şükela:  tümü | bugün
  • sakarya üniversitesi'nden ayrılacağına dair güçlü duyumlar olan hoca, ayrıca hakkında bir şimdiden bir nostalji olması için:
    http://www.uli.sakarya.edu.tr/index.php?go=10,2,1
  • dersleri çok zevkli geçen fakat vizesinde bir hayli zorlandığım ve önümüzdeki dönemde yükseltmeye alsam mı almasam mı diye düşünüp sonucunda korkudan almama kararı verdiğim hocadır
  • ekşi sözlük üzerine şöyle bir yazısı vardır,

    "sanal stk'ler: ekşi sözlük ve klonlar", birgün, 27 temmuz 2007

    15 şubat 1999'da sanal dünyaya dahil olduğunda kurucusu ssg'nin de kabul ettiği gibi ekşi sözlüğün bugün alacağı hali "tahmin etme[k]" neredeyse imkânsızdı. fakat son birkaç yıldır ekşi sözlük, internet dünyasıyla az çok dirsek teması bulunan hemen herkesin en az bir kere tıkladığı, akademisyenlerinden gazetecilerine kadar büyük bir okur-yazar kitlesinin gerek ülke gündemini işgal eden konularda gerekse "eğlencelik bir hal alan" kendi alanlarındaki kavram ya da bilgiler hakkında göz attığı bir web sayfası olup çıktı. ekşi sözlüğü stk (sivil toplum kuruluşları) benzeri bir oluşum haline getiren ise, eğlence temelli böylesi bir popülariteden ziyade, daha çok ciddi miktarda bir okuyucu kidesi-ne ulaşarak, bu kitleyi gündelik hayatta muhatap olduğu kurum, firma ya da kişilere karşı daha önce muhatap olanların deneyimlerinden hareketle bilgilendirmesidir.

    sözlüğün popülaritesi anlamında bazı rakamlar vermek gerekirse, 650 bin küsur "toplam kullanıcısı" ile türkiye'de en çok satan gazetelerle yarıştığı ve ayrıca web sitelerine ilişkin istatistikler çıkaran ale-xia'ya göre, günlük bir milyon civarında kullanıcının yanı sıra, ülke bazında en çok tıklanan siteler arasında 34. sırada kendine yer bularak önemli bir tıklama rakamına ulaştığı söylenebilir. buna bir de, bu sıralamada daha önde olan bazı gazetelerin internet sayfaları gibi sürekli kendini yenileyerek (refresh) tıklanma rakamının artırtıl-madığı bilgisi eklenirse, ekşi sözlüğün sanal dünyada bir hayli takip edilen bir sayfa olduğu sonucuna kolayca varılabilir.

    'yüzü olmayan insanlar'
    böylesine güçlü bir popülariteye sahip olan sözlüğün belli mekanizmalar tarafından manipüle edilmek isteneceği ya da italyan düşünür antonio gramsci'nin sivil toplum okumasından hareketle devlet iktidarının bir aracı haline getirilebileceği (ya da öyle olduğu) akla gelse de, 10.000'in üzerinde bir yazar kadrosunu böyle bir amaca alet etmek mümkün gözükmüyor. bu durumun yanı sıra, haftalık yayımlanan bir derginin de belirttiği gibi yazarlarının "yüzü olmayan insanlardan" oluşması, yani sanal dünyanın belirsizliğine sığınmaları ekşi sözlüğü türkiye'deki birçok sivil toplum kuruluşundan daha özgürlükçü, daha sözünü sakınmaz bir hale getirmiştir.

    böylesine bir kitlenin bir araya gelişinde kendiliğindenlik, başıbozukluk ve dağınıklık gibi faktörlerin etkin olması ilk bakışta ekşi sözlüğün bir stk olarak nitelendirilemeyeceği gibi bir kanaate neden olsa da, durum hiç de sanıldığı gibi değildir. aksine bu kendiliğindenlik bir taraftan ekşi sözlüğe yönelik tüm manipüle etme çabalarını bertaraf edebilirken diğer taraftan da tam da söz konusu başıbozukluğundan dolayı son günlerin moda deyimiyle "ciddi bir ezber bozma işlevi" üstlenmektedir. ve zaten bir hareketi sivil yapan da, sıradan insanların yüz yüze kaldığı iktidarın "büyük kapatılma" denen faaliyetini bu ezber bozma işleviyle sarsmasıdır. ekşi sözlükte belli bir iktidar ilişkisi üreten tüm kurum, firma ve kişilerin böylesi bir işlevi yerine getirme noktasındaki dayanakları ifşa edilirken, bunun bizzat muhatap olanlarca yapılması bu ifşa işlevinin değerini daha da artırmaktadır.

    kan aranıyor duyuruları, "kitap yağdıralım" kampanyaları gibi somut pratiklere de yönelmesine karşın, son tahlilde ekşi sözlüğü bir stk yapan bu muazzam derecedeki ifşa işlevidir. öte yandan popülaritenin beraberinde getireceği kaçınılmaz bir sonuç vardı ve son birkaç yıldır ekşi sözlüğün ülke çapında yaptığı bu ifşa işlevini "yerelleştiren" özellikle üniversite öğrencilerinin aktif katılımının olduğu onlarca "klon sözlük" ortaya çıktı. uludagsozluk, itusozluk, sa-usozluk bunlardan birkaçı ve bu sözlüklerin yazarlarını ilgili kentlerde gündelik hayatını idame edenlerin oluşturması, bu lokal bölgelerde iktidar ilişkilerinin kurulmasında etkin rol oynayan kurum, firma ya da kişilere dair ifşa işlevini mümkün hale getirmektedir.

    'bilinçli karalamalar'
    eleştirel anlamda ekşi sözlüğe yönelik "reklam almanın" sözlüğü kapitalistleştirip bir masumiyet kaybına yol açacağı gibi bir yargılama yapılabilse de, ilgili firmaların da yazarların eleştirisinden/ifşasından kurtulamaması nedeniyle şimdilik bu kapitalistleş-menin bir bozulmaya yol açtığını söylemek zor. diğer sorunlu alan olarak "bilinçli karalamaların" sözlükte yer bulabildiği dile getirilmesine rağmen, bu da yüzlerce yorum arasında kendini bariz bir şekilde görünür kıldığı için herhangi bir kanaat üretimine yol açmadan kaybolup gitmektedir. yine de böylesi bir oluşumun temel zayıf noktası "moderator" denen sözlüğe yazılan bilgileri denetlemekle görevli denetçilerin nasıl bir tavır takındığında ya da takınacaklarında yatıyor.

    son olarak ekşi sözlük klonları için yapılabilecek temel eleştiri ise, ülke çapında faaliyet gösterenleri konu dışı bırakırsak, sausozluk yazarlarından birinin de farkettiği gibi bu sözlüklerin "lokal olmaktan çıkarak" zamanla herkesin dahil olup "egolora-rını tatmin ettikleri" bir "foruma" dünüşmeleri olasılığıdır. bu durum söz konusu klonların yerele ilişkin ifşa işlevlerini ortadan kaldıracağından, yerel birer stklar haline gelmeleri açısından önlerinde duran en önemli tehlikedir.
  • postkolonyal teori akademisyeni olup da bu kadar devletçi olabilenlerden. devlet=akp oldugundan o da. ama is kemalist devlete geldi mi oyle degil. kisacasi simdiki devletin postkolonyal akademisyeni.
  • kendisini dinlerken bol bol "yav he he" derseniz en mantıklı yaklaşımda bulunmuş olursunuz.
  • "ak parti nefreti" diye bir kategori türetmiş akademisyen. nasıl bir akademik kategoridir, hangi literatürden beslenir kendisi açıklar belki. ben twitini gördüm. bu mühim kavramsallaştırmaya ise samir amin'in ''akp işid'den çok farklı değil'' demesi neden oluyor. bir akademisyen buna vakit harcıyor, evet. bodrumlarda insanlar öldüren, tek başına seçilemedi diye ülkeyi kana bulayan bir egemen güç için enerjisini vakfediyor. neydi bu arkadaş? postkolonyal akademisyen!

    https://twitter.com/…alci/status/772491125240242177

    oysa samir'in dediği çok net. akp'nin siyasal islamı da sıkıştığı anda otoriterliğe ve katilliğe bürünen bir siyasal islam diyor. kökü vahabiliğe kadar dayandırılabilir diyor bu müslüman kardeşler tarzı siyasal islamın. postkolonyal ali bu sözleri hazmedemiyor. sokakta öldürülen kadının cesedini ailesine ben izlettim ya haftalarca, akp değil. bunu hazmedemiyor. daha dün tv'de akpnin tartışmacılarından biri, ''ışid pkk ile savaştı diye halk sempati duydu'' diyebilirken, evet, pazarlarda kadınları köle olarak satan tecavüzcü sapıklar ile ilgili bunu derken postkolonyal ali'nin derdi gücü ak parti nefreti kavramsallaştırması.

    p.s: lütfen geçen seferki entrydeki gibi, ''a nerden çıkardın, çok ilginç, haksızlık'' tarzı mesajlar atmayın.
  • twitterda kendisinin ve kankasi akademisyenlerin reklamini yapan kisi. zamaninda cemaatin ortaya attigi ergenekon iddianamelerini akpnin orduyla dis politikada hesaplastigi sureclerden biri olarak goren fakat cemaatin darbe girisimi sonrasi bunun hakkinda tek kelam etmeyen, kendi tabiriyle 'sakarya okulu'nun onde gelen akademisyenlerinden biri olup akademik kariyerini akp ugruna cope atmis kisi.
  • bir süredir kürt milliyetçilerini kızdıracak yola saptığı ve pkk kötüdürü çok net dile getirdiği için akpli olmakla eleştirilen akademisyen. terörle mücadeleyi "bodrumlarda insanlar" ölüyor diye paketleyen biri de çıkmış, samir amin eleştirisini buraya taşıyarak kendisine akepeli diyor..