şükela:  tümü | bugün
5238 entry daha
  • laf kalabalığı yapmayarak yazının ortalarında söyleyeceğim şeyleri baştan söylüyorum, lafı uzatmaya gerek yok yani: yeni sezon için isterse tek bir transfer dahi yapamasın, ben bir taraftar olarak anlayışla karşılarım ve karşılayacağım da. elbette anlayışla karşılamak demek, her şeye sessiz sakin ve tepkisiz kalacağımız anlamına gelmiyor. ancak linç boyutuna varan ''ya bu ne ya, bu kadar da olur mu ya'' kafasında yapılan yorumları da ciddiye almıyorum.

    neden almıyorum? facebook paylaşımlarında görüyorum, fenerbahçe'yle ilgili en küçük bir haberde başkan ali koç'la ilgili saçma sapan yorumlar yapılıyor. lig başlayacakmış, ön eleme maçlarına bir şey kalmamış, fener niye hâlâ transfer yapmıyormuş... arkadaşlar bilmiyorum farkında mısınız ya da mütemadiyen yandaş medyanın yarattığı televizyonu mu izliyorsunuz fakat ülkede ciddi bir ekonomik kriz var. bu ekonomik kriz doğal olarak kulüplere de yansıdı. en basitinden kulüplerin kazancının büyük çoğunluğu türk lirası üzerinden olurken transfer harcamaları euro üzerinden oluyor. euro ile tl arasındaki kur farkından haberiniz vardır heralde? onu da mı yazayım?
    dolayısıyla, sadece şu ekonomik krize bakarak bile her kulüp başkanını yargılamadan önce ciddi düşünmek elzemdir.

    ayrıca ali koç yeni bir vizyon yaratmaya çalışıyor, bunu hep söyledik. yaşı geçmiş - işi bitmiş çöp oyunculara dünyaları verdiğimiz dönem geride kaldı. herkes mevcut kadrodan şikayetçi, peki nereden biliyorsunuz mevcut kadronun yeni sezonda da aynı şekilde top oynayacağını? cocu oyuncuları çok iyi motive edip onlara yeni bir heyecan aşılayacaktır mutlaka. unutmayın, yemek yapmanın bile çeşit çeşit alternatifleri vardır. fenerbahçe'yi 20 yıl boyunca yemek yapmaktan anlamayan adamlar yönettiği için ortaya mide bulandıran şeyler çıktı.

    yani, düzgün/sağlam transferler yapamasak bile yeni sezon için bambaşka bir ruhta 'yenilenmiş' takım görebiliriz ki benim inancım bu yönde. her şey transfer yapmakla bitmiyor, mevcutları toparlayıp adam etmekte bitiyor esas iş.

    transfer konusunda da naçizane fikrimi söyleyeyim: uzun zamandır ciddi şekilde takip etmiyordum fenerbahçe'yi, inanın hangi bölgeye daha çok ihtiyaç vardır onu bile bilmiyorum. (sadece mevcut kadronun ne kadar rezil futbol oynadığını biliyordum.) ancak bana göre şu anki en büyük noksanlık kaleci. volkan gibi derbi kalecisiyle yeni sözleşme imzalandığı için de tepkiliydim fakat ali koç burada sanırım alex'e yapılan vefasızlığın aynısını volkan'a da yapmak istemedi, neticede eski başkanla aralarında epeyce bakış açısı farkı var. eski başkan döneminde futbolcunun heykelini diktik, başkan kalktı futbolcuya tekmeyi bastı. ali koç'un böyle bir şey yapmayacağını, volkan'la yapılan sözleşme ile bir kez daha anlamış olduk ki, dediğim gibi volkan'dan hiç haz etmesem de etik olarak bu hamlenin son derece yerinde olduğunu düşünüyorum. çok kötü bir kaleci olsa da uzun yıllar kulüpte kalmış bir isim, alex'i gönderir gibi göndermek doğru olmazdı.

    bunların haricinde iki çok genç yerli isimle de sözleşme imzalandığı açıklandı: biri kaleci, diğeri kanat oyuncusu idi sanırım. geleceğe dönük hamle olarak son derece yerinde buluyorum, transfer yapılacaksa hep böyle yapılsın. ancak dediğim gibi yine de düzgün ve daha tecrübeli bir kaleci fenerbahçe'ye şart gibi duruyor. volkan'ın bu sezon kalede vazife alacağını pek sanmıyorum, umarım onunla sembolik bir sözleşmeye imza atılmıştır. yeni oluşumda volkan'ı görmeye tahammülüm yok, bir taraftar olarak.

    sonuç: eski başkan sizi o kadar alıştırmış ki her yaz bomba etkisi yaratan ama sezon içinde balon gibi patlayıp kaybolan oyuncuları getirmeye... bu yaz da işte aynı şeyleri böyle bir adamdan, ali koç'tan bekliyorsunuz. arkadaşlar yönetim ve yapılanma değişiyorken siz neden kafanızı değiştirmiyorsunuz acaba, çok merak ediyorum? neden hâlâ eski transfer dönemlerinin havasında kaldınız? yazının başında belirttiğim gibi sadece şu ekonomik kriz ve kur farkı bile ciddi set çekiyor transferlerin önüne. biraz daha anlayışa ve geniş düşünmeye davet ediyorum sizi.
  • "türkiye'nin yüzde bilmem kaçına ekmek veriyor" denilerek övülen burjuva patron. çok merak ediyorum üretim robotlara terkedildiği zaman ne diye öveceksiniz bu tipleri.

    siz bu koç gibi tiplerin halka, ülkeye hizmet için çalıştığını falan düşünüyorsunuz değil mi? hiç utanmıyor musunuz "ekmek vermek" gibi çirkin bir ifadeyi kullanırken? kimse kimseye ekmek vermiyor, işçiler emeğini satarak burjuvazi tarafından belirlenmiş ücreti alıyor.

    şu satırları okuyup hala "ekmek veriyor" geyiğine devam edebiliyorsanız siz hakikaten eğitilmezsiniz.
  • evet ekmek veriyor. çünkü eğer bunlar batarsa türkiye komple siki tutar. ideolojik yaklaşmaya gerek yok. böyle başarılı insanların yarattığı istihdam önemli. keşke daha fazla olsa. sana fırsat yaratılmasa emeğini satamaz sürünürsün. ortadoğunun sıkıntısı da budur zaten. emek harcayacak adam çok. mesele istihdamı yaratacak, bu gücü utilize edecek insanların azlığı. iki kitap okuyup kahrolsun kapitalizm!!11! modlarına girmeyin.

    ayrıca koç ailesi öyle standart kapitalist bir aile değil. türkiye ayaktaysa emin ol bunların payı büyüktür. içerdeki aile eğitimi çok iyi bunların. sonradan görmelerle karıştırmayın. ali koç da fenerbahçe üzerinden türkiye'ye faydalı olmaya çalışıyor. faydalı olmaya başladı bile. bu adama şimdiden laf atanlar da ortadoğu çomarları. insanların düşünüş şeklini de kıracak umarım. yoksa bu kafadaki insanlarla sen real madrid'i türk ligine koysan ne olur ? önemli olan genel algıyı, ortak düşünüşü yukarıya taşımak. medyanın da, taraftarın da gidecek çok yolu var daha.
  • mali tablo bir haftada incelenir. free agent topçular 3 günde ikna edilir. sağ kanattan düzgün muz ortaya rakibin önüne geçilip kafayla yerden sektirilerek 90a gönderilir. çatala o kadar da zor uçulmaz stoper çıkar adamla birlikte topa da gömer, box to box şunu yapar santrafor şöyle olmalıdır, antrenmanda şu taktikler denenmelidir, ilk 11 şöyle olmalıdır falan filan.

    bence ali koç ve ekibi buradaki adamlara bıraksın. yani ne bileyim bank of america'nın danışma kurulunda olman, abd dış ilişkiler danışma konseyinde olman, dünyaya sayılı yıldızları katman, 6 sene barcelona'da çoğunlukla kesik yemeden oynaman falan bir şey değil. sen ne bilirsin ki? bırak buradakilere işi, bak nasıl 102 puan +200 küsür averajla nasıl şampiyon olunur gör.

    ayrıca şunu da bilmez mesela bazı sivrizeka arkadaşlar. aykut'un elindeki kadroyla topladığı 80 puanı, aynı koşullarda büyük olasılıkla cocu toplayamaz. çünkü neden? oyun stili ile elindeki oyuncular örtüşmüyor. bu takımı guardiola'ya versen 50, klopp'a versen 55 puan anca toplar.

    ali koç'un seçmesi gereken 2 yol vardı. birincisi ve kolayı, sportif direktörle birlikte oturup, "bu kadroyu kim yönetir" diye düşünerek, günü kurtarma amacıyla bir hoca getirebilir, sportif direktörü ve scout ekibiyle bu hocaya uyacak bazı oyuncular entegre eder, 1-2 sene içinde yavaş bir kadro yapılanmasına gidebilirdi. ikincisi ise, sportif direktörle oturup "bizi uzun vadede başarıya götürecek yapılanmayı sıfırdan kurabilecek hoca kim?" deyip, 1-2 seneyi çöpe atıp, geleceği kurtarabilirdi. ikinci yol daha iyi bence.

    bakın hollanda, portekiz gibi ülkelerin takımları avrupada çok ciddi başarılar elde edemeyebilir. lakin adamlar futbolcu bulur, parlatır, gerekirse yetiştirir hayvan gibi paralara satarlar. bir nevi futbolcu fabrikalarıdır. ingiliz takımlarından arsenal de böyledir. topçu bulur, ama 20 senedir arsenal'i avrupa'da göremezsiniz doğru dürüst yerlerde.

    öncelikle sistemi kurarsın, adam yetiştirmeye başlarsın, omurgan oturur, birini gönderir ötekini getirirsin, takım düzgün top oynar. sonra başa istediğini getirirsin. bugün madrid'in olayı tamamen bu. "los galacticos" ile imajı ve omurgayı kurdu, üzerine kimler geldi kimler gitti ama madrid hep madrid oldu. çünkü bir gidenin yerine benzer adam geldi. her hocaya göre sistem değişmedi. madrid "şu hocayı getirip transferleri ona göre yapalım" demez. madrid'e uyan hoca getirilir. "madrid'i babam bile şampiyon yapar" deyip mourinho'yu getirdiler. götüne teneke bağlayıp yolladılar sonra. neden? kimya tutmadı arkadaş. kimyası tutan zidane ile, ortamın anasını ağlatmaya devam ediyorlar. gerekirse ronaldo'ya bile "siktir git" diyebilecek taşaktalar. çünkü biliyorlar ki, ronaldo gitse, takım dağılmayacak. bizde alex gitti, belimizi doğrultamadık. beşiktaş sosa gitti ne bok yiyeceğiz diye ölüyordu. talisca gitti yine o moddalar. çünkü biz türkiye'de sistem değil, takım kuruyoruz. takımdan bir parça gidince, takım çöküyor.

    ali koç gelecek, uçacağız kaçacağız, ortamın amına koyacağız. evet belki öyle. ama bu sene değil. hatta ben 4 sene falan avrupa'da ciddi başarı beklemiyorum. bu sene şampiyon olma ihtimalimiz de çok düşük rakipler bir salaklık yarışmasına girmezlerse. lakin 5 sene sonra, tahmin ettiğim şeyler yapılıyorsa, gerek mali, gerek de sportif olarak rahat ve avrupa'da sözü geçen bir takım olma durumuna gelebiliriz. 10 sene sonra da sistem devam ederse, şampiyonlar ligi finali görebilir fenerbahçe. çünkü o arada altınordu'da genç yetenek peşinde koşmamıza gerek kalmayacak bir altyapı sistemi gelip, 2-3 senede bir ciddi bir yetenek çıkarıp, elimizde 25-26'yı geçmemiş adamları iki haneli milyon eurolara satıp yerine hemen yeni 18-19lukları monte edebilecek duruma geleceğiz gerekirse. dünya futbolunun gereksinimi bu. premier lig gibi sadece yayından 100+milyon £ kazanan kulüplerimiz yok. madrid gibi bir marka değiliz. dışarıdan 25'indeki iyi adamları getirecek halimiz yok şu anda türkiye'ye. yapmamız gereken altyapıdan wonderkidler çıkarmak.
  • ya bırakın allahaşkına şampiyonluk önemli değil vb. sözlerini.
    bal gibi de önemli.
    aziz yıldırım şampiyon yapamadığı için gitmek zorunda kalmadı mı? son 2-3 yılın şampiyonu fenerbahçe olsaydı, yeniden başkan seçilmez miydi? dürüstlükle cevap verin.
    bu yüzden ali koç'un ilk yapması gereken futbolda en kısa zamanda sportif başarıyı getirmektir. kimse direkt söylemese de, üyeler kendisini en öncelikle bunun için seçmiştir.
    burada bugünlerde "3 yıl şampiyon yapamasa da önemli değil" diye yazanlar, sportif başarılar gelmediğinde ilk homurdanmaya başlayanlar olacaktır.
    fenerbahçe taraftarı her zaman, her sene şampiyonluk ister ve bekler. gerçekleri konuşalım.
    ali koç da bunu bilerek aday olmuştur. ali koç'u başkan yapan da zaten budur. bunu yapabileceğine olan inançtır.
    bu yüzden ali koç'un ilk hedefi bu yıl camiayı şampiyonluğun en güçlü adayı yapmak olmalıdır, gelecek şampiyonlukla öncelikle taraftarın 4 yıldır biriken gazını almalıdır. sonrasında kredisi daha da artar, ve hedeflerini ve ideallerini daha rahat ortaya koymaya ve uygulamaya başlar.
    biliyorum yazdıklarım romantik ve şairane değil, ancak bunlar gerçekler.

    edit: kendisini sevdiğim için gerçekleri yazmak istedim. birilerinin yazması gerekiyor. zira unutulmasın ki, yöneticileri en çok batıranlar gerçekleri görmesini engelleyen çevresindeki şakşakçılardır. ancak başarısızlık durumunda da kendilerini ilk terk edenler de yine bu şakşakçılar olur. tarih bunun örnekleriyle doludur.
  • kim eleştiriyor bu adamı?

    üç beş transfer delisi ergen, rakip takımların ali koç'un yapıcı rekabet söylemini algılayamamış taraftarları ve aziz gidince maması kesilen troller.

    bu yüzden kendisini savunmak için nefesinizi tüketmeyin.

    sakin olun, arkanıza yaslanın ve olacakları izleyin.
  • off geldi 'duyarcı' selam duyarcı, vizyondan da bahsetsene?
  • fenerbahçe her sene şampiyonluğa oynar. bu konuda ali koç için bir ayrıcalık yok. ali koç'un fenerbahçe'si de zirveye oynayacak, oynamak zorunda.

    elbette fb bir yapılanma süreci geçirsin istiyoruz ancak bu süreç öyle kadro kalitesini aşağı çekerek, birkaç sene dişinizi sıkın diyerek geçirilebilecek bir süreç değil. fenerbahçe'nin kasasına para girmesi gerekiyor. bu para nasıl girecek? bileklik mi satacağız? hayır, sportif başarı gelecek ki kasaya para girsin. şampiyonlar ligine gideceksin, şampiyon olacaksın. 3 sene şampiyon olmayalım ne varmış dersek eğer, her sene kadro kalitemiz daha da aşağı düşecek. 3 sene sonra da güllük gülistanlık olmayacak fenerbahçe. çünkü kasada yine para olmayacak. ffp prangasından kurtulsak dahi, transfer için para bulamayacağız.

    o zaman, ali koç'un her sene sınırları zorlaması gerekecek. "ne yapalım elimiz kolumuz bağlı, transfer yapamıyoruz" demek kolaya kaçmak olur. serdar ali çelikler'in son yazısına katılıyorum. transfer sürecinde şeffaf değil ali koç ekibi, td, sportif direktör ve başkandan da tatmin edici bir açıklama gelmedi bugüne kadar transfer konusunda. 20 gün sonra ön elemeler başlıyor. zaman bizim aleyhimize işliyor.

    eğer akıllarında olan şey beşiktaş'ın feda sezonu gibi bir şeyse, bunu da zaman kaybetmeden taraftarla paylaşmaları gerekiyor. taraftarla iletişimde sorun var yani.
  • küme de düşürse ilk 4 sene aziz'in pisliklerini temizlemek, ikinci 4 yıl şahlanışımızı tamamlamak ve avrupada bir şampiyonluğa kavuşturmak üzere 8 yıllık tereddütsüz, acabasız kredisi hazır bende; çomarıyım, trolüyüm, tetikçisiyim ne derseniz.

    ps. erken boşalma sorunları olan arkadaşlar görüyorum, sıkıntınız büyükse özelden yazabilirsiniz, hiçbir şey çözümsüz değil olm, rahat olun. ona buna sarmayın.
  • ali koç ne yaptı size ? ulan aziz yıldırım'a saldırın illa birine saldıracaksanız. ama siz alıştınız aziz'e. size aziz gibiler mustahak.
141 entry daha