şükela:  tümü | bugün
  • bir gün allah'a "ulan zaten hepiniz benimsiniz, neyi neye emanet ediyosunuz anlamiyorum ki" dedirtecek dua kalibi.
  • ibrahim çavuşun default position u..
    (bkz: cokertme)
  • bosna'da "güle güle" anlamında kullanılan kalıp.

    "allah'a emanet ol" anlamında, "ol" düşmüş. yedinden yetmişe insanların boşnakça konuştuktan sonra birbirlerine "allaha emanet" diyerek ayrılmalarıyla insanın içini kaynatan ifade.
  • bazı işlerin yürüme şekli... yani en ufak bir zamanlama hatası ile yer ile yeksan olacak meseleler, öyle boşlukta, yüce mavlanın huzurunda huzur ile hayatta yer bulmaya devam etmekte... bir insan faktörü girse boktan beter olacak şeyler çalışıyor gibi görünmekte...

    -işler nasıl
    -allaha emanet
    -sence şu iş de yetişir mi
    -allahın izniyle
    -saat üçe yetişir mi
    -inşallah...
  • türkiye' nin deprem stratejisi.
  • her gün deprem korkusuyla yaşayan istanbullunun hali.

    resmen b.ktan evlerde ölümü bekliyoruz ama gel gör ki kime sorsan evi yapılırken temelden kayalar çıkmış, makina bir türlü zemini kazamamış!

    (bkz: allahım sana geliyorum)
  • tevekkül sözü.
    sabahın erken saati. sokağın ortasında bir minibüs istop etmiş. okul servisi. içi öğrenci dolu.
    şoför ısrarla kontağa yükleniyor. motor çalışıyor gibi oluyor sonra duruyor. adam epey denedi ve motoru çalıştırdı.
    ve minibüs öğrencilerin coşkulu alkışlarıyla hareket etti.
    araç uzaklaşırken arkasındaki yazı dikkatimi çekti. büyük puntoyla: allaha emanet

    hoş bir enstantaneydi.
    eyvallah kaptan.
  • (bkz: metro turizm)
  • hızlı söylendiği için genellikle "allaamanet" şeklinde söylenen veda söz grubu. allah'a ısmarladık'ın "allaasmarladık" şeklinde söylenmesi gibi.
  • bosnalı bir arkadaşımla vedalaşırken bana hızlı bir şekilde alaemanet dedi. ancak kelimeyi çok hızlı ve birazda yuvarlayarak söylediği için kendisine bu kelimenin anlamını bilip bilmediğini sordum. kelime anlamı olarak dillerine yabancı dilden girmiş bir kelime olduğunu ve allah dışındaki kısmını bilmediğini ama bu kelimenin insanlar birbirlerinden ayrılırken kullanıldığını söyledi.
    ben de kendisine bu cümlenin ben yanında değilken sen allaha emanet ol demek olduğunu anlattım. çok şaşırdı. emanet olmak kelimesini ilk başta ödünç vermek şeklinde çevirdiğimi fark ettim ve ortak konuşma lisanımız olan almanca da tam karşılığını anlatmak için epey bir çaba sarf etmiştim.