şükela:  tümü | bugün
  • muhtemelen dünyadaki en güzel siyahi kadınlardan biri. aynı zamanda eğitimli ve kaliteli bir müzisyen. soyunup dans etmek yerine oturup piyanosunu, sesini ve şarkılarını konuşturmayı tercih ettiğinden çoğu meslektaşı kadar popüler ve gündemde değildir. hem sanatına, hem de bozmadığı çizgisinden ötürü kişiliğine hastayız.
  • sesi de guzel, kendi de guzel, beni de çok seviyor.
  • tenine hayran olduğum diva.
  • girl on fire ile kulaklarima orgazm yaşatan sanatçı.
  • r&b, soul tarzda şarkılar icra eden sanatçı. çok çok fazla şarkısını bilmememe rağmen hep kendimi "alicia keys hastası" gibi hissediyorum sözlük. niye bilmiyorum. canlı performanslarını izliyorum; detone olmuş, sesi yetmemiş falan hiç umrumda olmuyor. sevgimde azalma olmuyor. aşık mı oluyorum sözlük? *

    şaka bir yana çok sevdiğim bir kadındır kendisi. küçüklüğümde bolca mtv izlememden mütevellit kendisine çokca maruz kalmıştım.* a woman's worth, fallin', girlfriend, you don't know my name, karma en çok hatırladıklarım o zamanlara dair. bir de usher'la aşk yaşadığı zamanlar my boo vardı.

    sonradan dragon days'i de keşfetmiştim. seksi, tatlı bir şarkıdır o da.

    ama benim en sevdiğim, beni en çok bu kadına bağlayan şarkı elbette if i ain't got you'dur. tek bir şarkıyla bir insan bu kadar sevilir mi derse biri bana, sevilirmiş be! gibi bir arabeskliğe girmem. girmedim.
  • hem güzel, hem doğal hem yetenekli hem de götü başı oynamıyor
  • ilginçtir ki en sevdiğim parçaları hep albümlerinin ikinci parçaları arasından çıkıyor. ki beş albümünün de ilk parçaları piyano intro'su olduğu için pratikte hepsinin albümün ilk şarkısı olduğu iddia edilebilir tabii.

    (bkz: girlfriend)*
    (bkz: karma)*
    (bkz: go ahead)*
    (bkz: love is blind)*
    (bkz: brand new me)*

    en sevdiğim albümü olan as i am'in kapanış parçası sure looks good to me bir istisnâdır.
  • erkek pop şarkıcıları arasında justin timberlake ne ise, kadın pop şarkıcılar arasında öyle bir yere sahip olmayan şarkıcı zira kendisi r&b efsanesidir, mariah carey ve janet jackson ile beraber, yaptıkları müzik genre'ının yaşayan en önemli kadın vokalleri, temsilcileridir.

    justin timberlake 2000'li yılların başlarında 'n sync boyband'iyle beraber endüstrideki yerini aldığında günümüzün justin bieber'ından farksızdı, hemen hemen her boyband'de olduğu gibi hitap ettikleri kitle sadece ergen kızlardı vesaire vesaire. bok attığım düşünülmesin, 'n sync tarihin en başarılı boyband'lerinden biridir, michael jackson ile aynı sahneyi paylaşma şerefine nail olmuşlardır. timberlake gruptan ve britney'den ayrılınca ilham perisi timbaland omzuna konmuştur, cry me a river, sexyback derken pop müziğin önemli isimlerinden biri olmuştur, severek dinliyoruz.

    bunun yanında, alicia keys 2001 yılında çıkardığı ilk albümü olan songs in a minor belki de en iyi r&b, soul albümlerinden biridir, fallin gibi bir şaheser vardır içinde, böyle güzel bir albümün meyvelerini de bir gecede 5 grammy alarak toplamıştır, o albümün çıkışından beri alicia keys bir r&b efsanesidir. bir no one'ı, empire state of mind'ı, girlfriend'i yada ne bileyim if i ain't got you'yu onun gibi kaç kişi söyleyebilir muamma. aynı zamanda oldukça iyi bir piyanisttir, canlı izleyemediğim için üzüldüğüm* bir kaç sanatçı/şarkıcıdan biridir, bir sonraki konserini hayatta kaçırmam.

    edit : 'n sync'in debut tarihi 1998 imiş, düzeltelim.
  • karni cikmis, mutlulugu yüzüne yansimis, güzelligine güzellik katmis. hamilelikten dolayi biraz durgun bir perfomans beklerken tempoyu hiç düsürmeden, piano üstünde uzanarak sarki söylemek mi, ziplamak mi, oynamak mi, sahneye kurulan merdivenden inip cikmak mi veya sayisini sayamadigim enstrüman calarak sahne performansiyla blöf eden melez.
  • adının okunuşu çok melodik olan bir hatun.