şükela:  tümü | bugün
  • iranda bu sene yilin futbolcusu secilmis ve bonservisi elinde bayern'e gelmis futbolcu. 08/11/1978 dogumlu yetenekli bir orta saha oyuncusu olan karimi'nin bayern'de gosterecegi performans merakla beklenmektedir.
  • turkiye ye gelmesi rejim sorunu olacak iranlı futbolcularin son bombasi. ntv de de yayinlanan bayer leverkusen macinda bayern formasi ile bundesliga da cok yeni olmasina ragmen futboluyla beni kendisine hayran birakmistir. birazda sansinin yardimi ile bir gol atmistir. ama asil dikkat cekici olan oynadigi futboldur. tam adi muhammed ali karimi dir ve 1978 dogumludur. 92 milli mac oynamis ve 32 de gol atmistir. ayrıca 2004 asya kupasinda gol krali olmustur.
    (bkz: iranli futbolcular)
  • genç yaşına ve muhteşem yeteneğine rağmen sezon başında katar ligi takımlarından qatar sports club'a transfer olarak bülent ersoy'la evlenen armağan'ınkine benzer bir tercihte bulunan futbolcudur.
  • bileğine taktığı yeşil bantla mir hüseyin musavi'ye bağlılığını göstererek tarihte yerini almıştır. tıpkı diğerleri gibi...
  • bileğine taktığı yeşil bant nedeniyle milli takımdan emekli edilmiştir.
  • antremanda su içerken kulüp başkanı tarafından görüldüğü için sözleşmesi feshedilen asya'nın maradonası. kamuoyundan gelen haklı tepkilerin, bu girişimin geri alınmasına ve başkanın istifasına sebebiyet verebileceği konuşuluyor.

    taraftarların tepkisi ise manidar; "oruç tutmamak oy çalmaktan iyidir."
    http://www.dailymail.co.uk/….html?ito=feeds-newsxml
  • ali karimi'nin başına gelenler, 12 eylül referandumu, "ülkeye hizmet" ve hakan şükür bağlantılı kısa ama nefis bir cem dizdar yazısı var hakkında. sözlükçüler kaçırmış herhalde, ekleyeyim. futbol yazınca kızan badiler de okusun. bu bir futbol yazısı değil yalnızca.

    "şükür'ün 'evet'i karimi'nin 'hayır'ı

    referanduma sayılı günler kala başbakan erdoğan’ın yarattığı ‘bertaraf olma iklimi’nde ‘evet’ cephesi nihayet hakan şükür’ü de kazandı! iktidarın isteğine ‘hayır’ demenin ‘bertaraf edilme’ (yok edilmek) olacağının açık seçik dile getirildiği ‘türk tipi demokrasi’de ‘evet’ çiliğini korkmadan deklare etti şükür!
    tersinden bir örnek iran’da yaşandı. ‘perslerin maradona’sı lakaplı iranlı futbolcu ali karimi, önce muhalefetin rengi olan ‘yeşil’ bileklik taktı diye milli takımdan, sonra oruç tutmadığı ve disiplinsiz davrandığı gerekçesiyle oynadığı steel azin’den kovuldu. iran ölçülerinde ‘hayır’ dediği için karimi’nin başına daha neler gelecek kimbilir?
    böylesi iklimlerde muktedirden yana bu kadar açık tavır koymanın ahlaki veçhesi bir yana ben şükür’ün ‘evet’ini gerekçelendirirken kullandığı dile takıldım.
    “türkiye’ye uzun zaman hizmet etmiş biriyim. partiler üstü bir düşünceyle ‘evet’ oyu kullanacağım” demiş hakan şükür. bu, ‘türkiye’ye hizmet’ meselesi çok ilginçtir. sabah uyandığımızda kapımızın önündeki çöpü toplayan insan da bize ve dolayısıyla ülkeye hizmet eder, ama bunu söylemek aklına bile gelmez. öğretmenin, doktorun, işçinin, bir annenin vs. hizmeti de bu anlamda ‘dilsizdir.’ sanırsınız ki, hakan şükür ‘hizmetleri’ni darülaceze yararına yaptı. ülkenin nimetlerinden dibine kadar yaralananlar ortaya “hizmet ettik” diye çıkıyorlarsa orada samimiyetle ilgili şüphelenilecek mutlaka bir şeyler vardır.
    hepimiz birbirimize hizmet ediyoruz. garson bana, ben gazete yaparak garsona, çöpü toplayan çöpçü bakterilerin gezegeni ele geçirmesine engel olarak doktora, doktor hastalanan çöpçüye...
    “dil, varoluşun evidir” der martin heidegger. onu nasıl kullandığımız kim olduğumuzu, şu hayatta nerede durup kimden yana tavır aldığımızı da gösterir.
    başkalarını bilmem, o duymuyor olsa bile ben ali karimi’den yanayım."
    http://www.milliyet.com.tr/…010/1281054/default.htm
  • regen olarak geri gelmis ve 22 yasinda iran'dan dinamo zagreb'e transfer olmus futbolcu.
  • bu adam bile bayern münih forması giydi ya, berkant göktan'a falan hiç şaşırmamak lazım. kariyerinde oynadığı takımlardan adını bildiğimiz tek takım bayern münih, adam gibi performans gösterdiği tek kulüp al-ahli. 2011'de 1 maç oynadığı bir schalke 04 rezaleti vardı, hiç saymıyorum. kariyeri boyunca müslüman ayağına bir şekilde kendini kasımpaşa ya da osmanlıspor tarzı bir kulübümüze kendini kakalar diye bekliyordum, belli ki menajerinin türkiye'de dönen pastadan pek haberi yokmuş. bizimkiler çok sever böyle büyük takımlarda hasbelkader şans bulabilmiş fasonları. aklıma ilk geleni hemen şuraya yazayım.

    (bkz: diego ribas da cunha)