şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır medya üzerinden yapılan operasyondur. yapılan araştırmalara göre, bir yalanı ne kadar duyarsanız o kadar inanılır gelmeye başlar. bir kişiyi ne kadar sık görürseniz o kadar güvenilir bulmaya ve sevmeye başlarsınız. (kaynak: hasher, goldstein ve toppino "frequency and the conference of referential validity")
  • en sevdiğim.

    - farkında değilsin ama sen bana aşıksın katy perry.
    - oh frankie, sarıl bana şapşal şey.

    .
  • artık kim tarafından ne amaçla yapılıyor bilmiyorum ama son günlerde oluşturulmaya çalışılan bir algı var mesela; eğer rte cumhurbaşkanı olmaz ise doğu kan gölüne dönecek,çatışmalar hat safhada olacak,taş üstünde taş gövde üstünde baş kalmayacak vs vs. güya hükümet zamanında terör örgütü ile masaya oturdu,onunla anlaştı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin neticesine göre de ya özerklik alacaklar yada savaşa devam.

    aynı algı operasyonu yıllardır pkk-ile kürt halkı için yapılmadı mı?
    aynı algı operasyonu neticesinde son günlerde alevi-sünni çatışması yapılmaya çalışılmasını bir tek ben mi fark ediyorum.
    aynı algıdan sağ sol etkilenmedi mi?

    aynı algı operasyonu 30 mart seçimlerinden sonrada oluşturulmaya çalışılmış idi.abdullah gül başbakan olacak rte cumhurbaşkanı olacak algısı.bi durun bakalım genel seçimler 2015 te.

    aynı algı gezi olaylarında da karşımıza çıkmıştı.geziye katılan herkes vandal,anarşist ,devlet düşmanı olarak lanse edilmişti.

    aynı algıyı tsk'ya kumpas kurulurken de gördük.bana göre kozmik oda araştırmalarını hatırlarsınız, tsk'nin üzerine darbeci yaftası yapıştırılmaya çalışılmıştı.üzerine açılan davalar tutuklamalar' da cabası.

    aynı algı sonucu hırant dink'i vurmadılar mı?

    aynı algı sonucu bu kadar ötekileşmedik mi? bu kadar kutuplaşmadık mı?

    nedir bu algı operasyonu? şimdi düşünüyorum ama bir tanım yapamıyorum.yada yapacağım tanımlar benim götüme girecek sonuçlar doğurabiliyor.bu bile algı operasyonu değil mi? hiçbir oluşuma bağlı olmayan sadece kendi fikirlerini üreten,kendi söylemlerini konuşan insanların üzerine '' sen şu örgüttensin,sen bunun adamısın?'' denmiyor mu?

    chp üzerinde de algı operasyonu yapılıyor kanımca.

    1) chp'nin kendi tabanının partiye küstürme operasyonu.ki nitekim de chp tabanının partiden çok uzaklaştığı bir kısmının ip,dsp gibi partilere,bir kısmının mhp gibi sağ partilere kaydırmak gibi.
    2) chp bir terör örgütü gibi lanse edilmeye çalışılıyor. ülkeyi bölmeye çalışanlar ile aynı kefeye koyulmaya çalışılıyor.
    3) chp 'nin akp nin taşeronu olduğu algısı.güya beraber çalışıyorlar.'' güçlü muhalefet.''

    kim lan bu algı operasyonu?kimse çıksın kardeşim.

    nedir bu algı operasyonu kim tarafından yapılıyor ne amaçla yapılıyor? algı operasyonu adı altında dikta rejimin dayatmalarını mı izliyoruz,dinliyoruz.esas sormamız gereken soru bu bence?

    evet şimdi bu yazdıklarımda mı algı operasyonu? hayır değil.kişisel görüşlerimdir.ama eminim birisi çıkacak ve yaftalıcak.ama bu operasyonlar hep bir kesimin lehine sonuçlanıyor.ne olursa olsun.algı operasyonun galibi belli?

    eyvallah
    ne chp'liyim ne başka bir partili.kişisel düşüncelerimdir.
  • son on iki senedir türkiyede yapılmakta olan özellikle de son 3 senedir iyice boku çıkan olay. ülkede "gazeteci" kalmadı, medya bitti. sabah akşam televizyonlarda sürekli istenilen şeyleri son derece kıt bilgi birikimiyle tekrarlayan papağanlar var. önce vesayet vardı, sonra darbeyle yüzleşme, bir ara apo asmaca oynandı şimdi açılım. derin devlet tasfiye ediliyordu (ergenekon-balyoz) şimdi hepsi yalan asıl tehlike paralel devlet dendi. bunların hepsini söyleyenler aynı adamlar.ülke insanının aklı zehirlendi. tüm değerleri, tarihsel birikiminin içi boşaltıldı. sevin veya sevmeyin kurucusu savaş şartlarında rousseu,montesque,robespierre okuyan bir ülkeden "arkadaşlar özetini çıkarıyor onlara bakıyorum" diyen bir yere geldik. daha önce hiç bir araya gelmez denilenler o yüzden bir şekilde yakın gibi duruyor, gezide örneğini gördük. "ortadoğu bataklığı"ndan biraz olsun ileride olmamızı sağlayan "değerler" tasfiye edilmek üzere.
  • haftada en az iki kere, katıldığı televizyon programında veya köşe yazısında bu ifadeyi kullanmayan akp'li köşe yazarlarının maaşlarını alamadığına dair bir söylenti var.
    tabii söylenti bu. inanmıyorum belgesini görmeden.
  • her seçim döneminde akp tarafından anketlerdeki oy oranlarının akp lehine yükseltilmesi suretiyle yapılır!

    sonunda göte "göt" diyen biri çıkmış!

    metropoll araştırma başkanı özer sencar, tayyip erdoğan’ın, oyların yüzde 58'ini alacakmış gibi göstererek manüplasyon yapıldığını itiraf etti. cnn türk’te tarafsız bölge programına katılan özer sencer, başbakan erdoğan’ın yüzde 50 civarı oy alacağını kendisinin de bildiğini söyledi. sencer “başbakan’ın kendisine sunulan anketler bu yöndeydi. ancak açıklanan o yüzde 58 gibi rakamlar anket sonuçları değil pr (halkla ilişkiler) çalışmasıydı” diye konuştu.
    http://sozcu.com.tr/…in-diye-yuzde-58-dedik-575595/
  • şikebahçe ve dümensuyundaki rezil medyanın uzmanlık konusu olan bilimdalı.
  • mükemmel kurgulanmış ve kriminalize edilerek hukuk dünyamıza kazandırılmış olgudur. geçtim medya sektörünü ama insanın iletişim amacı zaten karşısındaki algıyı yönetmektir. gün içinde milyarlarca kez yaptığımız bir şeyi suç ilan gerçekten büyük maharet.
  • herkesin ağzında bu kalıp, herkesin ama herkesin bak.

    her bir sike algı operasyonu deniyor, kimse kimsenin bir şey söylerken gerçekten öyle olduğunu düşündüğü için söylemiş olabileceğini düşünmüyor. herkes birbirine düşman, herkes birbirinin kötülüğünü istiyor.

    öğrenmişler "kendilerine göre" afili bir laf; algı operasyonu. her bir sike algı operasyonu diyorlar. haklısı da diyor, haksızı da; önemlisi de diyor, önemsizi de.

    aha şimdi ben de "algı operasyonu" hakkında algı operasyonu yaptım.

    adam hırsızlık yapıyor, haberi patlayınca pişkin pişkin "algı operasyonu" diyor. adam rüşvet alıyor, haberi patlayınca pişkin pişkin "algı operasyonu" diyor. türet türet dur kodumun memleketinde.

    ayrıca evet algı operasyonudur, algı operasyonu sadece kötü niyetli ve yalan yanlış yapılmaz. sen hırsızsan ve bu toplumca pek de bilinmeyen bir şey veya bilinse de önemsenmeyen bir şey ise hakkında hırsız olduğuna dair algı operasyonu yapılır. önemli olan bu operasyonun doğru temellere dayanıp dayanmadığıdır.

    algısını operasyonladıklarım.
  • "yolsuzluk var, yok deniliyor..
    rüşvet var, kabul edilmiyor...
    dinlemeler, kayıtlar, dinlemelere ve kayıtlara dayalı fezlekeler var, yok sayılıyor...
    yağma var, yok deniyor...
    cumhurbaşkanlığı seçimlerinde haksızlık ve eşitsizlik var, yokmuş gibi uygulama yapılıyor...
    anayasayı ihlal var, yokmuş gibi davranılıyor...
    medya üzerinde müthiş bir baskı var, yokmuş gibi demeçler veriliyor...
    adalet siyasete bağlandı, hem müdahale ediliyor, hem de “müdahale yok” deniliyor...
    meclis, çoğunluk lideri olan tek kişinin yani yürütmenin denetiminde, böyle bir olay yokmuş gibi yorumlar yapılıyor...
    dış politikada tam bir başarısızlık söz konusu, sorun yokmuş hatta başarı varmış gibi gösteriliyor.
    akp ileri gelenlerinden ve örgüt mensuplarından dine ve hazreti peygamber’e saygısızlık var, duyulmuyor ve görülmüyor.

    vicdanlarda aklanma yok, varmış gibi davranılıyor...
    soruşturmalarda darbe girişimi yok, var deniliyor...
    hukuk devleti kalmadı, varmış gibi uygulama yapılıyor...
    seçim güvenliği yok, varmış gibi üzerinde durulmuyor...
    yargı bağımsızlığı yok, varmış gibi kimsenin sesi çıkmıyor...
    ifade ve medya özgürlüğü yok, sanki varmış gibi “çok ileri” deniliyor...
    üniversite özerkliği yok, varmış gibi, kimse bu konuda bir şey söylemiyor...
    demokrasi yok, varmış gibi bir oyun oynanıyor...
    cumhuriyet gazetesinde dine ve hazreti peygamber’e hakaret yok, varmış gibi gazete suçlanıyor...
    chp’den dine karşı en ufak bir saygısızlık yok, varmış gibi parti saldırıya uğruyor.

    sadece birkaç çarpıcı örnekle yetindim.
    iktidar mensuplarının ve onlara kayıtsız koşulsuz bağlı olan medyanın bu “sihirbazlık yeteneği” acaba ne kadar süre etkili olur?..
    kaç kişiyi kandırır?..
    gerçeklerin üzerini sonsuza kadar örtebilir mi?.."

    emre kongar