şükela:  tümü | bugün
  • 1952 trabzon doğumlu futbolcu. trabzon, fenerbahçenin de aralarında olduğu pek çok kulüpte top koşturdu. 24 defa milli formayı giymiştir. (bkz: yılların tecrübesi)
  • trabzon'un faroz ilcesinin* efsanevi futbolcusu. daha sonra teknik direktorluk de yapmistir. futbolcu hami'nin cocukluk ilahidir, ama ayni zamanda kendisi aleyhine rapor veren kisidir de. (bkz: ali kemal denizci)
  • futbolu biraktiktan sonra sansini antrenor olarakda denemis, rizespor, trabzonspor ve elazigspordan sonra en son 1999 - 2001 arasi karabukspor'u caliştirmis eski a-milli sag acik.
  • cok sefdigim bir arkadasimin babasi.. inanilmaz sert mizaçlı ama karadenize has o konusma tarzının tamamını bunyesinden bulundurmasından kaynaklanan inanılmaz sirinligi... guzel insan...
  • besiktastada oynamisligi ve hatta pek çok gol atmisligi olan futbolcu. bu gollerden en spektaküler olani için (bkz: 7 mart 1982 besiktas g.saray maçi)
  • 1975 yılında world soccer dergisi tarafından avrupa’nın futbol yıldızları arasında gösterilmişliği de vardır. trabzon’daki ilk yılında trabzonspor’u beşiktaş’taki ilk yılında da beşiktaş’ı şampiyon yapar. erzurumspor ve rizespor’da kısa bir süre oynamışlığı vardır.
  • ali kemal denizci'nin istanbul kulüplerine transferi spekülasyonu şehirde yayılınca ortalık ayağa kalkar. "biz evladımızı bırakmayız" naralarıyla binlerce trabzonlu sokaklara dökülür. yürüyenler arasında 70lik nineler, dedeler de mevcuttur. kulüp binasına doğru yürüyen kalabalık, bir yandan marşlar, tezahuratlar söyler: "ali kemal'i bırakmayız!" taraftarın bunca sevgi gösterisine rağmen, usta oyuncu fenerbahçe'ye transfer olur.

    yıllar sonra kendisiyle yapılan röportajda şu cümleleri sarfeder: yöneticiler benimle konuştu, ya bizimle kalır, 3 kuruş almaya devam edersin, ya da istanbul'a transfer olup kendini kurtarırsın. kulübümüzün durumu çok iyi değil, biliyorsun. karar senin.

    ali kemal fenerbahçe'yi tercih eder. kendisini evladı olarak gören binlerce kişiyi, gözleri yaşlı terk eder.
  • trabzonspor'dan a milli futbol takımına giden ilk oyuncudur...
  • trabzonspor'un liverpool'u 1-0 yendiği maçtan sonra o dönem liverpool'un ve dünyanın en iyi oyuncularından kevin keegan'la karşılaştırılmış,avrupa gazetelerinde ''keegan'mı,ali kemal'mi'' şeklinde başlıklar atılmıştır.aynı maçta liverpool'lu savunma oyuncusu smith'i horon teperek çalımlaması da olay olmuştur.süratiyle o dönemin savunma oyuncularına kan kusturmuş,efsane trabzonspor kadrosunun efsane ismi olmuştur.
    ali kemal denizci'in futbol oynadığı döneme dair birçok ilginç anısı var.mesela galatasaray'la oynanan bir maçta fatih terim'i hallaç pamuğu gibi atar;fatih terim sahada çaresizlik içinde gözyaşlarına boğulur.ertesi gün turgay şeren gazetesinde ''futbolcu futbolcuya bunu yapar mı ali kemal'' diye bir yazı yazar.
  • liverpool maçındaki hareketi hakkında verdiği demeç :

    "önceden planlanmış bir şey değildi. ingilizlerin kendinden emin havalarının herkesi etkisi altına alacağını hissettim ve takımın yıldızı olarak bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. ben zaten başka maçlarda da zaman zaman horon ederek rakiplerimden sıyrılırdım. o an aklıma geldi ve rakip sol beki mahalleden arkadaşların oturduğu faroz tribününün önünde karşıma aldım ve kısa bir süre horon teptim. ingiliz oyuncu * ne yaptığımı anlamadı ama anlaması gerekenler anladı. horon oynadığımı gören ingiliz oyuncu ne yapacağını şaşırdı ve vurdum geçtim onu. benim amacım , bizim uşaklara bunlar yenilmeycek takım değil, bakın horon bile oynayabiliyoruz diyerek özgüven sağlamaktı. ve başarılı da olduk, o maçta liverpool takımına nefes aldırmadık "

    ve efsane hakkında :

    " ligde fenerbahçe ile oynuyorduk,inanır mısınız 10 kişi kalıyorduk ama hiç önemi olmuyordu , çok rahat yeniyorduk "
    " maça ısınırken,hatta bırakın ne ısınması maça 5 dakika kala kendi aramızda muhabbet ederken şu galatasaray’a,fener'e kaç atalım diye iddaa’ya girerdik ve bunu da yapardık "
    " trabzonspor’un deplasman diye bir tarifi yoktu. trabzonspor istanbul’a geliyordu ve 3 istanbul takımından daha fazla seyircimiz oluyordu keza diğer anadolu şehirleri için de geçerli örneğin bursa’ya gittiğimizde rakip takımdan daha fazla seyircimiz oluyordu" .