şükela:  tümü | bugün
  • sozleri $oyledir (duzeltmeler icin anoktale'e ve kibritsuyu'na te$ekkurler):

    alla beni pulla beni

    alla beni pulla beni
    al koynuna yar
    gözüm senden baskasını görmez oldu yar
    gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar

    senin için dağları deler
    yol açarım yar
    senin için denizleri kuruturum yar
    senin için gök kubbeyi
    yerlere çalarım yar
    canım iste canım bile sana kurban yar

    dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun yar
    deniz derya gökler hep yerinde dursun yar
    gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar
    alla beni pulla beni al koynuna yar

    saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar
    bir nefeste güneşleri söndüreyim yar
    çıra gibi uğrunda ben yanayım yar
    canım iste canım bile sana kurban yar

    yıldızlar yerinde güzel bırak dursun yar
    saçlarımı ellerinle okşa yeter yar
    gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar

    rüzgar olup ince beline sarılayım yar
    çimen olup ayağına serileyim yar
    sürme olup gözlerine sürüleyim yar
    canım iste canım bile sana kurban yar
  • bugün bir kadırgalı aysel telaffuzunda senin olmaya geldim ifadesindeki angutluktan öküzlükten çok uzak, çok güzel sözlere sahip şarkı.
  • aslen henüz el ele bile tutuşamamış bir çiftin adrenalin yüklenmiş diyaloğudur...er kişi hatuna dokunanamakta (belkim hanım kızımız henüz böyle şeylere hazır değildir, bakiredir vs vs vs), biriktirdiği enerji ile neler yapabileceğini kızımıza anlatmakta, bu lafların arasında "ben var ya ben, bu enerji ile neler yaparım, seni uçururum buluttan buluta" mealinde mesajlar vermektedir...hanım kızımız ise, ya anlamıyor* ya da anlamazdan geliyor*, bu lafları bir kenara itmekte, realist gibi görünen romantik laflar etmektedir*...özünde "ben de sana yandım, azdım kudurdum" dese de görülen odur ki, "evlenene kadar olmaz" demektedir...

    belki de dememektedir ama ben anlamamaktayımdır*...
  • kisisel gorusume gore baris manconun yaptigi en guzel sarki...bestenin bas gitar kismi icin ise ahmet guvencin ellerini opmek lazim.bir bilgiye gore de sarkidaki bayan vokal baris manconun teyzesinin kizidir.seneler sonra sarkinin tekrar kaydinda , vokallerde yine kendisi soylemistir.
  • (bkz: deniz tüney)
  • orijinal halinde; deniz tüney'in muhteşem sesinden vokallerle insanın içini okşayan, fakat "yeni versiyon yapalım" diye kasılarak, bozulmuş; barış manço parçası.
  • türkiye'de günümüzün kadın erkek ilişkilerini doğru bir şekilde yorumlayan şarkıdır. zira, kadın varoluşundan beri, doğasına aykırı olarak erkek için süslenen ve onu etkilemeye çalışan olmuştur. her ne kadar genel kanı kızların nazlı olduğundan yanaysa da, aslında kadınlar erkekleri elde etmek için ve görünürde onları peşlerinden koşturmak için bir anlamda kendileri erkeklerin peşinden koşmaktadır. şimdi diyeceksiniz ne alaka? e tabii haklısınız, konuyu bağlamayı unutuyordum az kalsın, az sonra gerçekleştireceğim bunu. ayrıca kadınlar, erkek ararken kendini koruyup gözetecek, seven, yeri geldi mi döven, maço erkek tipine rağbet etmektedirler genelde (biliyoum, butun genellemeler yanlistir). her ne kadar bazı kesimler tarafından ezilen kadın olarak görülürken bu kadınlar, kendileri bu hallerinden son derece memnundurlar (konu ile ilgili olarak ayrıca (bkz: kadının yeri evidir)). bu aynı, gökten inen devrimlere alışamamış, bir yöneticinin boyunduruğu altında yaşamaya alışmış, bunu benimsemiş ve bundan memnun olan türk insanının anlayışı gibidir aslında. bu şarkıda da kadın, adamın onun için yapacakları ile ilgilenmiyor "alla beni, pulla beni, al koynuna yar" demektedir. bu lafı 3 bölümde incelemek istiyorum:
    "alla beni": süsleme anlamı ile kullanılabileceği gibi, kadına vurulup kızartılması gibi de kullanılabilir. yüzünün alının tokatın iziyle olması gibi düşünülebilir yani.
    "pulla beni": süsleme anlamı dışında bir şey gelmiyor aklıma.
    "al koynuna yar": kadının korunma, sığınma iç güdüsü ile söylemesi muhtemel olan laftır. az önce bahsettiğim maço erkek arayışına bu bir örnek teşkil etmektedir.
    adam şarkıda "güneşleri söndürürüm, yıldızlardan taç yaparım" diyor ve kadın için türlü imkansızlıkları başaracağını söylüyor; ama kadının umrunda olan bu değildir tabii. kadın onu koruyacak, sevecek, süsleyecek, yeri gelince döven kocasını aramaktadır. adam ülkeyi mi kurtarmış, kahvede vaktini öldürüp milletine yararsız mı kalmış kadının hiç umrunda değildir.
    sonuç?
    erkekler ne yaparlarsa yapsınlar kadınlara beğendiremezler bir türlü kendilerini. işte bunun asıl nedeni, erkeklerin kadınların aslen istediklerini yapmak yerine kadınların umursamadığı şeyleri gerçekleştirmeleridir. kadınlar ne ister peki? biraz ilgi , dinleniyormuş gibi yapılması, süsler ve korunmak ister. kadınlar, genelde erkeklerin düşünüğünün aksine maço erkek ister. yani en azından türkiye'de birçok kadın için durum böyledir. yok mudur değişim? vardır tabii, iyi ki de vardır. nasıl türkiye tepeden inen demokrasiyi kullanmaya yeni yeni alışıyorsa; kadın da özgürlüğünü istemeyi, kendi ayakları üzerinde durabilmeyi ve bir birey olabilmeyi yeni yeni başarıyor.

    not: buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim.
    not2: bir kısmına bakıp sonra direk bu notları okuyanlardan ise tamamını okumalarını rica ederim.
  • melodisi yine barış mançonun seslendirdiği çıt çıt çedene türküsüyle hemen hemen aynıdır. aynı altyapıya dayansalar da ikisi birbirine karışmaz, ayrı kulvarların önde gidenidirler.
  • kadın vokalin sesinde utangaç bi davet var..
  • hiç aşk kelimesini kullanmadan aşkı en güzel anlatan şarkılardan biri.

    şimdi böyle şarkı bulmak zor. her şarkıda her nakaratta, iki satırdan birinde bir aşktır gidiyor ama hep dile pelesenk olmuş içi boşalmış. laf olmuş beri gelmiş. bu anlamda çok çok özeldir alla beni pulla beni.

    "senin için yıldızlardan taç yapayım yar
    ... kemer olup ince beline sarılayım yar
    ... sürme olup gözlerine sürüleyim yar"

    daha güzel anlatılabilir mi?