şükela:  tümü | bugün
  • insana kaybettiren çok şey var hayattta. ama kültürümüzde olmadığından ya da olmadığını düşündüğümüzden , belki de çok iyi bildiğimizden herşeyi , hep bardağın boş tarafını görelim, hep kaybedelim, hep içimiz kararsın, hep hatalı yaşayalım.

    glikoz şurubu besinlerle dolu market rafları.
    yediğin etlerin denetimi sağlıklı yapılmıyor.
    oldukça tehlikeli sayılabilecek bir mutfak kültürün var.
    yediğin sebze meyve eski tatları vermiyor.
    obezite konusunda oldukça ileri bir toplumsun.
    paket paket sigara içiyorsun fırsat buldukça.

    dünya çok aptal, biz çok zeki bir toplumuz. dünya çok aptal çünkü kültürlerinde şarap var, her öğle yemeğinde her akşam yemeğinde bira var menülerinde. biz çok zeki bir toplumuz, çünkü alkolun kaybettirdiklerini görüyoruz. o nedenle genlerimiz çok sağlam, en uzun yaşayan insanlarla dolu ülkemiz.

    biri yazmıştı sözlükte, dünyanın hiçbir yerinde hergün bira içtiğin için alkolik yaftası yemezsin. ama burada yersin. ama burada kaybedensin, ama burada akıllısın.

    daha az önce okudum turizm krizi başlığında. osmanlıda alkol 300 milyon , şu an 65 milyon tüketim falan. çok mu sağlıklıyız? çok mu ömrümüz uzuyor? çok mu zekileştik? çok mu mutluyuz?

    sen alkol tüketmediğin için kazandıkların olduğunu düşünüyorsun. ben alkol tüketmediğin için kaybettiğin şeyler olmadığını düşündüğüm halde sen alkol tüketenlerin kaybettiklerini saymaya çalışıyorsun . sadece alkol mu ? hadi sayalım aşırı çalışmanın, işsizliğin, obezitenin, empati yoksunluğunun, şiddetin , mevcut ülkenin ruh halinin kaybettirdiklerini. kaybettirdikleri eşleri, dostlukları, insanları.

    evinde şarap fıçısı bulunan fransız kaybediyor, evine bira hattı çekilen belçikalı kaybediyor, her gün rom tüketen karayipli kaybediyor, öğle yemeğinde bira içen alman kaybediyor. biz çok kazanıyoruz ya.

    sözüm kumar gibi alkol tüketenlerin dışındadır. bu dünyanın başına içenden çok içmeyenden kötülük gelmiştir. yani içmeyenden kork , içenden korkma.

    tanım: içki kültürünün sofralarımızda yer almamasından ve o kültürü bilmememizden kaynaklanan bardağın sürekli boş tarafını görme hadisesi.

    yiyin efendim yiyin. ama arada da için.

    debe editi: (bkz: minik eymen celep'e yardım ediyoruz kampanyası)
  • (bkz: karaciger)
  • ''karım beni içki içtiğim için mi terketti yoksa karım beni terkettiği için mi içmeye başladım hatırlamıyorum."

    çöz çözebilirsen.
  • ehliyet yazayım ve diğer ankete geçeyim.
  • bir adet baba

    babamı gördüğüm ilk günden beri içerdi. 46 yaşında da (ben 17, kardeşim 12 yaşında iken) rahmetli oldu. kaybettiğimiz şeyler yalnızca bir baba ya da annem için bir eşle sınırlı kalmadı.

    başlarda yaşama sevincimizi, enerjimizi, umutlarımızı kaybettik. sonradan gücümüzü kaybettik. sonradan "evde bir baba olması" durumunun oluşturduğu güveni kaybettik.

    önce acıdık. sonra alıştık. alıştıkça daha çok kaybettik, daha çok dik durduk, daha sert olduk.

    yaralandık, güldük geçtik. insanlara göstermedik.

    bir de evde hep içen bir babayla yaşama durumunun kaybettirdikleri var. her gördüğünde içen bir baba ve hiç muhabbet edememe. babanı hiç tanıyamama. o kadar az tanıdım ki ben babamı, en sevdiği şarkının haydar haydar olduğunu da o öldükten sonra öğrendim mesela.

    çok içmekten siroz olmuştu. siroz olunca beyin etkileniyormuş o zaman öğrendim. aklı karışırdı. adımızı unuturdu. kumandayı çakmak zannettiği olurdu. odun çuvalını soba zannedip kendini yakıyordu.
    o günlerde de çok kaybettik. babamızı kaybediyorduk ve bunu biliyor olmak bizim çocukluğumuzu yok ediyordu. içimizdeki çocuğu öldürüyordu.

    şimdi ayırt edemiyorum babamı özleyip özlemediğimi, o günler çok uzak geliyor ama "babam olması durumu"nu gerçekten özlüyorum. o güveni, o korkuyu, o sorumluluk hissini. bazen babam olsa böyle mi olurdu diyorum. ya da o olsa ben böyle mi olurdum? hiç bilemeyeceğim.

    kamu spotu: içecekseniz için elbette ama hobi olarak için. verdiği hasarlar tamir edilemez oluyor bazen ve hasar alan tek siz olmuyorsunuz.
  • sinir ve stres. şahsım adına en keyifli kafa dinleme aracı.

    edit: başlığı açan kardeşimiz maddiyatı bir kenara bırakırsak deyip işi hormonlara vurmuş. hahahaha lan böyle komedi olmaz. adamın en çok fav'lanan entrysi uzun uzun tuborg gold fiyatlarını eleştirdiği bir entry.
  • duygularınız.

    zaman geçtikçe sadece alkol alırken mutlu, üzgün, gururlu, heyecanlı hissetmeye başlarsınız, alkol almadan bu duyguları yaşayamaz hale gelirsiniz ve daha sonrasında alkol de bunları size yaşatmaz.
  • para lan tabi. içkiyi geçtim kolonya bile pahalı amına koyayım. ama ekonomi iyi.
  • "kaybettiğim herkes için ölüm yıl dönümlerinde bir kadeh içerek başladım içkiye. bir gün öyle birisini kaybettim ki, şimdilerde, diğer kayıplarımı hatırlamak için, sadece onların ölüm yıl dönümlerinde bırakıyorum içmeyi."

    oscar wilde
  • (bkz: aşk acısı)