şükela:  tümü | bugün
  • 9 haziran 1980'de yaralı olarak yakalanıp 23 ocak 1983'de 27. yaş günün de idam edilmiş şair.

    (bkz: 12 eylul sonrasi uygulanan idamlar)
  • (bkz: 12 eylul sonrası uygulanan idamlar)
    danışma meclisi döneminde idam edilmiştir..
  • 80 darbesi tarafından 23 ocak 1983'de adana'da siyasi kontenjandan idam edilmiştir.

    son mektubu şöyledir:

    "sevgili anacığım, sevgili babacığım

    bu satırları yazıp bitirdikten sonra hayata veda etmiş olacağım ve belki bu mektubu yazıp bitirdikten sonra sizlere ya ulaşır ya ulaşmaz bu hususta da pek bir güvencim de yoktur. çünkü, yazıp da size yollayacağım bu veda mektubumun içeriği çok geniş veya kendilerince yasak olacaktır. ulaşacaksa dahi yine kendilerince politika icabı olacaktır.

    sevgili babacığım ve anacığım, ben bir inanç uğrunda gidiyorum. evet doğruluğuna inandığım bir inanç uğruna fakat bu inancım mevcut düzene karşı olmak sömürü soygun düzenine karşı olmaktır. ben bir davadan yakalanmış ve yargılanmış isem de bu işin yalnızca formalitesidir. çünkü benim asılmam için koyulması gereken hukuki bir delil olması gerekir ki durum delil yetersizliğiyle de olmasına rağmen ve karar kanaat üzerine olmasına rağmen ben idama götürülüyorum. evet ben söz konusu adamı öldürdüğüm için değil, emperyalizme, faşizme, sosyal-emperyalizme, sosyal-faşizme karşı yılmaz usanmak tavizsiz mücadelemden dolayı asılmaktayım. evet onlar bizim nefes alışımızdan dahi korkmaktadırlar. oysaki ben maddi olarak yok olsam da manevi olarak yok olmayacağımı da biliyorlar. evet ben ve benim gibiler inandıkları davaları uğrunda madden ölsek de manevi yaşarız yaşayacağız buna inancım tamdır. ben ölüme gideceğimi delil yetersizliği olmasa da dahi baştan beri biliyordum.

    çünkü, onlar kendilerinin yaka mahfa götürecekleri halka ve devrime ihanet etmeyenlerin yüreklerinde derin bir korkudur. ben yakalanabilirim ama halkımın mücadelesi hiçbir zaman ölmez öldürülemez. halk bağrında nice tohumu, tohumları türetmiş ve türetecektir. evet ben ölüme giderken hayata erken veda etmekte olmama yanmaktayım. yoksa öleceğime değil. her gün her zaman ölümden korkmadım. korkmayacağım da. çünkü, ben anamadan babamdan ben, halkımdan korkusuzluğu acı içinde ızdırap içinde yokluk ve kıtlık içinde sabrı, sabretmeyi inançlarımla düşmana .... yaşamayı hem de başı dik ve gururluca yaşamayı ama bir saat daha bir saniye daha.
    size çok şey yazmak istiyordum zaman zaman, ama yazamadım. nice yazacaklarımdan, nice söyleyeceklerimden ancak söyleyebilip yazabileceklerimden başka bir şey ne söyleyebildim, ne de yazabildimse de bunu anlarsınız inancındayım.

    babacığım benim için çok uğraştın. farkındayım. belki kar etti, belki etmedi ben baştan bilmeme rağmen yine de seni yanlış düşüncelere kapılmamanız için bir şey demedim. yine de uğraşılarının borcunu ödeyemedimse de, en azından şerefimle düşmana teslim olmaksızın gitmem, hayata veda etmem dahi umarım sizin için yüzü kara olmaktan da iyidir.

    anacığım beni bizi ne sancılar içinde var ettiğini, ama yeniden var edebilmeminde ne kadar güç olduğunu biliyorum ve senin acının derinliğini şimdiden anlayamıyor değilim. onun için şimdiden acını paylaşmak istersem de elimden gelen bir şey yok. fakat sana birtek şeyim varsa oda oğlunun senden aldığı senin gibilerden aldığı ilhamı ve kuvvetin inancıyla halka ihanet etmeyen biri olarak gitmemdir.

    ben şuan yazdığım ve yazamadığım nice dost ve akranlarımın tümünü yüreğimde taşıyarak, bilincimde taşıyarak gidiyorum. evet ganime analar, hatun analar, hüsne nineler zehra nineler hamit amcalar. abbas babalar, nursel bacılar, yusuf kardaşlar ve daha bilmem kimler kimler. ben sizden gelmiş, ben bağrınızdan türemeş biri olarak sizleri düşünmeksizin nasıl giderim hiç mümkün mü?

    evet sevgili analarım, babalarım. ben gidiyorum. giderken serefimle gidiyorum. ama onlar sömürücüler sömürü soygun düzeninin sahipleri komprador patron ağa devletinin savucuları şerfsizlikleriyle her gün ölecekler. biz halkımız uğrunda girdiğimiz mücadelede inanarak elimden gelen mücadeleyi yaptım ben d.h.b. örgütüne mensup olarak yargılandım ve d.h.b tkp ml hareketi örgütü davasına dahil edildim. ben hiçbir şey kabul etmedimse de yapmadığımı kabul etmedim. ama evet ben bu örgüte inandım ve hala inanıyorum. ona her şeyimle, içten inanıyorum. benim verdiğim mücadele sizce, halkça takdirini yapacak ve değerini biçeceksiniz. sizlere bunları dahi yazdımsa da inanın pek de içten geçerek de yazdırtabilirdim.

    beni bağışlayın sizleri, halkımı unutmayacak olan ben oğlunuz.

    ali aktaş"

    http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19434
  • iskenderunlu ve arap alevisidir.
  • karşıt görüş olarak nitelendirdiği sulhi aksoy adlı şahıs "tasarlayarak öldürmek" suçundan idam cezasına çarptırılmış kişilik.
  • erdal eren'in infaz edilme hikayesinin daha değişiğini yaşamış devrimci.

    şöyleki birkaç farklı kaynakta; "infaz kararı idam edildikten sonra verilmiş" diye benzer bilgilere ulaştım.
    bırakın bu durumu sorgulamayı hiçbirimizin haberi yok maalesef. devrimciler arasında bile değer biçiliyor ya söyleyecek söz bulamıyorum.
  • aynı adı paylaşan antalyalı bir siyasetçi ve ankaralı bir ego otobüs şoförü vardır.

    antalyalı siyasetçi olanı 2011 seçimleri sırasında annemle parti arkadaşı idi.
  • bylock konusunda çabası takdir edilmesi gereken avukat. siyasi görüşüyle derin farklarımız olsa da vicdanlı ve iyi bir insan olduğundan şüphem yok.