şükela:  tümü | bugün
  • almanyada lisans, yüksek lisans yapmak için bir çok insan ilgili üniversitelere başvurup kabul alabiliyorken ülkemizdeki almanya büyükelçiliği bu tür öğrenci ve dil kursu vizelerine biraz da keyfi uygulamalardan dolayı artık red cevabı veriyor.

    bir öğrencinin eğitim hakkının keyfi bir tavır yüzünden elinden alınamayacağı konusunda bir kampanya başlamış bulunmakta. bu kampanya'ya destek olmak isteyen arkadaşlar aşağıda yazılı olan metini ilgili mail adreslerine göndermeleri yeterli olacaktır.

    desteğiniz için teşekkürler.

    asagidaki yaziyi kopyalayip yapistirip asagidaki 3 mail adresine gönderin lütfen:

    info@ankara.diplo.de
    info@istanbul.diplo.de
    info@izmir.diplo.de

    baslik olarak "beschwerde über das verhalten ıhrer mitarbeiterinnen am schalter" yazin.

    asagidaki yaziyi kopyalayip yapistirin ve en alta "ısım soyısım" yazan yere adinizi ve soyadinizi yazin:

    sehr geehrte damen und herren,

    in der letzten zeit haben wir über forum-seiten wie z.b. deutschstudent.com erfahren, dass die studienbewerber in ıhren botschaften von den mitarbeitern am schalter sehr unfreundlich behandelt werden.

    die qualität ıhrer mitarbeiter und mitarbeiterinnen an ıhrem schalter scheint zunehmend schlechter zu werden. studenten aus dem ausland, die sich an deutschen hochschulen bewerben und eine zulassung erhalten haben, werden bei ıhnen am schalter interviewt. doch anstelle zuneigung und hilfsbereitschaft aufzubringen, wird eine ablehnende haltung gezeigt.

    darüber hinaus geht man von ıhren ablehnungsbescheiden aus, dass die unterlagen nicht sorgfältig überprüft wurden. es ist leicht festzustellen, dass einige von ihren mitarbeiterinnen den unterschied zwischen einer vorläufigen (bedingten) zulassung mit einem direkten zugangsbescheid zum studium nicht unterscheiden können.

    diese studenten, die sich bei der deutschen botschaft erkundigen und bewerben, um eine aufenthaltsgenehmigung zu erhalten, bewerben sich an deutschen hochschulen. von diesen hochschulen erhalten sie eine genehmigung, dass sie nach einer anerkannten deutschsprachlichen prüfung eine hochschulberechtigung bekommen. um sich auf diese prüfung besser vorzubereiten oder ihre deutschen sprachkenntnisse zu vertiefen, wollen diese studenten bereits vor dem studium nach deutschland einreisen, um dann hier ihre prüfungen absolvieren zu können.

    ın den meisten fällen werden die visumsanträge der studienbewerber nur aus dem grund abgelehnt, dass sie erst die grundlagen der deutschen sprache in der türkei zu erwerben haben.

    studienbewerber berichten, dass ihnen mit der absage mitgeteilt wird, es würde unbedingt ein b1-deutschzeugnis verlangt werden. diese ıdee ist zwar nachvollziehbar, doch wenn gemeinsam mit der absage den studenten unmittelbar das goethe ınstitut empfohlen wird, scheint dies fragwürdig. ım besonderen, wenn die sprachzeugnisse anderer ınstitute von ıhnen offensichtlich nicht akzeptiert werden. so kam es z.b. des öfteren vor, dass ein telc-zeugnis beispielsweise nicht akzeptiert wurde, obwohl es von allen deutschen universitäten akzeptiert wird. es stellt sich die frage, ob im hintergrund das goethe-ınstitut von den ablehnungsbescheiden der deutschen botschaft finanziell profitieren solle.

    es bleibt festzuhalten, dass trotz regelmäßiger beantragung mit vollständigen unterlagen viele dieser studienbewerber eine ablehnung aus kaum nachvollziehbaren gründen erhalten. die mitarbeiter und mitarbeiterinnen am schalter sind wohl der auffassung, dass die studienbewerber nicht in der lage seien ein studium in deutschland abschließen zu können. diese auffassung wird den studienbewerbern auch öffentlich wohl mit einer unhöflichen art geäußert.

    ım wesentlichen bemängeln wir nicht, dass nicht alle bewerber ein visum von ıhnen erteilt bekommen, doch wenn einer von zwei vergleichbaren studenten mit ähnlichen unterlagen und nahezu identischen zeugnissen durch die botschaft in ankara eine ablehnung, der vergleichbare student aber ein visum von der botschaft in ıstanbul ausgestellt bekommt, scheinen hier nicht nachvollziehbare kriterien zu gelten oder es handelt sich offensichtlich um willkür oder ungerechte behandlungen.

    ıch bitte sie die praxis an ıhrer botschaft zu überprüfen und gegebenenfalls fehlverhalten selbstverständlich zu unterbinden. bitte sorgen sie aber in jedem falle für bessere verhältnisse vor allem im verhalten ıhrer mitarbeiterınnen zu sorgen. seien sie doch froh, dass deutschland ein so attraktives studienland ist. es wäre doch schade, wenn derartiges verhalten das verhältnis anderer ländern zu deutschland negativ verändern würde.

    mit freundlichen grüßen

    ısım soyısım
  • #güncelleme (15.01.2018)
    gönderilecek olan almanca metinde ne yazdığını merak eden arkadaşların anlamaları adına "türkçe" çevirisinin buraya da eklenmesi gerektiğine kanaat getirdik.
    şikayet kampanyası devam etmektedir.
    destek olan arkadaşlara tekrardan teşekkürler..

    gönderilecek olan almanca mailin türkçe çevirisi şudur;
    sayın yetkili,

    son zamanlarda “deutschstudent.com” gibi forum sitelerinden öğrendiğimiz üzere, büyükelçilik ve konsolosluklarınızdaki gişe görevlileriniz, öğrenci vizesi için başvuranlara kaba ve itici biçimde davranmaktadırlar.

    gişe memurlarınızın davranış kalitesinin giderek daha da kötüleştiği görülmektedir. almanya’daki yüksekokullara başvurmuş ve kabul almış olan yabancı öğrencilerle bu gişelerde mülakat yapılmaktadır. fakat gişe görevlileri, olumlu ve yardımsever bir yaklaşım göstermek yerine, reddedici bir tutum sergilemektedirler.

    bunun haricinde, öğrencilerin başvuru belgelerinin memurlarınız tarafından özenli biçimde incelenmediği de, ret kararlarındaki açıklamalardan anlaşılmaktadır. bazı konsolosluk çalışanlarınızın, yükseköğretime geçici (koşullu) kabul ve yükseköğretime doğrudan başlama onayı arasındaki farkı bilmedikleri de kolayca görülmektedir.

    alman büyükelçiliğine oturma izni için başvuran bu öğrenciler, alman yüksekokullarına başvurmuş kişilerdir. öğrencilerin bu yüksekokullardan aldıkları onay yazısında, resmî olarak tanınan bir almanca sınavını geçmelerinin ardından eğitime başlayabilecekleri söylenmektedir. öğrenciler de söz konusu almanca sınavına daha iyi hazırlanmak veya almanca bilgilerini orada derinleştirmek ve sonrasında sınava orada girebilmek amacıyla, üniversite eğitimine başlamadan önce almanya’ya gitmek istemektedirler.

    pek çok durumda öğrencilerin vize başvurusu, sadece temel almancayı türkiye’de öğrenmiş olmaları sebebiyle reddedilmektedir.
    vize için başvuran öğrencilerin bildirdiğine göre, büyükelçilikten gelen ret yazısında mutlaka b1 seviyesinde bir almanca sertifikası gerektiği söylenmektedir. bu anlaşılabilir bir durum olmakla birlikte, ret yazısında öğrencilere doğruca goethe enstitüsü’nün tavsiye edilmesi, durumu şüpheli hale getirmektedir. özellikle de, diğer kurumlardan alınan dil sertifikalarının tarafınızca kabul edilmemesi söz konusudur. örneğin sıkça yaşanan bir durum olarak, telc sertifikası bütün alman üniversiteleri tarafından kabul edilmesine rağmen, sizin tarafınızdan kabul edilmemektedir. bu da arka planda, alman büyükelçiliğinin ret kararlarından goethe enstitüsü’nün ticari çıkar elde edip etmediği sorusunu düşündürtmektedir.

    eksiksiz belgelerle kurallara uygun biçimde başvurmalarına rağmen, vize başvurusu yapan pek çok öğrencinin anlaşılması çok zor sebepler yüzünden reddedildiğini ortaya koymak gerekiyor.
    büyükelçilik gişesindeki görevliler, başvuran öğrencilerin almanya’da bir yükseköğrenimi tamamlayamayacak durumda olduğunu düşünmektedirler. ayrıca görevliler bu düşüncelerini, başvuran öğrencilere açıkça kaba ve nezaketsiz biçimde ifade etmektedirler.

    esas itibariyle, tabii ki bütün başvuranların vize alması gerektiğini söylemiyoruz. fakat benzer belgelerle ve neredeyse aynı sertifikalarla birisi ankara’da birisi de istanbul’da başvuran iki öğrenciyi karşılaştırdığımızda, örneğin ankara’daki başvurunun reddedilmesi ama istanbul’daki başvurunun vize alması, bize bu süreçte anlaşılmaz kriterlerin geçerli olduğunu veya açıkça keyfi veya adaletsiz uygulamalar yapıldığını düşündürtmektedir.

    sizden büyükelçiliğinizdeki uygulamayı gözden geçirip denetlemenizi ve eğer gerekiyorsa tabii ki hatalı davranışlara engel olmanızı rica ediyorum. ama öncelikli olarak, çalışanlarınızın her bir tekil vakadaki davranış biçiminin daha iyileştirilmesini sağlayınız. almanya’nın böylesine cazip bir yükseköğrenim ülkesi olmasına sevinmelisiniz. bu tür bir davranışın diğer ülkelerle almanya arasındaki ilişkiyi olumsuz etkilemesi, üzücü bir durum olurdu.
    ısım soyısım