şükela:  tümü | bugün
  • "dilber-i nevhatta bakmam var iken hatt-ı sutûr
    yâr-ı cânımdır habib-i nâzeninimdir kitâb." demiş bir zât-ı muhterem.

    bu iki mısra onun hayatını ne kadar güzel özetliyor.
  • yüz yıl önce yaşasaydım ya yahya kemalin ya da ali emirinin etrafında dolaşırdım sanırım. eve kapanan haliyle bu adam aslında benim eski versiyonum
  • günün birinde kapsamlı bir biyografisinin yazılmasını ümit ettiğim, hattâ öyle bir haberi merakla beklediğim zat-ı muhterem.

    zira kitap peşinde ve ilme-millete hizmetle geçen müstesna bir ömrün her ânının tarihe not düşülmesi gerek, düşülmüş olan notların da derli toplu bir arada olması gerek.

    malum, dursun gürlek hoca, ibnülemin mahmud kemal inal'la ilgili eseri üzerinde epeydir çalışıyor. kulağımız ve gönlümüz, kaç yıldır, kaç fuar zamanı o kitabın nihayet basılmış olduğu müjdesini bekliyor. keşke o kitaba artık kavuşsak da dursun hoca, ali emiri efendi'nin hayatını da yazmaya başlasa...

    hattâ ümit bu ya; hoca, ismail saib sencer efendi'nin de hayatını yazsa ve her zaman andığı, anılmasına vesile olduğu "ayaklı kütüphaneler"den bu üç güzide ismin ruhunu şad etse, biz de memnuniyetle nasiplensek!