şükela:  tümü | bugün
  • eksi sözlükte kendisi hakkinda bir entri görmeyince esef duydugum * * * anarsist hocamiz.
    efendim en bastan *basliyacak olursak kendisi önce selçuk ilahiyati bitirip ardindan hooooop bir siçrama ile lse *gibi marksist yatagi bilinen bir ilim irfan yuvasinda doktorasini bitirmistir. alani ise antropolojidir. doktora tezi için israrla occidental bir çalisma üzerinde durdugu için en kallaveli oryantelist antropologlarin danismanligina mahzar olamamis ama gene de dediginden dönmemistir. batiya gidip bati arsivciligine katkida bulunmaktansa batiyi çalisip gelmenin en akl-i selim secenek oldugunu bir kere kafasina takmistir. bir vesile ile tv.de portekizdeki fatima ile ilgili bir haber izlerken "ahan da ben bunu çalismaliyim deyip" yollara düsmüstür. 1.5 sene kadar oralarda kalip fatimanin içini disini girdisini çiktisini ögrenir, not alir, kaydeder, yazar çizer. 1000 küsür kitap okumusmus bu mesele hakkinda. "eee yani ne geçmis eline?" diyecek olursaniz cevaben sunu diyebilirim:
    bilgi merkezlerinde vatikan denince artik akla bazilarinin aklina bir mehmet ali agca iki ali murat hoca gelirmis bu memlekette.
    fatima aski o kadar büyümüs o kadar dallanip budaklanmis ki bir pazar sabahi gec kahvaltiya gittigimizde 3 yasindaki küçük kizi anlatmisti fatima'nin ne oldugunu bize babasi yerine. *

    gelelim okuldaki haline. sag elinde içi kahveden kararmis bir halde kupasi, sol elinde sigarasi, koltugunun altinda ders notlari ile hafif amortisorlü bir sekilde derse giderken görürsünüz onu.
    dersten derse tavri degisir. birinci sinif sosyoloji derslerinde, gelecek sene, ivir zivir adamlarin dersini almamasi için elinden geleni yapar. soru sorarark geçirir dersi. vaizi dinler gibi ders geçircegini sanan çömezler bir seyler not etceklerini umarlar ders saati bitince dumur olup kalirlar.
    yoklama almaktan hiç hazzetmez. ama bazen gelmeyince ögrenciye takar *.deste yerden yere göçürür milleti ama faydali olcagini bildigi kisilerden yardimini esirgemez.
    üstünde asla yazili, simgeli, logolu kiyafet giymezmis.
    kahve için magmaya gitmesini söyleseniz gider. keza peruya gitmis sanirim.
    kelimeler ve dilbilmi üzerine kimse bir seyler yaristirmaz, asik atamaz. her derste tahtanin sag tarafina enteresan kelimeler yazar.
    serif mardini nilüfer göleyi sever *
    fatih üniversitesi performans anketlerinde her sene en dipte kalir

    edit: bir de cv'sini eklersek tam olur
    http://papatya.fatih.edu.tr/…izleme.fhtml?cv_id=361
    bu daha böyle gider.
  • vatikan uzmanlığını papalık seçimine getirdiği yorumla perçinlemiş insan;
    (bkz: http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=21160)
  • sevdiğim, takdir ettiğim, iyi bir insan, iyi bir dost...

    gelecekte adından daha çok söz edileceğine eminim..
  • sosyoloji dersime girdiği dönem acaba bugün ne enteresanlık yapacak kime çatacak diye beklerken daha enteresan birşey yapıp derse açık olan fermuarıyla gelmiş ve uyarıldığı halde mavi çamaşırını bir buçuk saatlik ders süresince hiç bir şekilde kapamaya çalışmamış, ingilizce türkçe kelime makinası. işin garibi biz utandık hayretimiz şaştı onda tık yoktu.
  • 2005 yılında sosyolojiye giriş dersini aldığım derste "what does iron curtain mean" sorusuna demir perde yanıtını vermem üzerine gazabına uğradığım ve daha sonra ben yokmuşum gibi davranan finalde ursula le guen in mülksüzler kitabından soru soracağını söyleyerek bizi geren enteresan insan.
  • şu an trt2'de, canlı yayında, ayrıntı isimli programda türkiye'nin tabularını anlatmaktadır. kendisini görmem üniversite yıllarını anımsatıp, tebessüm ettirmiştir.
  • marksizme giden yolun milli selamet partisi ve torunlarindan gectigine inanir. *
  • moderatördür ali murat hoca derslerinde. tahtaya yazar birşeyler ve tanımlamanızı ister o kelimeleri. akabinde tahrik eder sizi ve tartıştırır konuyu.
    tamam tamam örnek vereyim:
    fi tarihinde beyaz tahtaya sex yazar ve sorar what is sex ulen?
    öğrenciler başlar kolpalamaya
    - birden çok, farklı veya aynı cinsiyete sahip kişilerin yaptıkları ortakayin(bkz: sexte bir ibadettir)
    - uzun olanı makbuldür hocam, hahahaha (bkz: geri zekalı)
    - niye sordun şimdi bunu hocam? (bkz: ferrarisini satan bilge)
    - cinsiyet (bkz: çok şükür)
    birkaç saçma yorum sonrası hünkar hazretleri elinde kahve fincanı tutar halde sorar öğrencilerine ve karıştırır yine ortalığı
    - neden erkektir eve ekmek getiren?
    - - birkaç öğrenci yorumundan sonra hocaefendi yine sorar,
    - neden kadın yemek yapar?
    - kadın korkak mıdır, güçsüz müdür?
    - kadın titiz midir?
    - kadın gereğinden fazla mı hassastır?
    sorgulama - tartışma, daha ne ister öğrenci dediğinizi duyar gibiyim, demeyin zira aptallaştırır sorgulayan öğrenciyi ali murat hoca.
    neyse işte böyle geçer gider ve sonunda biter hiç bitmese keşke dediğiniz ders ve varılır konaklanan mekana ama takılmıştır konu kafaya bir kere. açılır anthony giddens'ın tuğla gibi sosyoloji kitabı. sayfaları tararken; yüze gelen şamar gibi göze çarpar femizm konu başlığı ve bu esnada suratınıza yayılır aptalca bir gülümseme.
    bir de ders süresinde aralarda eser ve sorar öğrencilerine; bu kelime ne demek? bu adamı tanıyor musunuz? bu kitabı okudunuz mu? bu filmi izlediniz mi? sonra da "aaa bilmiyor musunuz" diye ezer adamı. ama iyidir, ezsindir, zira ayıptır öğrenmemek.
    bazen kafası dumanlanır iyice; açar bomba filmler (la haine, virgin) izletir dersinde ve bu bomba vize-finalde götünüzde patlayacak ona göre izleyin diyerekten uyarır öğrencilerini, ayaklarını denk alsındır öğrenci fotosentezi. onun içindir bu oyun.
    genel manada bir öyledir ya da bir başka böyledir bu adamın dibi.
    çok iyidir, babacandır filan ama bazen abartılı şekilde ukala ve burnu kalkık adam haline de gelebilmektedir. ayrıca çoğunlukla sikine takmaz (idi bir zamanlar, değişmediyse hala) kimseyi, idareyi takmamak iyi birşeydir ama öğrenciyi takmamak hayra alamet değildir. zira öğrenci 'veli'nin nimetidir. arada küçük sözü de dinlemek lazımdır. kendisinini marksist feminist olarak tanımlar (idi, şimdi feminizmi islamcılıkla ikame ettiği kanısı yaygınlaşmış). bunun üzerine eviniz size mi ait şeklinde kapitalist sorulduğunda mülk allah'ındır gibisinden saçmalayabilitesi de vardır. canı sıkıldığında odasında içtiği sigarasını yine odasında bulunan yangın dedektörüne yaklaştırıp muziplikte yapabilir. (bkz: ah canım kaç yaşındasın sen)
    unutmadan ekleyelim;notorius olmak için özel çaba harcar ama bu aslında onu biraz da famous yapar. (bkz: şeytan da zekidir)
    bir de 'kaliteli' kahve delisidir, zorla kahvesini içmeye davet ettirdim kendimi, bekliyorum filan diye klasik ali murat yel geçiştirmesi yaptı. lakin bulamadım henüz o güzelim kahvelerinin kuru dibini içecek, maksatı sohbet bahanesi kahve özlemsel planımı gerçekleştirme fırsatını.
  • bugün ilk defa dersine girdiğim antropolog. seçmeli olarak aldığım dersin süresi yaklaşık 1.5 saat sürdü, ders bitiminde koşarak yeni bir seçmeli aldım. arada sırada ingilizce konuşan, portekizce bilen ve ağır egoist bir şahıs. iyi kötü orasını bilemem tabii...