şükela:  tümü | bugün
  • kışın bile sıcaklığı 20 nin altına düşmeyen alışveriş merkezlerinde, sadece gezen bu zavallı yaratıklar, genelde şehirlerin dışına doğru olan ancak motorlu taşıtlarla ulaşılabilecek bu güzelim mekanlara otobüs,metro vs. gibi taşıtlarla gelirler sadece gezip giderler hiç bir şey almazlar. oysa kendi otomobilleriyle gelen normal bireyler montlarını arabalarında bırakıp alış veriş merkezine girerler alış verişlerini yapar çıkarlar. ne zaman alış veriş merkezinde elinde mont olan biri görsem burnumu kapatıp geçerim çünkü fakirler kokar.
  • senin benim gibi insanlardır. tek dezavantajı, satış danışmanı olduğumdan mütevellit, kendilerine bir şeyler satamıyorum. ürünü tanıttığımla kalıyorum. çünkü belirtildiği üzre fakir insanlardırlar. ama fakir olmadan montla dolaşanlar gayet alış veriş yapabiliyorlar. fakir olmak onların suçu mu? mont fiyatları asgari ücretin %10'u olduğu sürece değil. ayrıca kokmuyorlar taammı?!!
  • 5 yıl içerisinde hiç mi hiç azalmamış kültürsüz insanlar.
  • bu insanlardan zavallı yaratık diye bahseden zihniyetlerden daha fakir değillerdir.

    saçma sapan aşağılamalarınızı da montunuzla birlikte arabalarınıza kilitleseniz keşke.
  • alışveriş merkezinde dolaşan kültürsüz dallamalardan sonra kültürsüzlükte ikinci sıradadırlar. siktir git sokakta dolaş, temiz hava al. alışveriş merkezinde dolaşıp 3 kuruş indirimin peşinden koşma davar.
  • plaza bebelerini rahatsız etmiştir.
  • duygusal fakirdir.

    bu tür konularda yorum yapmayı pek haz etmesem de; ironi yapmadığı aşikar olanlara bir çift sözüm var:

    güzel kardeşim, alışveriş merkezine evden ışınlanıp gitmiyoruz. 50 kiloluluk paltoyu elimde mi taşıyayım? kıçıma mı sokayım? sırtımda duruyor işte sana ne zararı var. amık!
  • güzel tespit.

    not: başlığa yazanlar da hep aynı şeyi diyor: "benim 3500 euro'luk montum var", "mercedes'imin anahtarını valeye bırakırken, üşümemek için montumu alıyorum"... fakirlik derken, mesele para değil oolum, anlamadınız mı hala...
  • akp'nin icatlarındandır. oysa eskiden avm'ler sadece elit semtlere özgüydü ve insanlar oralarda tişörtle dolaşırlardı. mont dediğin, sadece yeni alınmış olurdu ve karton torbada etiketiyle dururdu.

    akp ile kaybettiğimiz şey de biz zengin ve soylular olarak... işte bu avm'de gezme özgürlüğümüz oldu.

    halk adına yaptığımız halkçılık, halkla karşılaşınca folloş oldu. aslında halkçı değil de hakçı olmalıydık belki.