şükela:  tümü | bugün
  • politikaya atıldığı zamanlarda besim tibukvari renkli kişiliğiyle dikkat çeken, bugün ise aslında hiç de zor olmayan bir karar verip şirketini ırak'tan çekmesi gereken işadamı. evet ortada büyük bir para var ama buna karşılık hayatını kazanmak için oraya giden işçilerin hayatını kaybetme ihtimali. olay ise asla teröre boyun eğmek ya da prim tanımak değil, amerika'ya hoş gözükmek için şirketleri güvenli olmayan bir ülkeye yollayan akp hükümetinin sorumsuzluğu. kasımpaşalı tayyip bey kuzuya dönüyor nedense böyle zamanlarda, sesi soluğu çıkmıyor, farkında mı acaba orada ölenlerin vebalinin kendi üzerine olduğunun?
  • zamaninda alevicilik vurgusuyla kurdugu parti yuzde birleri goremeyen kisi.
  • ne kadar ilginç bir durum çıktı şimdi ortaya bu şahısla ilgili.
    2000ler öncesinde, o zamanın parasıyla 2 trilyon harcayıp, medyanın da desteğiyle iktidara oynayan bir arkadaşın 2004'te ırakta abd hizmetinde karşımıza çıkması.

    2000 öncesinde yükselen islamcı oylara karşı kullanılmak istendi abd tarafından, desteklendi ama tutmadı. o da şimdi abilerine borcunu ödüyordu ırakta, lakin kısmet işte.***
  • bütün şirketlerinin plakalarının 06 v ... olan, barış partisi ile 2 trilyonlirayı batıran, hasan veziroğlunun kardeşi, bir zamanlar teknisyen olarak çalıştığım vinsan ın sahibidir.
  • (bkz: baris partisi)
  • zamanında, barış partisi 'nin dev mitinglerinde bağıra çağıra iktidara gelircesine gürleyen fakat kısa süre içinde flash tv gibi bir kanalın en kaba tabirle eksantirik oyuncağı olmuş insan.

    yok alevilikti, yok türlüktü, yok islamcılıktı, ulan bıkmadılar kutsal değerlerle iktidara yürüyüş hamlelerinden be.
  • ailesi, dersim-koçgiri olayları ertesinde aydın ilinde iskan edilmiştir.
    gençliği yoksulluk içinde geçmiş, iş hayatına garsonluktan başlamıştır.
    yeteri kadar eğitim almıştır.
    zeki ve atak kişiliği kısa zamanda temayüz etmesini sağlamış; önce iskan edildikleri il ve çevresinde taşeronluk olarak adlandırabileceğimiz işler almıştır.
    sonra, dönemin siyasetinin rüzgarını da arkasına alarak önce siyasilerin desteğiyle yurt çapında büyük ihaleler almış; elde ettiği parasal güçle, başta bu siyasilere destek vermiş, sonra da kendi kafasındaki siyasi modeli finanse etmiştir.
    bu amaçla ilk, demokratik barış hareketi’ni, arkasından da, bu partinin kapatılması ihtimali üzerine barış partisi’ni kurdurarak; kendini bildiğinden beri hep sol/sağ, alevi/sünni çatışmasının içinde geçen bireysel yaşamına paralel toplumsal yaşamındaki çatışmanın da sona ermesi özlemini dile getirdiği parti programlarıyla, iradeci bir sosyal mühendislik projesine girişti.
    ama, mevcut parti kadrolarının bu projeyi yönetecek güçte olmadığını görünce 1999’daki seçimlerin hemen arifesinde partisinin başına bizzat geçti.
    siyasetin içinde böylece yer alınca iş hayatını da riske attı. bu dönemde, türkiye’de son kez girdiği “izmit körfezi geçişi” ihalesinde en uygun fiyat teklifine rağmen, devrin siyasi iradesi, ihaleyi kendisinden 500 milyon dolar daha fazla fiyat teklif eden enka grubuna verince; gazetelerdeki tam sayfa ilanlarıyla ve aynı miktarda para bastırıp yola koştuğu dört (4) tır’la türkiye çapında yürüttüğü kampanya nedeniyle bütün siyasi şimşekleri üzerine çekti.
    yapılan seçimlerde, başına geçtiği partisi de hayal ettiğinin çok altında oy alınca, siyasi projesinin gerçekleşmeyeceğini kabulle birlikte, patisinin kapanış kongresinde yaptığı konuşmasında; aslında siyaseti yanında, ekonomik olarak da artık türkiye’de şansının kalmadığının farkına vardığını ifade etmiştir.
    bundan sonraki dönem, kendisi ve vinsan adı altında topladığı şirketler grubunun türkiye’de ekonomik olarak büyük düşüşü oldu.
    apar topar, irak’a gitti.
    saddam’ın son döneminde aldığı ihaleleri, saddam sonrası abd işgal idaresi tarafından da onanınca; bu yeni ülkesinde abd’li müteahhitlerden sonra yıldızı en fazla parlayan iş adamı oldu.
    inancı açısından çok derin anlamı da olan, kerbela kenti’nin içme suyu projesiyle 250 bin kişiye su verecek altyapının inşasını işini yüklendi.
    arkasından başka işler de geldi.
    küllerinden yeniden doğdu.
  • iradeci karakteriyle toplum mühendisliğine soyunduğu barış (parti) projesini, siyasette sihirli bir çekiciliği bulunan prof. yılmaz büyükerşen’e maaşlı genel başkanlık teklif ederek gerçekleştirmeye çalıştığını; büyükerşen’in, doğan yayınları arasında çıkan, şimdilerde moda, nehir söyleşinin ‘zamanı durduran saat’ adıyla kitaplaştırılan anılarından öğrenmiş olduk.
    *
    büyükerşen, bu ilginç teklifi şöyle anlatıyor; "barış partisi'nden bir teklif yapıldı. 1990'lı yılların sonlarına doğruydu. bir gazeteci dostum, eskişehir'e gelerek, ali haydar veziroğlu isimli chp eski milletvekillerinden birinin benimle ankara'da muhakkak görüşmek istediğini bildirdi. ne için görüşmek istediğini merak etmiştim. birlikte ankara'ya gittik. çankaya'ya çıkan bulvar üzerinde büyük bir binanın mükellef döşenmiş üst katında ali haydar veziroğlu bizi bekliyordu. hoşbeşten sonra, bana kurduğu barış partisi'nden bahsetti. türkiye'nin hemen her tarafından partisi için il merkez binaları olduğundan, hepsinin emrine özel parti binek arabaları verildiğinden, hepsinin donatıldığından ve buralarda görev yapacak sekreterya kadrolarının tayin edildiğinden uzun uzun bahsetti. mevcut partilerin, türkiye siyasetini tıkadıklarını, kendisinin hepsinden ümidini kestiğini, yepyeni dinamik bir partiyi oluşturmak için varını yoğunu tahsis etmekte olduğundan söz etti ve hiç beklemediğim şekilde, dolar üzerinden maaşlı olarak bu partinin genel başkanlığını kabul etmemi istedi.
    şaşırmış kalmıştım. kısa bir sessizlikten sonra, hayatımda ilk defa bir patronun kurduğu siyasi partiye maaşlı genel başkanlık atama teklifini duyuyordum. tahmin edebileceğiniz gibi, böyle bir görevi kabul edemeyeceğimi bildirdim." (sayfa 425-426)
    *
    bknz: yılmaz büyükerşen, zamanı durduran saat, doğan yayınevi, istanbul, temmuz 2009, sf:515