şükela:  tümü | bugün
  • bornova anadolu lisesinde uzun yıllardır matematik hocalıgı yapan, ders i$leyi$ tarzı ve esprileriyle derslerin ne$e kaynagı; gerektiginde saf geyik gerektiginde saf öfke ruhiyatına girebilen ve matematik bölüm ba$kanı oldugunu ögrendigim esaslı hoca. derste söylediklerini not alanlar vardır, okunup okunup gülünür sonradan.
  • söyledikleri anlamlı anlamsız kelimeler, kurdugu cümleler ile ekoldür

    -sayılar kendi aralarında bagımsız, orta asya'dan beri varolmu$lar
    -bundan sonrası batı yakasının hikayesi gibi
    -en son karı$tırdıgımız halt
    -soru sormaya korkuyorum, seattle supersonics gibi çözüyorsunuz
    -tahtayı silerdim ama tahtayı silme arzunuza engel olmak istemiyorum
    -dik üçgenle bildigimiz bir sürü formül var. bunların en eskisi insanların yontma ta$'dan beri bildigi pisagor.
    -çok pislik, it bir sayı çıkıyor. böyle it sayılar vermem sınavda
    -o sana o notu nasıl vermi$? herhalde senin tahtayı sildigini farketmemi$tir
    -ders bo$ geçti diye kahrolmu$sunuzdur, boş ders alıcam
    -koyu çektircektin fotokopiyi benzin gidecekti
    -anlayan var mı? biz sallıyoruz, valla ba$larını sallıyorlar
    -sonradan bir daha baktım orana burana ama 40 aldın
    -öbür sınava defter,kitap, pe$temal açık yapacagım
    -(story continues as rocky 11) artık daha kısa alıyoruz, stallone- balboa.
    -osmanlının surları dövdügü gibi toplu hücum
    -tanım yazıyoruz, kalpten cigerden tanım; bant degil naklen yayın.
  • yeni bir konuya ba$larken mutlaka bir cümle kurar

    -yeni bir okul yolunda yürüme operasyonu
    -yıldızlar gökyüzünde, sava$an $ahinler operasyonu devam ediyor
    -yeni bir yanındakinin kulagını elleme ya da ellememe tereddütü
    -hani sarı yapraklar agaçtan dü$er, üstüne basınca bir ses çıkar da siz beste yaparsınız. i$te öyle bir konuya ba$lıyoruz
    -yürürken yanında birinin olup olmadıgını hissetme olayı. alpay'ın eylülde gel $arkısını dinlerken duydugunuz his
    -yeni bir konu, yeni bir mendil sallama olayı
    -yeni bir okul yolunda yagmurlu havada yürüme operasyonu. hatta çamurlu yolda botlarınızla zıplıyorsunuz ki botların havasını atasınız
  • -(hocam arı var ignesini sokacak) ulen arının ignesi ne yapacak? senin ignen daha büyük

    -b$k. yrd. nerde? niye yardım etmiyorsun ba$kana? (ediyorum hocam) yardımcı da arazi piyasasında. dı$arıdan yardım ediyor. korulukta gördüm, ailecek kalabalık halde geçiyordunuz. ben de dedim ders çalı$ıyorlar orada, master yapıyorlar.. (hocam agaç var orda) agaç magaç yok, master yapıyorlar.

    -okuldan kaçarken otostop çekersiniz. okuldan kaçıp bana otostop çekiyorsunuz. ben zaten kaçıyorum , bana otostop çekiyor. sonra eve gidecek "annea ben okuldan kaçtım" "kim kaçırdı yavrum?" "ögretmen kaçırdı annea". ulen ögretmenle okuldan kaçılır mı yaa?

    -çocuklar bir daha koridorda pencere yanında durmak yok. piyasa mı yapıyorsunuz orada? piyasayı alsancak'ta yapın. kıbrıs $ehitlerinde victoriada yapın. burada pencere yanında piyasa olmaz.

    -(kaç sınav olacak hocam?) 3 banko, 4 plase, 5 süpriz. 6 mı? 6 impossible

    -(hocam 3 çıkıyor!) altug, sen hatayda bir yer var. dünya ay güne$ apartmanları. biliyor musun neresi orası? poligon. atı$ yaptın yani.

    -anladın mı? (anladım) nasıl anlarsın ya? anlaman için master yapmı$ olman lazım
  • -(altug saçını kestirilmesi konusunda uyarılır, pzt günü kestirip gelir) altug* bu saç ne? kestin mi sen bunu $imdi? arkayı fildiri fildiri fi$ yapmı$; havaalanı gibi. (hocam, muzaffer abiye al dedim, böyle aldı) sorsaydın muzaffer abi senin zamanında tra$ oluyor mu diye. adamın saça bak! altı bo$ yukarı sallıyor. gel bana md. yrd. kısa dedi diye bence bu bile kısa; istersen salla daha, ne kadar sallarsan salla... gel bana ben de delikanlı altug sahaya çıksın diyeyim

    -(sınıfa perde takılacak, kimin alacagı belli oluyor) muhterem piyasaya girdigi için türkiye, bir perde lafı açıldı, rekaber ortamı dogdu; sınıf gümbürtüye gitti. çocuk çankayaya gidecek,
    verin yol parasını, tost parasını. hem belki dürüm yer çocuk...

    -eger konu$ursan gelirim oraya, çorabının ucundaki delige karı$ırım. sessiz sessiz otururken sizin çorabınızı soran var mı?

    -(sakız çigneyen ögrenci yakalar) var mı ba$ka sakız çigneme operasyonu yapan? (hocam unuttum walla) ya agızda sakız unutulur mu hiç? unutulan $eyin operasyonu yapılır mı? agza sakız alınır mı hiç? ba$ka (!) $eyler alın. ayrıca sakız çignendigini hissetsin. sakız tadını alın. di$iniz sakızla cak-cak sesi çıkartsın.

    -(tahtaya bir$ey çizer) güzel olmadı bu.. aslında estetik degil ama ayrı bir devlet, ayrı bir cumhuriyet; hani okul yolundaki solmu$ çiçek gibi.

    -bitiren yanındakinin kulak memesini elleyebilir. bak adam sarıldı hemen memeye. memeci herif!

    -dalga mı geçiyon, adam mı seçiyon?
  • matematik derslerini anlamlı kılmasıyla ünlü, deli dolu, bal hocalarından biri. ki ottü mezunu hocalar genelde bu formatta olurlardı. hafızamızda kalan incilerinden bi kaç örnek:

    - (melih soru sormak özlemindedir) hocam bişi sorabilir miyim?
    - sorular dinleyici istekleri köşesinde melihciğim, şimdi canlı yayındayız.
    - ders bitmesine beş dakka kala haber verin, sonra servislerin ardından postallarımızı fırlatmak zorunda kalıyoruz. hayır bagcıklar olmasa yine sorun diil.
    - kızım sende sallama sırayı...
    - anlayan arkadasının kulagına parmagını soksun.
  • buyuk insan rahatsiz insan. yukaridaki ve benzeri cumleleri kurarkenki ruh halini gormelisiniz. bir de soyle bir efsane vardir "sallama sirayi" hakinda. masira arapca yada farsca da, cok afedersiniz, sik anlamina gelirmis. salla siki derken anlasilmamak tam da ali pehlivan'a yakisir bir harekettir. benim favorim ise:

    roger waters beyindir.
  • èrkeklere "ricky","elvis","rocky balboa" ; kızlara da "catherine","sharon" gibi adlarla seslenen bu komik insandan bikac ornek:
    -neymi$ mat. ortak sınavı icin soru hazırlamak icin sabah 7de okulda olcakmı$ım. ulan daha karga bokunu yememi$ ben okula gelcem ha.

    hocam yasemin hanımı* gordunuz mu?
    -gordum.kantinin orda piyasa yapıyor.
  • zamaninda sinavin birinden dokuz (9) aldi diye sinif arkadasimizi tahtaya kaldirip herkesin gozu onunde bi temiz doven egitmen, kutsal insan. sonra da cocugu acaip onore ettigini iddia etmisti. veli toplantisinda annelerimize babalarimiza "sizinki de dokuz alsin, sizinkini de doveyim" demisti. sene 1988 miydi neydi. dovdugu o arkadas simdilerde her eve lazim bir markanin bolge muduru oldu.
  • (bkz: based on a true history)
    ali pehlivan kendisini dinlemek yerine fisildasan ogrencilere ayar vermek uzere konusmaya baslar:
    a.p: simdi ben haftaya sinav yapacagim (dakka bir gol bir), siz tabi sinavi iplemeyip calismayacaksiniz (sinifta firtina oncesi sessizligi hakimdir), sinavda terleyeceksiniz, dogru yaptiginizi zannettiginiz bir soruyu yanlis yaptiginizi farkedeceksiniz, silmeye calisacaksiniz yaptiklarinizi, e tabi ogrenci adam kalitesiz silgi kullanir ne olacak siz kagidi yirtacaksiniz, kagidi yirtinca duzeltmeye ugrasaaksiniz. ama kagit saman olacak ve daha pis yirtilacak ve en sonunda aglayacaksiniz.
    sinif ayari almistir ama beni teget gecmistir ayar. netekim sinav gunu:
    1. sinav kastirir terlerim
    2. limit sorusunu yanlis cozdugumu farkederim
    3. silmek icin elime silgiyi alirim
    4. kalitesiz silgiye bakarim (flashback, siyah-beyaz, ali pehlivanin sozu kulaklarimda cinlar)
    5. kagidi daha beter yirtarim
    6. dayanamayip gulmeye baslarim, siradan duserim, sinifa rezil olurum
    7. yillar sonra bu entryi girip (bkz: hey gidi gunler hey) derim