şükela:  tümü | bugün
  • mümkündür. evet hacılar nasıl mümkün olabileceğini açıklıyorum hem de bilimsel olarak.

    öncelikle belirteyim ki bu doğrudan benim bulduğum bi şey değil aslında. referansım einstein'ın özel görelilik teorisi. ama bunun, allah'ın hiç doğmamış olması, ezelden beri var olması ve de sonsuza kadar var olabileceği ile ilişkilendirilmesi bana aittir.

    şimdi bunun teorik olarak mümkün olduğunu kendimce yorumlayacağım.

    biliyorsunuz ki evrenimizde bazı değiştirilemez, dogmatik diyebileceğimiz evrenin başından beri bu şekilde süregelmiş sabitler vardır. evrensel sabitler. yine bilirsiniz ki ışık hızı da evrensel sabitlerden biridir. ve saniyede 300k kilometredir. bu hız, illa ki ışık belli ortamlardan geçerken azalabilir ama herhangi bi şeyin ulaşabileceği maksimum hız budur hacılar. yani ışık hızının ötesine geçmemiz "bu evrende" mümkün değildir, en azından einstein reisin teorisine (i.e. modern fiziğe) göre.

    ışık hızından daha hızlı hareket etmek bizim evrenimizin doğası gereği zaten mümkün değil. kütlesi az veya çok olan herhangi bir şey için de ışık hızına ulaşmak pratikte veya en azından günümüzde hayal, fakat teoride imkansız değil.

    şimdi diyelim ki oldu da eskaza ışık hızında hareket etmeyi başardınız. bildiğin ışık hızında hareket ediyorsunuz şu an, hayal edin. ışık hızında hareket ettiğiniz için, yine einstein'ın teorisine göre zaman sizin için duracaktır. yani mesela ışık hızıyla 50 dünya yılı kadar süreliğine bir gezintiye çıktığınız zaman, dünyadakiler için 50 yıl geçmişken, sizin için zaman durmuş olacak ve 50 yıl önce seyahate başladığınız andaki halinizle, şu anki haliniz arasında gram fark olmayacaktır. gıdım yaşlanmayacaksınız yani. bu durumda, ışık hızında hareket ettiğiniz müddetçe zaman artık sizin için duracağından sonsuza kadar yaşamanız mümkün olacaktır. haliyle teorik de olsa bi insan bile ışık hızında gittiği takdirde kendisi için akan zamanı durdurup sonsuza kadar yaşayabiliyorsa veya en ufak bi değişime bile uğramadan varlığını koruyabiliyorsa diyelim, sonsuz güç ve kudrette olduğu söylenen bir yaratıcının sonsuza kadar var olması akıl almayacak bi şey değildir. yani herhangi ekstra bir şey yapmayıp sadece ışık hızında hareket ederek dahi zamandan münezzeh olması mümkün, üstelik uzay gibi sürtünmesiz bir ortamda bir şekilde bir kere ışık hızında harekete başladığında, o hızı korumak için ek bir enerjiye de ihtiyacı olmayacak. hatta belki de ışık hızında madde bildiğimizden farklı da davranabileceğinden belki de onu artık durdurmak zaten söz konusu değildir, bilemedim.

    işin sonsuza kadar var olma kısmı halloldu, peki hiç doğmamış ve bu nedenle de herhangi bi başlangıcının olmaması, yani "‘ne zaman dünyaya geldi’ sorusuna cevap olarak ‘sonsuz zaman önce’ veya ‘ezelde’ denmesi olayını napcaz" diyorsanız hemen oraya geliyorum.

    bunu da yine einstein'ın teorisini baz alarak, kendimce yorumlamaya çalışacağım.
    bunu açıklamak için einstein'ın kendi teorisini nasıl geliştirdiğinden bahsetmek istiyorum. einstein bu teori üzerine kafa patlatırken, dünyaya ya da evrene kendi gözünden değil de bir fotonun, yani bizzat ışık hızında giden bir parçacığın gözünden bakmayı tercih etti. ve fark etti ki bizim gördüğümüzle aslında bi fotonun gördüğü çok farklı. öncelikle foton için zaman diye bi kavram yoktu. ve haliyle bir fotona göre, var olan her şey bir anda var oluyormuş gibi geliyordu. yani mesela diyelim ki foton 5 milyar ışık yılı mesafe kat edecek. o mesafeyi kat etmeye başlamasıyla, kat etmesi bir foton için anlık bi şeydir, yani fotona göre bırak 5 milyar yılı, hiç zaman geçmemiştir. o esnada fotonu durdurup "agam farkında mısın sen yola çıktığından beri 5 milyar yıl geçti, 5 milyar yıldır yollardasın" desen, "hadi ordan" derdi herhalde. haliyle bir fotonun "ne zaman doğdun, ne kadar zamandır varsın" gibi sorulara olası cevabı "az önce", hatta "hemen şimdi" olacaktır. bu durumda, foton için zaman kavramı olmadığından, fotonun gözünden baktığımızda kendisi aslında hiç doğmamıştır çünkü doğması, yaşaması, hatta sen milyar milyon yıldır hareket halinde olması gibi eylemler süreç gerektiren, zamana tabi olan eylemlerdir, fakat foton için zaman kavramı yoktur ve bunların hepsi aynı an içerisinde gerçekleşen eylemlerdir. yani foton için ne zaman doğduğu ve ne kadardır var olduğu, hepsi dün gibi olmasına rağmen, ezeli ve ebedi şeylerdir.

    dediğim gibi foton bi anda doğmuştur, bi anda 5 milyar ışık yılı mesafeyi kat etmiştir, ve en önemlisi bu süreç içindeki her şey de haliyle yine foton için "bi anda" olmuştur. bu aynı zamanda, allah'ın "bir şeyin olmasına karar verdiğinde ona sadece ‘ol’ der, o da hemen oluverir"* hikmetini de destekleyen bir olay. yani fotonun yaratma kabiliyeti olsaydı şayet; fotona göre, yarattığı her şey bi anda yaratılmış olacaktı.

    hatta daha da bokunu çıkartıyorum, görüyorum ve arttırıyorum; bi fotona "şu an nerdesin" diye sorsan ve o an için spesifik bi yer söylese, ve 5 milyar ışık yılı sonra, yani doğal olarak foton da 5 milyar ışık yılı kadar mesafe kat etmişken, fotona "peki şimdi nerdesin" diye sorsan; foton için aynı anda, aynı zaman dilimi içerisinde, yani hiç zaman geçmemişken bu sefer de başka spesifik bi yerde olacaktır. yani fotona göre foton aynı an içerisinde bi ordadır, bi burdadır. yani kısacası, foton aynı an içerisinde aslında her yerdedir. (bkz: atomların aynı anda iki yerde olabilmesi)

    toparlayacak olursam, bunları sadece allah ile ilgili bu tarz şeylerin bizim kendi evrenimizde bile herhangi bi şey tarafından teorik olarak mümkün olabileceğini açıklamak için anlattım. bu, bu evrende, ve bu evrendeki "şeyler" tarafından bile mümkün olabiliyorsa, allah için neden mümkün olmasın be hacılar? allah için açıklayamayacağımız, bizim bilmediğimiz ve belki de hiçbi zaman bilemeyeceğimiz ve de algılayamayacağımız kurallar, yasalar geçerli olabilir üstelik. zaten allah'ın yaratmış olduğu bi evrende ve o evrendeki şeyler için bile allah'a atfedilen bu özellikler pratikte imkansız da olsa teorik olarak mümkün olabiliyorsa, allah'ın kendisi için mümkün olamayacağına inanmak bence kendini kandırmaktır.

    not: evet fotonun konuşabildiğini sanan bir özürlüyüm.