net yanıtlar alamadım.

    dedem at yarışından başını kaldırıp şüphelenmeye fırsat bulamadığı için artık sulakçeşme sokak için uygun zamanı kollayıp yola koyulma vaktini beklemeye başladım. bir şekilde aldığım yarım yamalak bilgiler ışığında yedikule-samatya dolmuş durağının oradan yardırıp yola revan olacaktım.

    bir perşembe günüydü yanılmıyorsam, ev ile dükkan koordinasyonunu sadece bir çevirmeli telefon sağladığından ve hasbelkader ya anneannem ya dedem telefon etmezse o boşlukta beyoğlu'na gidip tenten'in 23. sayısını alıp eve geleceğimi düşünerek yola revan oldum.

    http://cdn.liveaplus.com/…oads/2015/02/tenten.0.png

    eski uki-ufi o zamanlar ender mağazası olan binanın önünden ana caddeye çıkıp vurdum yönümü sağa doğru. hava bildiğin deve düdükleyen sıcağı. güneş sadece sol tarafımdan vurduğu için yüzümün sol yanı iyice yandı diğer tarafı buz gibi geliyor. neyse yürü babam yürü babam yürü derken bir meydana geldim. iyice yürümüş olduğumu düşünüyorum bir yandan da dükkandan ayrılalı uzun zaman oldu paniği bastırmıştı. ileride büyük bir cami vardı. sağ tarafımda ise kocaman bir bina. ilerideki caminin ayasofya olduğunu düşündüm (meğer şehzadebaşına gelmişim daha yeni, hala bugün bile şehzadebaşı camisinin yanından geçsem hey gidi ayasofya der gülerim içimden).

    http://s20.postimg.org/flwgzfozh/untitled-1.jpg

    annemden tembihli olduğumdan yabancı kimseye bir şey sormuyorum. baktım ben beyoğlu seferimi başaramadım ayaklarım götüme vura vura geri koşmaya başladım. dedem veya anneannem telefon açsa uzun zamandır eve gitmediğim anlaşılacak ortalık yıkılacaktı. neyse kan ter içinde eve geldiğimde anneanneme koşarak geldiğimden terlediğimi söyleyip tuvalete koştum. kimse o boşluğu fark etmemişti ama ben tenten'in 23. sayısına ancak 1 ay sonra gazete bayisinde ulaşacaktım.
  • 2010 ağustos ayında aldığım konu anlatımlı ales çalışma kitabı tam anlamıyla facia olmuş. bazı soruların cevapları yanlış verilmiş. kafamdaki doğrular ve kitabın doğruları arasında düşünmekten işletme yerine felsefe alanında yüksek lisans yapmayı hedeflemeye başladım. teşekkürler alfa yayınları.
  • everest yayınları bu yayınevinin bir alt kuruluşudur.
    bir diğer alt birimi ise vampirli kraliçeli kitaplar basan artemis yayınlarıdır.
  • özellikle bilim dizisi şahane olan yayınevi. çok fazla göze çarpmıyor gibi görünse de harika kitaplar çıkarıyorlar. bunda da sanırım en büyük payı bilim dizisinin editörü kerem cankoçak hak ediyor.
  • iskender pala'nın kitaplarının çıktığı kapı yayınlarının da bağlı olduğu yayınevidir.
    türkiye'nin en büyük 5 kitap dağıtım firmasından biridir.
  • belli ki yetersiz kişilere iş veren, yetersiz yöneticlere sahip bir firma. iki kitabının hakkını koruyacağım derken bir çok insanın kullandığı koskoca siteyi kapattırmak kolay kolay herkese nasip olmaz başka türlü...
  • türkiye de çizgi roman aleminin duayeni.onların saman kağıtlarında parlayıp söndü bu alem:(
  • latince ve antik yunanca olan birçok önemli eseri, türkçeye kazandıran ve böylece türkiye'de felsefenin gelişmesine büyük bir katkı sağlayan yayınevi.

    çeviriler, benim gördüğüm kadarıyla istanbul üniversitesi felsefe bölümü ve klasik dil bölümlerindeki bazı hocalar tarafından yapılıyor, yani bu işi en yapabilecek olan kişiler tarafından. bu yüzden yunanca ve latinceden çeviri felsefe kitaplarında, alıp okumak için birkaç farklı çeviri seçeneği varsa hem aslından hem de işi bilenler tarafından çevriliyor olması sebebiyle ilk tercih edilesi yayın evidir, diyebilirim.

    (bkz: çiğdem dürüşken)
    (bkz: cengiz çakmak)
    (bkz: erman gören)
    (bkz: eyüp çoraklı)