şükela:  tümü | bugün
  • vatan anadolu lisesi öğretim üyelerindendir. ingilizce hocasıdır. gençliğinde barlarda gitar çalıp şarkı söyleyen, 30 yıllık amerikan arabalarına binen, bigalı olduğunu sürekli when i was in biga kelime grubu ile başladığı cümleleriyle beyninize kazıyan, r'leri söyleyemeyen, patates soyarken kestiği için serçe parmağını tek başına kapatamayan, okulun * en kaliteli/kral hocasıdır.
  • tam da 2 kasım 1993 beşiktaş - ajax maçından bir gün önce tüm sınıfa ceza olarak ingilizce kitabındaki bi okuma parçasını 25 kez yazma cezası veren, ertesi gün yani 2 kasım'da okula gidildiğinde 25'ten yazmış olduğunuz parça sayısını çıkarttığınızda ortaya çıkan sayıyı ikiyle çarparak aynı okuma parçasını bu kez bu sayı kadar yazma cezası vererek maçı zehir eden ingilizce öğretmeni. bütün bu akıl almaz cezalarına karşın üzerinden yıllar geçtiğinde pek bi özlediğim öğretmen.
    (bkz: when i was in biga)
  • muhtemelen ilkogretim hayatim boyunca gordugum en iyi hoca.
  • ''çocuklar! ya siz konuşun ya ben konuşayım'' kelime gurubuyla başkası konuşurken dinleme öğretisini öğrencilerin beynine kazıyan muhterem kişilik, okulumuzun en kral hocalarındandır,zira yazılı ortalamanız 70 ve üzeri ise karnenize 5 verecek kadar eli açık ve cömerttir
  • çok iyi bir şahıstır kendileri.hala kendine bir şeyler katma çabasındadır ve katmıştırda o bir fenomendir o öğrencilerin dilinde aliçodur ayrıca fasa gittikten sonra klasik repliğini değiştirmiştir: (bkz: when i was in morocco)
  • 2008 yazında 25 şehir 15 ülkeyi ailece dolaşmış ve derslerinde bunu konu edinmiş modern anlayışta evliya çelebidir kendisi. en son aldığım duyumlarda kendisi emekli olup yurt dışında herhangi bir 3. dünya ülkesinde macera amaçlı öğretmenlik yapmak amacındadır.
    edit: kendisi emekli olmuş. hayatında başarılar diliyoruz.
  • temizlediği tüfeğin içinden saçma geldiğini görüp kafasını çevirip ve saatte 300 km hızla giden freni patlak arabadan atlayıp ölümden kurtulmuşluğu da vardır. south park karakterlerine benziyordu yanlış hatırlamıyorsam. öğretmenliği için söyleyebilecek fazla bir şey yok. engin icimsoy ile birlikte üniversite dahil olmak üzere tüm öğrenim hayatım boyunca gördüğüm en iyi iki öğretmenden biridir.
  • emekli olması kesinlikle zamane öğrencisinin kaybıdır. derslerde "ne anlatıyor bu adam yav" diye düşündüğünüz bu eğitimci aslında hayatınız boyunca işinize yarayacak belki de size yeni bir kişilik katacak olan ingilizcenizin temellerini atıyordur. sayesinde ileriki yıllarda gireceğiniz dil sınavlarında yorulmadan istediğiniz puanı alabileceksinizdir.
  • sayesinde yapılan veli toplantılarında -notumun kötü olmasına rağmen- anneme öyle güzel sözler söylemiş ve motive etmiştir ki, karnemde üç olarak yıllarca değişmeden duran ingilizce notuma rağmen, aliço ve annemin klasik repliği olmuştu: sen üniversiteye girince bu ingilizceyi herkesten iyi anlayacaksın.

    işin ilginç tarafı aliço öyle bir öğretmendir ki, en vasat öğrencilerinden olan ben bile üniversitede ve sonraki yıllarda ingilizceyi sular seller gibi konuşur oldum. kendisinin gelişimimde katkısı azımsanamaz. öğrencisine duyduğu güven ve aileleri motive eden sözleri de cabası. bir de parmak kaldırmadığın halde soruyu sana yöneltmesi olmasaydı iyidi.
  • müzikten, bilgisayardan, ergen gelişiminden, tiyatrodan, organizasyondan ziyadesiyle anlayan öğretmendir.
    ingizlizce dersime çok kısa süre girmiş sonra yerini ayeşgül kandaş'a bırakmıştı ama sınıf harici çok fazla iletişimim olmuştur. kendisiyle pazara gitmişliğim bile var.