şükela:  tümü | bugün
  • bir olay veya durum karşısında yaşanılan "acaba birilerinin istediği gibi mi düşünüyorum, fikirlerim yönetiliyor mu?" hissidir.

    birkaç kişi düşünür,diğerleri onların düşündüğünü düşünür.(cemil meriç) bu korkunç...

    ya birinin tam olarak düşünmemizi istediği gibi düşünüyorsak? partimizin, okuduğumuz kitapların ,yazarların, izlediğimiz filmlerin, kanalların, yaşadığımız şehrin, twitter'ın belki de sözlüğün...

    ne kadar özgün veya özgür düşünüyoruz acaba?

    mesela ben bir kesimden nefret ediyorsam veya onun fanatiğiysem kesin yönlendiriliyorum,diye düşünüyorum. bazen net bir şekilde beyninizin içinde bir algı savaşı hissediyor ve algı operasyonuna maruz kaldığınızı fark ediyorsunuz. sanki düşünmeniz için alan açmıyorlar da direkt düşünmeniz gerekeni dayatıyorlar gibi. sorgulamaya çalışıyorsunuz çünkü hiçbir zaman yüzde yüz doğru veya yanlış yoktur.

    edit: norveç'in dünyanın en medeni ülkesi olduğu fikri bende nasıl oluştu?ne gittim ne de norveçli bir tanıdığım var.araplara karşı son dönemde bakışım olumsuz yönde değişti.ne bir arapla tanıştım ne de bir sorunum oldu.

    "senin hür düşünebilme yeteneğin yok mu?"diye sormayın.ben de "sizin var mı?"diye sorarım.
  • güzel bir hisse dair önemli bir soru. ileride editleyeceğim ancak şu kısa ifadeyi bırakıyorum: insan algısı yönetilmeme ihtimali olan bir şey değildir. doğada gördüğünüz, hissettiğiniz, duyduğunuz her şey sizin yaşamınızda o andan sonraki algılarınıza yön verir. kasıtlı olarak algı yönetimi yapılması konusu tabi ki bundan bağımsızdır.
  • en temizinden demokrasiyi düşünün, demokrasi seçenekler arasından yapılan bir seçimdir o seçeneklerle yeni bir şey ekleme gücünüz ne kadar yüksekse algınız o kadar az yönetiliyordur.

    hükümetin- muhalefetin- gücü elinde bulan herhangi bir düz vatandaşın ... televizyonu, basın yayın organları, kitap çevirileri, ürün satımları vb. oldukça güçlünün söz sahibi olduğu ve söz sahibi diye kendini haklılık tasavvurunda görmesi sebebiyle, (algının da tanım olarak duyumların anlamlandırılması olduğu düşünüldüğünde) evet algınız yönetiliyor hem de tek bir yöne değil bir çok yöne. sırf seçenekler fazla diye yönetilmiyor ilüzyonu oluştuğu olur ara sıra onlara kibarca siktir çekerek dimağınızdan def edin.
  • ders 1: reklam nedir?
  • ''toplum bilimini'' ilgilendiren konuların başında gelir.

    topluma entegre her insanın istisnasız maruz kaldığı durumdur, kaçınılamaz. çocukluk yıllarından itibaren ebeveynlerimiz tarafından bize dikte edilmeye başlayan yönlendirmeler, öğretiler, uyarılar, engellemeler bilincimizi belli bir yönelim noktasına hazırlar. (bunu olumsuz anlamda söylemiyorum) neleri yemeli, neleri içmeliyiz seçeneğinden tutun, ateşin yakıcı olduğuna, tanrının varlığına (inandığı din fark etmeksizin) vs vs... deneyimleme şansı tanımadan enjekte edilen tablet bilgilere maruz kalır insanlar.

    örneğin daha baskın ailelerin çocukları büyüdükleri zaman; ailelerinden, büyüklerinden onay almadan bir işe kalkışmaya çekinirler. çünkü çocukluğundan itibaren şekillendirien bilinci, bireysel özgürlüğünü kısıtlamasına ve zaten hazır olanla yetinmeye ikna olmasına sebep olmuştur.

    daha özgür ve bu konuda daha bilinçli ailelerin çocuklarında ise, ailenin seviyesine oranla bariz farklılıklar görülebilir. toplumun en küçük yapısı olan aile ile başlayan süreç, doğal olarak toplum sosyolojisinden ayrışamaz. (bazı istisnai durumlar) hariç.

    sonuç olarak bu kaçınılmaz sondur. algımız: önce ailemiz, sonra yaşadığımız toplum ve dünya, aldığımız eğitim nispetinde şekillenir ve törpülenir. sen, asla seni yaşamıyor, sen gibi düşünemiyor ve ne özgün, ne de özgür bir bireysin. olamayacaksın!
  • sözlükte son zamanlarda açılmış en mantıklı başlık.
  • kuvvetlice hissetmediğim zamanlarda yakaladığım his. ağzını burnunu kırdım koydum kenara.
  • yıllar önce reklam ve pazarlama ile ilgili bir kaç okuma yapmış ve o satış tekniklerinin hepsini nasıl yediğime hayret etmiştim. bu yöntemlerle ihtiyacımız olmayan ürün ve hizmetlere emeğimizle kazandığımız paramızı döküyorsak , kimbilir hangi konularda hangi yönlendirmelere maruz kalıyoruzdur. millet boşuna medya şirketi sahibi olacağım diye kendini yırtmıyor. yönlendirilmiş olabilir miyim şeklinde bir farkındalığımız oluşursa daha az etkileniriz. farkındalık dedim yalnız, paranoya değil :)
  • insanın en büyük gücü manipülasyondur. kim güçlüyse onun manipülasyonu altındayız zaten. yoksa hepimiz etten kemikten insanlarız...