şükela:  tümü | bugün soru sor
  • köpek gibi köpektir.
    öncelikle alman kurdu diyenlerin ağzına terlikle vurabilirsiniz zira alman kurdu falan değildir bu, kurt hiç değildir. german shepherd dog denir, alman çoban köpeğidir.
    kendisini sahiplenmeyi düşünüyorsanız; evet, iyi bir tercih fakat apartman dairesinde zor olacaktır.

    - neden apartman dairesinde zor olur bakması?
    - egzersiz ihtiyacı çok yüksek değildir belki ama yapısı gereği haraketli bir köpektir. öyle topu attım - git getir oyunlarını da sevmez golden'lar gibi. daha çok eğitime yönelik egzersizleri sever. yani ne bileyim böyle hop bir yere tırman, ipi tut ağzınla, sallan, çoş, uç falan gibi. ayrıca eğitimi de çok önemlidir de neyse dur onu aşağıda sor, o zaman cevap vereyim. ne diyorduk, evde zor olur. bunun bir nedeni egzersiz ihtiyacıyken diğer nedeni de tüy sorunudur. çok fazla tüy döker, çok çok fazla. ayrıca çok sık yıkanabilen bir köpek değildir, yıkanmaması gerekir. bu da yoğun tüylerinin de katkısıyla kokuya neden olur, köpeğiniz kokar. eğer tüy ve az da olsa koku sizin için büyük sorunsa ve bahçeli bir eviniz yoksa hemen diğer alternatiflere yönelin, size uygun değil.

    - genel olarak nasıldır peki?
    - şahane köpektir. inanılmaz zekidir, en zeki köpeklerden biridir. bakın köpeğe eğitim vermek - bir şeyi öğretmek kolaydır aslında. önemli olan köpeğin onu unutmamasıdır. bazı cinsler ertesi gün unuturken bazıları aylarca tekrar olmasa da unutmaz. işte german shepherd dog böyledir, unutmaz. bu çok çok önemli; hem kolay eğitim alan hem de aldığı eğitimi çok çok zor unutan bir köpektir. bunun yanı sıra itaatkardır da. sözünüzden dışarı çıkmaz iyi eğitilirse. büyük ırk dediğimiz hatta dev ırk diyebileceğimiz bu tür köpeklerde itaat çok önemlidir. bu veya farklı bir büyük ırk alacaksanız ilk bakacağınız şey itaat seviyesi olmalı köpeğin zira önemlidir, çok önemli.

    - başka kedim / köpeğim var, sorun olur mu?
    - olmaz. bebekken sosyalleşmesine yardım edin, zaten yapısı gereği diğer petlerle anlaşabilen bir ırktır, sorun çıkarmaz.

    - oyuncu mudur?
    - değildir. oyun oynamaz, sevmez. söylediğim gibi talimleri sever bu ırk. yorulmayı, çalışmayı, sahiden bir şeyler başarmayı sever ve sizin attığınız topu geri getirmenin bir başarı olmadığını fark edecek kadar zekidir. zaten çok fazla dökülen tüyleri öyle sarmaş - dolaş oyun oynamanıza da olanak vermeyecektir.

    - yavru alacağım, neye dikkat etmeliyim?
    - yavru seçimi her ırk köpekte önemlidir ama german shepherd dog'da çok daha önemlidir. pet shoplardan alman çoban alınmaz. alınmamalı. bunun nedeni "can satılmaz" falan değil bana göre. nedeni şu; pet shop hayvanları kapalı ve dar alanlarda çok fazla kalır. bu kişiliğini etkiler ve huysuz birer yavru olurlar. alman çoban ise huysuz yerine - hırçın yerine korkak bir yavru olur böyle ortamlarda kişiliği gereği. korkmuş bir german shepherd dog kadar tehlikeli bir ırk zor bulunur zira bunlar korkunca kaçmazlar - saldırırlar. sürekli ısırmaya - saldırmaya meyilli bir çoban olur elinizde ve sahiden bu dev ırk köpeği tasmasından tutup himaye altında tutmak çok zordur saldırmaya karar verdiği zaman.

    - e nereden alacağım o zaman?
    - ilk tercih barınak olabilir belki ama barınaklarda sahiden safkan bir çoban bulmak zor. genelde kırmalarla yapısal olarak benzedikleri için safkan sandığınız german shepherd dog kırma da olabilir. ülkemizde bir çok k9 çiftliği var, anne - babası çok düzgün yavrular var. çiftlik ortamında doğan ya da yetişen köpek her daim alınabilir, çiftlikleri araştırabilirsiniz barınaklar içinize sinmezse.

    - çok tüy döker mi?
    - sen okumuyor musun hafız yazdıklarımı? deli tüy döker. her gün fırçalanmaya - tüy bakımına ihtiyacı vardır ve çok tüy döker. tüyleri zaman zaman - özellikle sıcaklarda - koku yapabilir ve çok fazla tüy döker. son olarak korkunç tüy döktüğünü söylemek isterim.

    - çocuklarla anlaşabilir mi?
    - anlaşır. yani bu da yavruyken aldığı eğitime - sosyalliğe bağlı belki ama yine de kişiliğinde çocuklarla anlaşmak vardır zaten, anlaşır.

    - ilk köpeğim olacak, uygun mudur?
    - evet, ilk köpeğiniz olabilir. hatta ilk köpeğiniz olabilecek nadir büyük ırklardan biridir. çok çok akıllı ve itaatkardır. yavruluğunda yeterli sosyalleşme sağlanırsa asla saldırgan da değildir. bu nedenle ilk köpeğiniz olmasında herhangi bir sorun yok.

    - kötü yanları var mı peki?
    - var sayılır. yani kadı kızı kadar. hiç bir köpek yalnız kalmayı sevmez ama alman çoban daha bir sevmez bunu, asla yalnız kalmamalı. böyle onu bırakıp tatile gitmeler falan olmaz, perişan olur hayvan. bir diğer kötü yanı bahsettiğim gibi tüy. yani böyle çok güzel bir kuyruğu vardır mesela bunun ama sevinip de o kuyruğu sallamaya başladığı an yağmur gibi tüy yağar. hah bokunu da çıkardım mübalağa sanatının. bir de çok fazla kalça çıkığı problemi vardır genetik olarak. bu oran oldukça yüksektir. bu yüzden aldıktan sonra bir kalça filmi çekilmeli muhakkak ve veterinerin tavsiyelerine uymalı duruma göre.

    özetlemek gerekirse; şahane bir dost, kusursuz bir aile köpeğidir. koruma yapar, bekçilik yapar, zekidir, itaat eder ama apartman dairesinde biraz zor olabilir. çok dominant bir sahip gerektirmez. tabii ki yavruyken iyi bir eğitim ve sosyalleşme aldığından yola çıkarak söylüyorum bunları. yavru köpek bakmak önemlidir. bir çocuğun kişiliği 12 - 13 yılda oturur belki. hatta değiştirmeniz için biraz daha zamanınız vardır fakat bir köpeğin kişiliği 1 yılda ortaya çıkar. eğer "ay ben yapamam" diyorsanız çiftliklerden 2 - 3 yaşında çobanlar da alabilirsiniz. merak etmeyin; size alışması çok kolay olacaktır, itaati kusursuza yakındır.

    doberman hakkında ufak - tefek bilgiler için; (bkz: #27371224)
    sibirya kurdu ya da husky hakkında ufak - tefek bilgiler için; (bkz: #27381616)
    golden retriever hakkında ufak - tefek bilgiler için; (bkz: #27382053)
    rottweiler hakkında ufak - tefek bilgiler için; (bkz: #27421420)
  • gidişinin üzerinden 5 sene geçse de unutamadığım köpeğimin cinsi. eğitmekle uğraşmadığımız için otur, kalktan anlamayan bir denyoydu kendisi. ama aynı zamanda dünyanın en sevimli yaratığıydı. hortumla yıkamaya çalıştığımızda babamın kolunu ağzına alıp ısırmadan yalvaran gözlerle "yapma" der gibi bakan, en sevdiği oyuncağı yoğurt kabı olan, girmesi yasak olan balkona gece gizlice girip terliklerimizi yiyen, ceviz yemekten çok hoşlanan, kafası attığında tellerden atlayarak kaçan ancak içeri geri girmeyi başaramadığı için patilerini tellere dayayıp kuzu gibi bekleyen, komşu çocuklarını kovalamak gibi bir hobisi olan, kemik saklarken arkasından yaklaşıp kemiği nereye sakladığına bakınca deli gibi sinirlenen garip bir herifti. babam yorulup sırt üstü uzandığında başına bir şey geldi zannedip ortalığı birbirine katacak kadar da vefalıydı. şimdi nereden aklıma geldi birdenbire bilmiyorum ama bazen onu çok özlüyorum.
  • şimdiye kadar gördüğüm en zeki ırk. carmen adında bir erkeğimiz vardı, 3 sene önce öldü. karşı komşumuz olan ihtiyar bir ingiliz'in köpeğiydi, 3 günlükken ihtiyar ölünce sahipsiz kaldı köpek, polis amcalar bize vermişti köpeği. biz de köydeki dedemlere. 14 sene yaşadı hayvan. tabii köy yerinde olması ve sıfatına yaraşır bir şekilde gerçekten çoban köpekliği yapması uzun ve sağlıklı yaşamasının bir getirisi. dedemin anlatmasına göre biz çocukken köyde kuzenlerle ovalarda oynarken bu köpek sürekli etrafımızda tur atıp bizi korurmuş. gerçekten de hatırladığım bir kere yılanı parçalamıştı. sonra dedemin tavuklara musallat olan tilkilerin anasını bellemişti bir gecede. katlettiği kedilerin hesabını tutamadık. rahmetli demirin suyunu akıtırdı anlayacağınız. ancak çok yavşaktı. ne zaman köye gitsek üstümüze atlardı her tarafımızı koklamadan bahçeye giremezdik. birkaç kez denize götürdük 40 yıllık yüzücü gibi yüzüyordu hayvan.
  • yaklaşık 35günlük iken pet shoptan aldığım* ve şuan 2,5 yaşında olan, boş zamanlarında cuma namazına giden son derece akıllı köpeğimdir. tek kusuru safkanların çoğunda da olduğu gibi kalça çıkığıydı. gitmediğim veteriner almadığım ilaç kalmadı. sadece alman çoban köpekleri için olan mamalar, eklem yerlerini güçlendiren ilaçlar.. ellerimle yedirdim diyebilirim.

    ilk aylarda malum aşıları bitmeden sokağa çıkartamadığım için evde bakmaya başladım. evin içi de bu tür için pek uygun olmadığından terasta güzelce yerini ayarladım fakat kendisi tek kalmaktan pek hoşlanmadığı için sürekli yanında olayım istiyordu. ne zaman içeri geçsem ağlayarak uluyordu. çevreden gelen şikayetler üzerine aldım paşa'yı kucağıma geçtim armut koltuğa, kafasını kalbimin üstüne koyar koymaz uyuyuverdi. derken ilk bi süre kucağımda uyuttum. bundan mütevellit adı paşa, bizim paşamız oluverdi.

    3-4 aylıkken artık aşıları bitmiş dış dünyaya açılma vakti gelmişti. kendisini edinme amacım şirketin güvenliğinden sorumlu olması olduğundan şirkete götürdüm. ilk bir çekingenlikle utangaç tripler takındı. daha sonra paşa, paşalığını gösterdi ve haylazlıkların startını verip bizim maskotumuz oldu. 2014 model paşa

    ayda yılda bir cumaya gidecek zamanım oldu, onda da namaz kılamadan dönmemi sağladı. bir çalışanımla birlikte yürüyerek camiye gittik. giderken arkama gözüm takıldı, bir baktım bizim paşa, ama o kadar çakal ki, sinsi sinsi uzaktan takip ederek geliyor. neyse kovduk şirkete doğru yolladık, gitti. onun yüzünden geciktiğimiz camiye vardık fakat yer bulmakta zorlandık. safların en arkasına, uç noktaya eğilemeyecek şekilde dizildik.
    derken cemaatte bir kargaşa bir kaçış ve bağrışma. ama ortamı görmeniz lazım, kelli felli adamlar ordan oraya kaçışıyor. o ne la derken bir baktık bizim paşa caminin içine, safların arasına girmiş yanımızda duruyor. kovarsın gitmez. mecbur namazı kılmadan camiden çıktım da arkamdan geldi. az kalsın cemaat dayağı nedir görecektik.

    şuan yaşından büyük sorumlulukları var. 3 dönüm arazi içindeki tesisi bir rot-doberman kırması ile tek başına savunuyor, hayır bekçimiz var ama kendisi gece uyuduğu için bizim oğlan tek kalıyor.
    gündüz yanına yaklaşın ondan daha oyuncu ve daha uykucu bir köpek olamaz, taş getirir ona vurmanızı ister ki geri getirsin. vurmadınız mı taşa patisiyle vurur, böyle vurcan der gibi. yine mi vurmadın en son alır taşı ayağının tam üstüne bırakır, o taşa vuracaksın aga dercesine.. ama akşam olsun kuş uçurtmaz, bir müşteriyi kapıyordu nerdeyse. terside çok pistir. diğer dobermanı o yakınlardayken asla ama asla sevemem, inanılmaz bir şekilde kıskançtır anında 5 yaşındaki dobermanı al aşağı yapıyor.

    bunların yanında o kadar sevgi doludur ki. her sabah geldiğimde arabamın kapısını açar açmaz kafasını içeri sokar kendini sevdirir. akşam iş çıkışı onu sevmeden gideyim ertesi sabah suratıma bakmaz, bu kadar da triplidir. sağlık probleminden 15 gün kadar şirkete gidememenin ertesinde, beni görünce üzerimi bu hale getirdi mesela.

    bi gün şirketin önünde 4-5 aylık küçük bi köpek gördüm, özellikle paşaya baktım o görmeden seveyim diye. baktım paşa yok köpeğe yaklaştım köpekte bana doğru yöneldi ve havlamasıyla paşanın o köpeğin üstüne atlaması kaç saniyede oldu anlamadım. acayip bir koruma güdüsü var mahsustan bile olsa biri bana saldırıyorlarmış gibi yapsın hemen dişlerini gösterir.

    sonuç olarak sadık dostum o benim. 1 sene önce araba çarptı, iç kanaması vardı zar zor toparladı, daha fazla ağladığım bir an hatırlamıyorum. iyi ki hayatımda olansın. seviyorum seni paşam.
  • çok tatlı küserler..

    küsemezler bile. ama böyle yerde kısık gözlerle keserler sizi sözde çaktırmadan. sonra göz göze gelince bi anda yukarılara bakmaya başlarlar..

    ne kadar trip atsanda o kuyruk var ya o kuyruk? hah işte o kapris yaparken bile salladığın kuyruk seni ele veriyor dostum bilesin..
  • büyük hali güzel, akıllı, cool hayvan da bebeklikleri çekilmiyo bu hayvan oğlu hayvanların. ya da benimki gerizekalı bilmiyorum.

    her sabah yalayarak uyandırır, eyvallah. ama iki yüz verdiğinizde deli gibi şımarır. hadi her sabah uyandırdın anladım ama, biraz samimiyeti ilerlettik diye burnumu ısırarak uyandırmak nedir be oğlum yaa? vallahi çığlık çığlığa uyandım. ha bi de oyun ısırığı da değil öyle, bildiğimiz koparırcasına. iki seversiniz hemen asılır kolunuza. hayır mayır anlamaz mübarek. siz hayır dedikçe yüzünde aptal bir "gel seni bi yere götürücem" ifadesiyle inatçı inatçı iyice çekiştirir. ayakkabı terlik ne varsa kendi bölgesine taşıyıp yanına uzanır, napıcaksa...

    yatağımın yanından geçerken yüzüm duvara dönük değilse kesinlikle bir yerlerimi ısırmadan geçmez oradan. bağırır çağırırsınız bana mısın demez. lakin dün yine gecenin bi vakti gelip orama burama asılırken, hayırın h'sini anlamayan bu elemana tekken'deki king misali okkalı bi kükreme atmamla* pestil gibi yere yapışıp özür dilercesine gözlerini yukarı dikmiştir. kıyamaz "nooldu lan gel lan gel :)" dersiniz ve daha 2 sn geçmiş olmasına rağmen hiç bir şey olmamış gibi kolunuza yapışıp tekrar çekiştirmeye devam eder... çok tatlısın ben de biliyorum ama sınavım var be oğlum 2dk bırak allah için.
  • ilginç hayvan. elimden yemek yer ama sahibine sarıldığımda hırgür çıkartır. eve her girenin bacaklarının arasını koklayıp ona göre eyvallah diyor. kodumun ibnesi çiftleşmeye insan mı arıyor anlamadım ki!

    ama hakkını yememek lazım, sokaktan her gün 1000 tane insan geçer, hiç birine havlamaz ama arızalı tipin kokusunu daha sokağın başındayken alıp hırlamaya başlar. söz dinler, gerçekten dinler.

    sahibinin dibinde uyumayı sever, her zaman yanında olmaktan hoşlanır. çoğu köpek hoşlanır bundan ama bu hayvan oğlu hayvan bu olaya başka bayılır. kapının önüne "kimseyi sokma içeri oğlum" deyip içeri girdiğinizde o kapının 1 metre etrafına kimse yaklaşamaz.

    çocuk bakar, bildiğin çocuk bakar, başına bir şey gelmesin diye nöbet tutar. bırak git veledi saatlerce emant et bu ite, hiç bir şey olmaz.

    tabi bu söylediklerim temel eğitimi almış, sahibini tanıyan, olgun olanları içün geçerlidir.

    yavruları sadece oyun oynasın başka bi boktan anlamazlar.
  • bu güne kadar gördüğüm en asil hayvan olmasının dışında, dünyanın eniyi koku alan köpeği olarak da litaratürlere geçmeyi başarmıştır. sahibinden 100 km uzakta bile olsa ona yaklaşan her tehlikeyi anında hisseder ve ışıktan daha hızlı hereket ederek sahibinin güvenliğini sahlar. bizamanlar tanıdığım bir alman kurdu bir askerin hayatını, kaçak elektiriğin yerini fark ederek ve kaçağın üzerine atlayıp kendini feda edrek önlemiştir.
    önemli not:
    evde asla yaşayamazlar bunu unutmayın ve bu cins köpeklere saygıda kusur etmeyin.
  • çılgın atarak oynadığı topu ağzına alıp su içmeye koşan, fakat su içmek için ağzını açtığında top su kabına düşünce şaşırabilen bir hayvan bu.
  • görev yerime geldiğimden beri bana arkadaşlığıyla, korumasıyla, manalı bakışlarıyla destek olan, eğitim almamasına rağmen kendi kendini yetiştirmiş inanılmaz dost yaratık. nam-ı diğer karabaş. insanlara duyamadığım güveni kendisine duyarım, sorumluluk sahamı gözüm kapalı bırakıp giderim. en sıkıntılı üzüntülü zamanlarımda hep anlar nasılsa, patisini üzerime atar ve bakışlarıyla "s.ktir et kanka takma kafana!" der kendileri. 3,5 yaş civarı ben tanıştığımda 2 filandı. müzmin bekar kendileri :) ama bana gösterdiği tüm dostluğa ufak bir kıyak yaptım bugün, an itibariyle arka bahçede, yeni yavuklusu bayan des ile mercimek pişirme yöntemleri üzerine ihtisas yapmaktadır.