şükela:  tümü | bugün
  • güzel bir temmenni şeklidir.başkası için ne düşünürsen sözünün versiyonudur bir nevi.
  • amin denilesi güzel niyaz. allah herkesin gönlüne göre versin şeklinde genelleştirilebilir. ayrıca annemin hayırlı mevzularda* hakkımda ettiği dua olup, allah tarafından kabul edildiğine olan inancım her geçen gün pekişmekte.
  • esasen ben işin içine allah'ı karıştırmadan, 'gönlüne göre olsun'u düşünmek istiyorum bu entaride, ancak yeni başlığa gerek yok.
    gönlüne göre olsun'u buradan türkçe'deki en güzel temenni ilan ediyorum. bundan şahanesi ve imkansızı olamaz.
    gönül'ün anlamı "sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı" (tdk) olduğuna göre, gönlüne göresini beklemek, onu umut etmek, onu özlemek bir insanın başına gelebilecek en aciz durumlardan biri olmalı; ki dilimizde olduğuna göre hepimizin içinde olduğu durumdan bahsediyorum.
    bir dil düşünün ki, konuşanlarına böyle bir şey empoze ediyor; dünyalarında böyle bir kavram yaratıyor.
    ya da tam tersi, bir kültür düşünün ki, böyle bir şeyden konuşuyor, kendini böyle bir şeyin içinden ifade ediyor, bu sebeple de dilinde böyle bir sözcük yaratmış. vitgenşıtayn'a açıklasam, gözyaşlarına boğulurdu.
  • kimi zaman söylenebilecek en büyük hakarettir.

    çünkü deli gibi sevmişsinizdir onu tanıdğınızı sanmışsınızdır, zamanın cilvesi ile onu kaybetşsinizdir, fakat yine o zaman belirli bir süre sonra onu karşınıza çıkarmıştır. nişanlısından ayrılmıştır, artık sen onu o seni tanımakta ve sık sık konuşmaktasın senin onu tanıdığını ve onun da seni tanıdığını sanmışsınızdır. artık iş ciddiye binmiştir. artık aileleri tanıştırmaya ve isteme merasimine geçilmiştir ve fakat onun ailesinin bitmez tükenmez ağır istekleri karşısında dumura uğranmıştır. ailenin büyükleri evden ayrılmış ve olumsuz sonuçlanmıştır. yinede sevdiğin için bişeyler yapmaya çalışmış çabalamış ama bir şekilde olmamıştır. en mantıklısı olarak onunla bu durum konuşulmuş ve onu tanıdığın sandığın için hali vaziyet arzuhal edilmiştir. ve hiç beklemediğin ölünceye kadar kulaklarında çınlayacak olan, çınladıkça taaaaaa yüreğinin derinliklerinde sızlayacak olan, onunla beraber biraz enayiliğine, ama çokça da onu deli gibi nasıl sevdiğine yanar gayri ihtiyari olsada iki damla yaş süzülen o sözcükleri duyarsın. 'allah gönlüne göre versin' ömrün boyunca duyduğun en büyük hakarete maruz kalırsın.

    allah galiba seni gönlüme göre vererek bana en büyük cezayı vermiştir, diye düşünmeye başlarsın.
  • son bir senedir en çok duyduğum cümlelerden biri. çokta güzel bir temenni gibi duruyor.ama beni gönlümden şüpheye düşürüyor hani yanlış mı var gönlümde diye. bir buçuk yıl oldu garip bir çıkmazdayım artık herşey yoluna girsin istiyorum.
  • geçtiğimiz hafta metrobüse yürürken peçete satan bir teyze söyledi bunu bana. o kadar üzüldüm ki neredeyse kalbim parçalandı. dönüp "vermedi teyze. çok istedim ama olmadı." diyecektim ki teyzenin bunu bilmesine ne gerek var dedim ve ikiledim.

    o yüzden bu cümleyi söyleyen yakınlarıma sitem edebilirim.

    edit: bekleyene veriyor. verdi. kesin bilgi yayalım.
  • "bir gün birine, ”allah gönlünün murâdını versin” diye dua etmiştin de, “sakın!” demişti. şaşırmıştın. o güzel insan açıklamıştı: “niye şaştın? ben
    gönlüme güvenmem! benim gönlüm iyiyi de ister, kötüyü de ister. lazım olanı da olmayanı da ister. ben gönlümün muradına güvenmem. fakat dua et, o’nun murad, benim gönlümün de muradı olsun. o’nun hakkımda murad ettiği şey, benim nefsime zor ve ağır gelmesin.”

    o vakit, dönmüş de bakmıştın kendi haline. görmüştün ki pek çok muratların var. kolları her bir yana yetişen kocaman ahtapotlar gibi, ne görseler arzuyla uzanıyorlar. her yanının talepten ibaret olduğunu fark edince garipsemiştin. muratlarından kimi cennet kapısına, kimi de cehennem çukuruna taşıyor gibiydi seni. hem baktın ki sırat pek kaygan. işte o gün anladın: “gönlüne giren, aklını çelen her murâda güvenmemen lazım.” kimi murâd, hayır sandığın halde şermiş. kimisi şer sandığın halde hayır. sırat üstünde seni hakk’a taşıyan er lazım! yolda bırakacak değil, kurtaracak nefer lazım!

    - yazı alıntı fakat nereden hatırlamıyorum. kaynağını ne yazık ki not almamışım.
  • kimine en güzel dua, kimine de en ağır beddua yerine geçebilecek söz. ki sanırım bu cümle sarfedilse de edilmese de, allah mi dersiniz, evren mi, bilinçaltı mı, yoksa sistem mi bilmem, bi noktada herkesin gönlüne göre veriyor zaten. ve bu bahsettigim durum, oyle 'iyilik yapan iyilik bulur' gibi yuzeysel bir sey degil, cok daha karmaşık.
    o yüzden tavsiyem, bırakın herkesi kendi haline. siz kendinize dönün, kendi hayatınızla ilgilenin.