şükela:  tümü | bugün
  • attila ilhan'in son romani. kendi agzindan roman:
    "romanım 1920'li yıllardaki durumla yaşamakta olduklarımız arasında vahim mukayeselere yol açabilir, kimbilir belki de bu yüzden yazılması lazım gelmiştir. yıllardır benzer bir işgal atmosferi yaşamıyor muyuz? bu defa ecnebi, bayrak çekerek kışlalara girmiyor sessiz sedasız kafalara çörekleniyor. yanıbaşında konuştuğun senin gibi bir 'yurttaş' mıdır yoksa hangi ‘muhipler cemiyeti'nin üyesi midir belli değil. bir de mustafa kemal paşa'nın hiçbir şekilde beşeri bir insan halinde yansıtılmadığına dair bir saplantım vardı. yansıtmaya kalkan da yalnız sofrayı anlatıyordu..."

    romandan alinti bir sayfa:

    reis paşa çakırkeyif, sağ kolunu fikriye'nin beline sarmıştı; genç kadın mutluluktan uçuyor, aralarında söyleşiyorlar... koridorda fikriye'nin oda kapısına ulaştılar; bir an bekir çavuş'un aydınlatsın diye bıraktığı idare lambasının titrek aydınlığında, birbirlerinin gözlerinde kayboluyorlar.

    reis paşa,
    ‘‘...bilir misin ben, en çok neyi merak ederim?‘‘

    fikriye'nin titreyen, hafif aralık dudaklarına bakıyordu.
    ‘‘- ... neyi paşa'm?‘‘

    ‘‘- ... senin ağzının tadı nedir? bizim oraların tadı mı, yoksa?‘‘

    fikriye kalbinin çırpıntısından ölecek; bütün gözleriyle yemyeşil, paşa'nın mavi enginliğine dalmış; dudakları titrek, sesi fısıltıya yakın diyor ki;

    ‘‘ ...kimse tadmadı ki, bilsin paşa'm‘‘

    mustafa kemal, insiyaki olarak uzattığı dudaklarına eğildi, belli belirsiz öptü; bir kere daha, biraz daha belirgin, tekrarladı; arkasından kulağına eğilip fısıldadı;

    ‘‘- ... tam da bizim oraların tadıymış, rumeli'nin tadı!‘‘

    daha fazla direnemeyip, sarılıyor; sımsıkı öpüşüyorlar; kulaklarında sadece, kalın sessizliğin sinsi ıslığı...

    (sayfa 341)

    kaynak:http://www.hurriyetim.com.tr/…~5@nvid~205149,00.asp
  • iş bankası kültür yayınlarından çıkan ve bugün kitapçı raflarındaki müstesna yerini alan, attila ilhan'ın yeni romanının adı. kendisi radikal kitaba kapak olmuş.
  • yıl 1920. "reis paşa" artık anadolu’ya geçmiş, milletvekilleri ankara’ya toplanmakta... yurdun dört bir yanında direnişin ateşi harlanmış. ama kışkırtmaların, ayaklanmaların da ardı arkası kesilmiyor. ortalık toz duman.
    "reis paşa" bir yandan savaşı yönetirken, bir yandan da tasarladığı geleceğin tohumlarını atıyor...
    allahın süngüleri bu büyük direnişin öyküsünü anlatıyor ve onun kahramanlarının etten kemikten, insan resimlerini çiziyor. mustafa kemal, ismet inönü, hâlide edip, yunus nâdi... makbûle hanım, zübeyde hanım, büyük aşk fikriye... tarih kitaplarında birer isim olan bu şahsiyetler romanda adeta canlanıyor, hayat buluyor. hepsi bazen soğuk ankara tepelerinde, bazen istanbul'un bir zengin konağında, bazen tıklım tıklım direnişçi dolu trenlerde, bazen meclise giden tozlu yollarda nefes alıyorlar...
    allahın süngüleri, aynanın içindekiler dizisinin altıncı romanı...
    (tanıtım yazısından)
  • "bu kitapta anlatılanların gerçek kişilerle ve olaylarla hiçbir ilgisi yoktur. onları ben, büyük bir aynanın içinde gördüm. üstelik ayna dumanlıydı ve olmayan bir şehirde geziniyordu." şeklinde na baş sayfasında bir tırnak bulunan kitap.
    ve kitabın adı tam olarak şöyle: allahın süngüleri "reis paşa"
    sözlüğün büyük harf kısırlığı nedeniyle tam olarak şöyle değil, gerçekten öyle. gerçekten de tırnaklı bir kitap. baksanıza adında bile iki tırnak var.
  • kurtuluş savaşı ve milli mücadelenin en zor dönemlerini anlatan attila ilhan romanı
  • (bkz: singularity)
  • atatürk ve milli mücadele üzerine yari kurgusal attila ilhan romani...
    olaylarin gerçek döngüsü tüylerinizi diken diken etmeye zaten fevkalade müsait iken, attila ilhan'in engin anlatim dagarcigi bu etkiyi ikiye katliyor. kimi yerlerde agir osmanlica vocabulaire kullanmasi, konuya ve zamana nüfuz edilebilmesine yönelik yerinde bir tutum kanimca...
  • ismiyle bile yeri göğü titreten roman.