şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • yazılı/sesli/görsel eserlerin, kaynak göstermek koşuluyla, belirli kısımlarını kullanmak.
  • dinle ne diyor bak kayahan abi:
    "bizimkisi bir aşk hikayesiiiiii"
    (ümit davala)

    "ağlamak güzeldir diyor" bak sezeeeeen
    (gökhan özen)
  • montaigne bu yeteneği "başkalarının çiçeklerini en güzel şekilde aranje edenler" olarak tanımlar.
  • marcel proust a göre her zaman yapılması gereken eylem, bu eylemin amacını şöyle açıklıyor:

    "başkalarından alıntı yapma fırsatını hiç kaçırmamalı, çünkü bunlar insanın kendi söyleyeceklerinden daha ilginç oluyor."
  • alıntı yapılan eseri anlamsız ve ucuzlaşmış aforizmalara döndürebilen eylem. halbuki o damıtılmış cümlelerde sayfalarca ifadenin özeti vardır. gün görmüş kimselerin düşünceleri, hisleri; kitabın kimliği, filmin künyesi vardır.
    bu yapılmasın anlamında bir eleştiri değil aslında. kitaba özendirmek için, kitabın hissettirdiklerini ifade edebilmek için kullanan insanları tenzih ederim. kastım bunun kıymetli kelimelerin oku-geç şeylere dönüşmesine sebep olacak şekilde yapılması.
  • sözlükte yazar, filozof başlıklarının altındaki girilerin pek çoğu nasıl alıntı yapmamak gerektiğinin örneği. üşenmeden eserin bilmem kaç sayfasını birebir yazıyorsun. hangi eserden alıntı yaptığını da gösteriver bir zahmet. ancak sahibiyle özdeşleşmiş birkaç cümleden ibaret alıntılarda eser adının belirtilmesi gerekmemektedir. (ki bu durumda bile belirtsek daha güzel olur.)

    ayrıca alıntı yapılırken alıntılayanın kendine ait bir metin kaleme alması, en azından alıntıladığı metin hakkında kısa da olsa kendi çıkarımlarına da yer vermesi gerekir. aksi takdirde yapılan alıntılama değildir. sözlükte çok var böyleleri. bir de altlarına copy-paste değil alın teri diye not düşüp övünüyorlar. kitabı satır satır klavyede yazmak da copy-paste’tir.