şükela:  tümü | bugün
  • sisko lakapli futbolcu.metin ali feyyaz seytan uclusunun
    son vuruscusu.
  • uzun boylu, kısa saçlı, temiz yüzlü bi abiydi, halen de öyledir. sahaya çıkar topunu oynar, daha sonra dükkanını kapatıp giden bi orloncu gibi kaybolurdu ortadan, evinin yolunu tutardı... bi ara bi mankenle "adı" çıkmıştı yine de...

    ali, türkiye'nin pek fazla göremediği türden bi forvetti. onun döneminde de onun tarzında kimse yoktu, boyuyla, golleriyle van basten'in türk versiyonu gibiydi. erken bıraktı futbolu, küstü, çekti ayağını...
  • besiktasta ilk yillarinda sag bek olarak baslayip golcu olan top teknigi faza iyi olmayan sevmedigim bir oyuncuydu
  • teknigi iyiydi de show yetenegi yoktu belki ne bileyim (bkz: metin ali feyyaz)
  • bir gassaray macinda sakatlanmasinin ardindan uzun sure kasmasina ragmen iflah olmamis guzel insan
  • gultiken gomlekleri vardi sahibiydi bu, batti galiba anlasilan antrenorluk yapiyor x spor un birinde.
  • forvet oynadigi donemlerde tekniginden cok sogukkanliligi ile dikkat cekmis bir futbolcudur.
  • beşiktaş'ın altyapısından yetişme (itiraz : dikilitaş spor kulübü'nden yetişme. iyi de, adam futbol eğitimini ve fundamentalini beşiktaş genç takımında almış sonuçta) 1987 - 1992 döneminin ünlü forvet oyuncusu. 1986 - 1987 sezonuna kadar defansın sağ kanadında başarıyla görev yapıyordu. 1985 - 1986 sezonunda samsun deplasmanında kendi kalesine attığı bir golden sonra "golcülük" vasfı ortaya çıktı (ali gültiken'in kariyerinden ilginç bir not)
    1986 - 1987 sezonundan itibaren forvet mevkiinde oynamaya başlayarak ünlü "metin - ali - feyyaz" üçlüsünün önemli bir üyesi oldu. 1987 - 1988 sezonunda leblebi gibi goller atıyordu, ancak galatasaray'a yeni transfer olan tanju'yu gol krallığında geçmeyi başaramadı.
    mayıs 1992'de şampiyonluk maçında, galatasaray'a karşı olabilecek en şanssız şekilde sakatlanarak (aut çizgisi üzerinde topa bastı ve dizi döndü) uzun süre sahalardan kaldı. geri döndüğünde ise, eski ali gültiken'i aradı hep futbolseverlerin gözleri. bir dönem antrenörlük ve teknik direktörlük de yaptı.
    bilinçli ve centilmen bir sporcu olarak hatırlanacak.
  • aslında tekniği sıfırdı (0). gollerin çoğunu top geldiğinde yaptığı şuursuz hareketler sayesinde atardı. (zira bu şuursuz hareketler kalecinin de feleğinin şaşmasına neden olurdu) gol kralı olsaydı futbol adına ayıp olurdu. zaten tanju çolak ile çekiştiği yıl gol kralı olamamasının en büyük nedeni penaltı atamaması idi. ki o teknik düzeydeki bir futbolcunun penaltı atması mümkün değildi.
  • şu aralar telegol programında sürünen kişi. kendisine hiç söz gelmemesi, söz geldiğinde de sadece onaylamasıyla tanınan biri oldu o programda. kısacık süren antrenörlük yaşamını beşiktaşta sürdürmek istiyor herhalde çünkü kendi önünü tıkamamak için sürekli oğuz çetini savunuyor, eski futbolcular şöyle iyidir böyle süperdir diye.