şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: hilal gökteki en büyük cisimdir)

    öncelikle belirteyim bu başlığı müslümanlık propagandası veya ateizm propagandası yapmak için açmadım. bana mantıklı gelen bir bilgiyi paylaşmak için açtım.
    isteyen bunu inanmak, isteyen inanmamak için sebep kullanabilir, beni ırgalamaz, ilgilendirmez.

    allah: el-ilah: kök-ilah demektir.

    ekber: en-kebir: en-büyük demektir.

    böyle tercüme ettiğimizde "kök-ilah en-büyüktür" denmektedir.

    lâkin daha derine indiğimizde, etimolojiyi ve o dönemki arap dilini ve inanışını araştırdığımızda bu ifadenin kökenini daha iyi anlayabiliriz.

    örneğin o dönemde çok tanrılı, putperest bir anlayış hakimdi. sayısız tanrı vardı. ve her tanrının gökte bir yıldızı veya gezegeni vardı. örneğin tarık yıldızı diye kuranda başlı başına bir sure vardır. orada yıldız diye betimlenen bu cismin venüs gezegeni olduğunu öne sürenler var. bu gezegen de örneğin bir başka tanrının sembolü idi.

    gökteki her yıldız, cisim veya güneş bir tanrının timsali idi.
    arapçada dolunaya "kamer" denilir. yeni doğan aya "hilal" denilir.

    bir de arapçada ebced hesabı vardır. her sessiz harfe bir değer vererek matematiksel olarak topladığınızda o kelimenin ebced toplamını bulmuş olursunuz.

    "hilal"in ebced toplamı 66'dır. "allah" kelimesi de aynı sessiz harflerden oluşur. onun da ebced toplamı 66'dır. ayrıca kendi bayrağımız da dahil olmak üzere müslümanlığın hilalle ilişkisini bilmeyen sanırım yoktur.

    ay hilal pozisyonundayken açısal olarak dünyaya daha yakın olduğu için "kamer" yani dolunaydan daha büyük gözükmektedir.

    "el" takısının nerden geldiğini araştırdığımızda bugün "tek" olarak tercüme edilebilecekken geçmişte "kök" olarak tercüme edilebileceğini görüyoruz. örneğin bir babanın çok sayıda çocuğu olabilir. ama her çocuğun tek babası vardır. çocukların babasını ifade ederken "el" takısı kullanılır. örneğin ibn-ül-arabi: arabın-oğlu
    benzer şekilde "herşeyin tek kökü vardır"ı ifade etmek için "el" takısı kullanılır.

    şimdi bunca astronomi ve dilbilim bilgisinden sonra şu bilgiyi sindirmemiz daha kolay olacaktır:

    "gökyüzündeki bütün yıldızlar/gezegenler/cisimler bir tanrıysa, bunların yaratıcısı bir tanrı da olmak zorundadır. bu yaratıcı tanrı, kök-tanrı tabii ki bu gök cisimlerinin en büyüğü olmalıdır. gökyüzündeki en büyük cisim hilal olduğuna göre, demek ki allah en büyük tanrıdır, ve diğer tanrıları da o yaratmıştır."

    bu düşünce hz. muhammed öncesinde de var olan bir inanıştı. hz. muhammed'in esas mesajı ise "allah'tan başka tanrı(ça) yoktur" olmuştur * yani diğer tüm gök cisimlerini vb. allah'ın yarattığı ama onlara bir ilahlık: yöneticilik vermediği.

    ben kendi adıma bu kavramın anlamını bilmeden 25 yıl güzel ülkemde yaşadım.
    sizlerle de bilgimi paylaşmak istedim.
    niyetim herhangi bir provokasyon veya tartışma değildir.
    "hilal gerçekten de yeryüzünden çıplak gözle gözlenebilen en büyük gök cismidir"