şükela:  tümü | bugün
  • sık transfüzyon ihtiyacı olan hastalarda bir süre sonra verilen hiç bir kan ürününün kan sayımını istenen değerlere getirememesidir. trombosit sayısı 7000 olan bir hastaya 1 ünite single trombosit verildikten 20 dakika sonra yapılan tam kan sayımında trombosit sayısının halen 7000 kalması buna bir örnektir. bu duruma sebep ise, hastanın, kendisine verilen trombositlerdeki bazı proteinlere karşı antikor geliştirmesidir.

    hematoloji kliniklerinin kabusu olan bu durumun gelişmesini önlemek için hastaya verilen ürünlerin ışınlanıp filtrelenmesi çoğu zaman yeterliyken, alloimmünizasyon geliştikten sonra ise, hastaya verilen kan ürünlerinin bir süreliğine "haploidantik" (yani kişinin genotip ve fenotipine yakın - mümkünse kardeş, anne, baba, çocuk) kişilerden temin edilmesi, eğer bu mümkün değilse intravenöz immünglobulin verilerek anti-trombosit antikorların bloklanması, bu durumu kontrol altında tutmak için kullanılan çeşitli yöntemlerdir. bir kişi bir kere alloimmünize olduysa her zaman alloimmünize kalacak diye birşey de yoktur. ilk kür kemoterapisinde alloimmünize olup trombositleri hiç artmayan bir hastanın ikinci üçüncü küründe trombositlerinin bir single'la 50000 üzerine çıkması mümkündür.
  • aynı türün antijenlere bağışıklık kazanımı, duyarlılaşma. otoimmünizasyondan farklıdır. otoimmünizasyon, kişinin kendi antijenlerine karşı bağışıklık kazanmasıdır. alloimmünizasyon ise türünde bulunan diğer canlıların antijenlerine bağışıklık kazanmasıdır.(bkz: organ nakli)(bkz: kan nakli)(bkz: gebelik)*
    eritrosit antijenlerine bağışıklık kazanılması buna bir örnektir. kan nakli veya gebelik buna yol açabilir.
    immün hidrops fetalis buna başka bir örnektir. rh uyumsuzluğu bebekte bu tabloya yol açar. yeterli feto-maternal kanama sebebiyle anne bebeğin eritrositlerindeki antijenlere karşı bağışıklık geliştirir.