şükela:  tümü | bugün
  • aynı etkiyi elde etmek için git gide artan miktarda alkole gereksinim duymaktır. zamanla çok içip az etkilenmektir.
  • erkeklerde daha yüksek olan ve daha çabuk gelişen şey.

    ve bilinenin aksine avrupalıların hepsinde çok da fazla olmayan tolerans çeşididir. yani bir sürü farklı ırktan insanla birlikteydim ve büyük çoğunluğu avrupalıydı. ve aralarında birayla sarhoş olabileni bile vardı... ama sanırım türklerden daha çok içtikleri için daha fazla tolerans geliştiriyorlar.

    onun dışında genetik de çok önemlidir bu konuda.

    son noktayı koyacak olursam sanırım, düzenli alkol alırsanız bir kadın olsanız bile alkole fazlasıyla tolerans geliştirebilirsiniz ve birçok erkek sizden daha önce sarhoş olurken siz, onların şapşallıklarını izlersiniz. ama yine de alkolik olmamak lazım.
  • alkole dayanıklılık marifet değil bağımlılıktır
  • yükselen keyif eşiği olarak da bilinir. kişi önceki dönemlerde tükettiği alkol oranı ile artık kendini mutlu ve keyifli hissetmemeye başlar ve çare olarak aldığı dozu yükseltir. zamana yayılan doz artırımları alkolizm ile sonuçlanacaktır ne yazık ki.
  • bağımlılığın en önemli ölçütüdür.
    yıllardır her akşam aynı dozda içiyorsanız mesele yoktur ama beş yıl önce içtiğiniz iki-üç bira yerini zamanla beş-altıya bıraktıysa durun ve düşünün.
    birkaç sene sonrası çok geç olabilir.
  • uzun süre alkol kullanımı sonucunda istenen, hoşa giden etkiyi elde edebilmek için her geçen gün daha fazla miktarlarda alınan alkoldür . bu durum alkol toleransı olarak tanımlanır.
  • tam tersi olarak da gerçekleşebilen olaydır gibime geliyo. örneğin 1 yıl önce rutin olarak tüketilen günlük 5 birim iken şimdi 2 ve ya 1 birime düşmüş ise tolere olayı da tersine çalışabilmelkte. hemen çakırkeyf durumları ve ya blackout a kadar da uzanabilebilir. o sebep bu durum daha tercih edilen olnadığından tavsiye de etmem.
  • alkole gösterilen toleransın cinsiyete ve kişiye göre değişmesi. bu sadece içme sıklığıyla ilgili değil, birden fazla sebebi var.

    cinsiyet:
    kadınlar, erkeklere nazaran çok daha kolay sarhoş olma eğilimindedir. bunun nedenlerinden biri erkeklere nazaran daha küçük bir bedene sahip olmalarıdır. dolayısıyla aynı miktarda alkol daha küçük bir vücuda girmiş olur. bir kadın bir erkekle aynı kiloda olsa, o erkekle aynı miktarda içse bile; erkeğe göre kanında daha yüksek bir alkol seviyesi olur. alkol vücut yağında değil vücut suyunda tutulur. kadınlar genellikle erkeklerden daha yüksek vücut- yağ oranına sahiptir. dolayısıyla bir erkeğe nazaran daha az vücut suyuna sahiptir. bu da alkol emilimini yavaşlatır.

    genetik:
    vücutta işlenen alkolün çoğu, başlangıçta 'alkol dehidrojenaz' enzimi tarafından 'asetaldehit' adı verilen bir bileşiğe metabolize edilir. asetaldehit bileşiği ise aldehit dehidrojenaz enzimi ile metabolize edilir. bazı insanlar, aldehit dehidrojenazda yetersizdir, bu da kanda asetaldehit birikmesine neden olur. kandaki asetaldehit oranının artmasının semptomları cildin kızarması ve sarhoşluktur. örnek olarak asya kökenli insanlar genellikle çok daha kolay sarhoş olurlar. çünkü çoğunlukla genetik olarak aldehit dehidrojenaz enzimleri düşüktür.

    içme hızı - metabolizma hızı:
    eğer alkol, karaciğerin metabolize edebileceği hızdan daha hızlı içilirse karaciğerde asetaldehit birikir ve sarhoşluk artmaya başlar. yani 30 dakikada içilen 2 bira ile 10 dakikada içilen iki biranın sarhoşluğa etkisi içme hızı - metabolizma hızı açısından birbirinden farklı olacaktır.

    vücuttaki su oranı:
    alkol toleransına bir diğer etki eden şey vücuttaki su oranıdır. alkol adeta bir idrar söktürücü gibi davranır çünkü vücuttaki suyu bir sünger gibi emer. metabolizma, vücuttaki alkolü enzimlerken kandaki suyu kullanır. bu da daha sık idrara çıkmaya ve vücuttaki su oranının düşmesine yani dehidrasyona neden olur. çünkü alkol yağ ile değil su ile çözülür. halihazırda az su tüketen biri, daha kolay sarhoş olur. akşamdan kalma teriminin nedeni de budur. alkolün vücuttan emdiği su tekrar yerine konmazsa, daha uzun süreli sarhoşluk etkisine ve baş ağrısına neden olur.

    vücut büyüklüğü:
    120 kilo bir insanın vücuduna giren alkolle, 60 kilo insanın vücuduna giren aynı miktardaki alkolün sarhoşluğa etkisi farklı olur. 60 kilo insanın vücudunda daha az su olduğu için daha kolay sarhoş olur.

    içme sıklığı:
    sık alkol tüketiminin beyindeki nörotransmisyon (nöronlar üzerinden taşınan sinir iletimi) üzerinde çeşitli etkileri vardır. ıçme sıklığına göre beyin, belli bir stimülasyon (uyarıcı – tepki) seviyesi izler. bu seviye arttıkça alkol eşiği yükselir, azaldıkça düşer.
  • son zamanlarda bende anormal bir artış gösteren tolerans seviyesi. kendimi bildim bileli alkole karşı toleransım hep yüksekti. 20 yılı aşkın süredir içiyorum ama sarhoş olmam sayılıdır ki onlarda da çok abartılı içmiştim zaten. başka biri olsa komaya girerdi. bu biraz da genetik sanırım. yalnız son zamanlarda geldiğim hâl bir acayip. hiçbir şekilde işlemiyor neredeyse. bari azıcık kafam dönse, gözüm bulansa ama yok yani.

    beni şaşırtan ise; buna sebep olacak bilinen bir durumun olmaması. alkol tüketiminin artması gibi. çok uzun süredir alkol tüketimim ayda bir iki şeklinde seyrediyor. ne oldu da bu hale geldim, anlamadım bir türlü.

    bence iyi bir şey değil bu. sürekli alkol alan birisi olsam normal bir içicinin 3 katı kadar masraf etmem gerekir. alkolün cep yaktığı bu zamanda da bunu yapmak haliyle çok zor.