şükela:  tümü | bugün
  • bana ankilozan spondilit tanisi konmasinin uzerinden bir hafta gecmeden, henuz ben yeni ogrendigim hastaligimin sokunu bile atlatmamisken hemen ozel saglik sigortasi policemi iptal ederek (yenilememe, yeni hastaligimi police disi birakma falan degil, iptal etme) zor gunumde "yanimda olmus" sirket. tum hissedarlari tedavisiz hastaliklara yakalanip kivranirlar insallah. bu sahtekar sirketle calismayin, calistirmayin.
  • kesinlikle calışılmaması gereken bir sigorta şirketi ve hatta halkı uyarmak gerek bu konuda.
    100% ödeyeceklerini her yerde beyan etmelerine ve ameliyattan önce de teyit alınmış olmasına rağmen, çok kritik bir ameliyattan sonra kalkıp "ama siz bizim anlaşmalı olduğumuz doktora ameliyat olmadınız, o yüzden sadece 60%ini ödeyeceğiz" diyen bir firma.
    "fakat anlaşmalı olan doktor da olmayan doktor da aynı parayı istiyorlar, sizin için ne değişecek, sonuçta tutar aynı tutar" denildiğinde şirket prensiplerinden bahsetmişlerdir. yani kendi güvendiğiniz doktora değil de onların istediği hiç tanımadığınız bir doktora hayatınızı emanet etmenizi bekliyorlar.
  • öncelikle türkiye'deki iştariki için (bkz: allianz sigorta a.ş.)

    türkiye iştiraki olan allianz sigorta a.ş.'nin ortaklık yapısı şöyledir:

    allianz europe b.v. %84
    tokio marine and nichido fire ınsurance co. ltd. %10
    diğer %6

    bu durumda bir türk şirketi diyemeyiz. ayrıca avrupa'da yemek çay gibi ek faydalar olmadığından üst yönetim bu konuyu pek önemsemez. hatta eski bir ingiliz mühendis arkadaşım eski şirketimde yemek verildiğini görünce şok olmuştu.

    ha çay-kahve ücretsiz olsa daha mı iyi olurdu; evet.
  • bir dönem çalışanlarına emeklilikleri ya da şutlanmaları durumunda kıdem tazminatı vermemek için her yıl sonu sözleşmelerini fesh ettirip * tekrar sözleşme imzalatan asil şirket.
  • kesinlikle çalışılmaması gereken sigorta şirketidir. şirket prensipleri tam bir fiyasko. taahhüt ettikleri ile geri verdikleri birbiriyle ölçüşemez bile. çalışan elemanları da tam bir maldır.

    hemen anlatalım da herkes anlasın.

    evimize hırsız girdi, arka balkon kapısını kıraraktan. evi darmadağan edip, tüm altınları ve bilgisayarları ayrıyetten değerli birkaç saatle birlikte birkaç şişe viskimizi çaldı. biz üzerine bir bardak su içtik ama sigortamız var ya nasıl olsa zararımızı karşılar. öyle anlaiştık adamlarla çünkü. velhasıl o gece eve polis geldi, parmak izi vs. derken bir kapı tamircisi bulduk ve kapıyı tamir ettirdik haliyle. ayazda kalacak halimiz yok. ertesi gün evi topladık, sigorta şirketine haber verdik. bize eksper göndereceklerini söylediler. eksper olaydan 3 gün sonra geldi. evi gezdi. hırsızın nereden girdiğini sordu, arka balkon kapısını gösterdik. eksper burada hayatının sorusunu yöneltti bize: "bu kapıyı siz mi tamir ettirdiniz?". yok canım ne alakası var hırsız giderken bir de tamirci çağırmış kapıyı yapıp gitmişler. böyle gerizekalı, böyle mal soruların ardı arkası kesilmedi. evden çalınanların listesini verdik karşılarına değerini yazaraktan değerlendirmeye aldılar. bir ay süre geçmesi gerekiyormuş hani hırsız yakalanırsa diye. hırsızın yakalandığı falan yok tabi. ardından biz(!) gidip emniyetten hırsızın yakalanmadığına dair raporu aldık ve teslim ettik. süreç uzadıkça uzadı. sonunda karar bir zahmet çıktı. kaybımızın yaklaşık dörtte birini bize ödemeye karar vermişler. onu da herhalde bi 3 ay sonra verirler.

    aman ha yakınından dahi geçmeyin, değil evinizi arabanızı bile sigortalatmayın.
  • maalesef eşime kendilerinden tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdığım sigorta şirketi. neden maalesef dediğime gelirsek;

    geçen seneden beri ergo %100 sağlık sigortasına sahibim. iki buçuk ay öne bir kızım oldu. kızımı da bu poliçeye dahil ettirmek istedim ve allianz sigorta'nın da acenteliğini yapan linz sigorta'da çalışan sigorta danışmanımı aradım. neyse kızımı var olan poliçeme dahil ettik. kendisine eşime de ergo %100 sağlık sigortası yaptırmak istediğimden bahsettim. o da bana allianz'ı da düşünmemi önerdi ve avantajlarını anlattı. anlattıkları hoşuma gitti, eşime bunu yaptıralım biz de kızımla ergo poliçemiz bitince allianz'a geçeriz diyerek eşime allianz tamamlayıcı sağlık sigortasını yaptırdık.

    neyse belli bir süre sonra kredi kartımdan eşimin poliçe taksitinin kesildiğini gördüm. ancak ilginç bir şekilde allianz sigorta tarafından kredi kartımdan 73 lira daha kesildiğini gördüm. hemen linz sigorta'yı arayıp sigorta danışmanım ile konuştum. bir yanlışlık olduğundan, kredi kartımın yanlışlıkla başka bir poliçeye tanımlandığından, sorunu çözeceğinden bahsetti. neyse, bir hafta geçti, ödeme falan yok. iki hafta oldu, kredi kartımın dönem içi işlemlerini kontrol ederken, allianz sigortanın kredi kartımdan bir 73 lira daha kestiğini gördüm. hemen sigorta danışmanımı aradım, ancak kendisine bir türlü ulaşamadım. daha sonra allianz sigorta'nın müşteri hizmetlerini aradım. durumu anlattım, kendilerine dönem içi işlem ekranlarının alıntılarını gönderdim ve beklemeye başladım. ancak kendileri tarafından ne arandım, ne soruldum.

    bir hafta kadar sonra kendilerini tekrar aradım, bu sefer şanlıydım ki, karşıma hakikaten yardımcı olmaya çalışan bir müşteri temsilcisi çıktı. durumu sordum. kredi kartı numaramı verdim. bana kredi kartımın tanem t. isimli birisinin poliçesinde tanımlı olduğunu söyledi. şaşırdım çünkü söylediği soyadı, benim sigorta danışmanımın soyadı ile aynıydı. sinirlendim tabi, olayı müşteri temsilcisine anlattım. o da sağolsun yardımcı oldu, benim kredi kartım ile o poliçenin ilişiğini kesti, 73 liralardan ilkinin geri ödenmesini sağladı, ikincisi için de beklemem gerektiğini belirtti. peki dedim kapattım.

    bir ayı geçti, bir kere dönmediler. ben her aradığımda da "biz size döneceğiz." diyerek başlarından savdılar. en son aradığımda, 73 liranız zaten ödenmiş diye cevap verdiler. bu kadar da olaydan bihaberler. zaten ödemediğini ikinci kez kesmiş olduğunuz 73 lira dedim, biz size döneceğiz dediler.

    yahu benim kredi kartım, başka birisinin poliçesini ödüyor ki belirttiğim gibi o poliçenin sahibinin soyadı, sigorta danışmanımın soyadı ile aynı. skandal gibi olay resmen, sizin olayın peşinden koşmanız gerekiyor, bir an önce olayı çözmeniz gerekiyor ama umurlarında değil. bir aydır bir kere aramadılar.

    yukarıda bazı yazarlar da kredi kartlarından allianz sigorta tarafından haberleri dışında para kesildiğini falan yazmışlar, demek ki tesadüfi bir olay değil. aman diyim uzak durun.
  • sağlık sigortasının rezalet olduğu kurumdur. eğer bir konudan dolayı üst üste 1-2 kez muayene olsanız bile sizi kapsam dışı bırakıp yarı yolda bırakırlar. ne anladım ben o zaman bu sağlık sigortasından?
  • bebeğiniz 38 haftadan önce veya 42 haftadan sonra doğarsa ,bebeğin ilk bir yıldaki masraflarını ödemeyen şirket..
  • koç zincirine bir kere halka oldunuz mu kopmak için uğraşsanız bile, kopmanızı zorlaştırıcı etkenlerle karşılasır sonunda da zincire daha cok baglanırsınız. koçun üreticisi oldugu ,otokoçtan satın alacagınız arabanızı, koç allianza sigortalatmazsanız koçbanktan iki katı yuksek faizli taşıt kredisi alırsınız.
    (bkz: kocsistem)
  • son reklamlarında feci sıçmış şirkettir. "sorunlarınızı küçültür" gibi bir mesaj veriyorlar. bir tanesinde eleman sevgilisine geliyor, bahçede bir köpek saldırıyor paçasına. fakat köpek o kadar minik ki, adam fark edemiyor bile. dönerken ayağını sallıyor köpek uçuyor. tamam bu reklama diyecek yok. hatun da cıvır zaten.
    fakat en son gördüğüm hırsızlı olan feci. iki profesyonel hırsız bir eve giriyorlar, tabi onlar da küdam şeklindeler. biri yanlışlıkla müzik setinin play düğmesine basıyor. ev sahibi uyanıyor. elemanlardan biri hoparlörün titreşimi yüzünden uçup yere düşüyor, diğeri de hoparlörün arkasına saklanıyor. ev sahibi gelip müziği kapatıyor. diğeri rahat bir oh çekerken bir de bakıyor yere düşen arkadaşı halının altına saklanmakta. o esnada da ev sahibi koca ayağıyla üzerne... ay söyleyemeyecem. bu ne ulan. şaka mı yani bu şimdi? yuh lan size. ne şuursuz insanlarmışsınız böyle.
    ilk reklamdaysa bir kamyon arabaya çarpıyor. çarpılan güzel arabadan inen kadın, mükremin abinin sevgilisi rolündeki pıtırcık. etrafına bakınıyor ama hiçbirşey görmüyor. evet, minyatör boyutlardaki kamyon ve emekçi şoförü göze görünmez. demek istiyorlar ki, para sizdeyse size çarpan alçak kamyon şoförlerinin zırıltısını bile duymazsınız. içten içe faşizan bir duygu körükleniyor. parayı bastıran kamyon şoförünü iplemez, hırsızı cork diye ezer, köpeği silkeleyip atar. aferin size eşşek sıpaları sizi.