şükela:  tümü | bugün
  • her dilde olduğu gibi almancada da deyimler vardır. bir dili iyi konuşmanın yolu, o dildeki deyimleri de kullanmaktır.

    * die kirche im dorf lassen (kiliseyi köyde bırakmak): bir konuyu abartmamak, abartmamaya önem göstermek
    * vermutstropfen (vermut lekesi): minik kusur
    * nicht alle tassen im schrank haben (dolabında tüm fincanlarının olmaması): deli olmak, manyak olmak
    * das schwarze schaf sein (kara koyun olmak): bir toplulukta bir düşünceden ya da bir karardan dolayı yalnız kalmak
    * nicht aus dem quark kommen (yoğurdun içinden çıkamamak): pasif, tembel olmak, ilerleme kaydedememek
    * die kuh aus dem eis holen (ineği buzdan çıkarmak): bir problemi çözmek, bir işi halletmek
    * die hosen runterlasen (pantalonu indirmek): bir konuyu ifşa etmek, açıklamak
    * keine schlafenden hunde wecken (uyuyan köpeği uyandırmamak): birisinin dikkatini çekmemek için elinden geleni yapmak.
    * blumen giessen (çiçeklere -su- dökmek): çiçekleri, bahçeyi sulamak (tam deyim olmasa da anlam değişikliğine uğramış bir söz)
  • (bkz: #20962782)
  • blut ist dicker als wasser / kan , suya göre daha yogundur - kanbagi arkadasliktan önceliklidir.
    ich kenne meine pappenheimer / adamlarimi bilirim - yakinlarimin ne yapip yapamayacagini kestiririm.
    öl ins feuer gießen / yangina körükle gitmek
    pferde kotzen sehen / ati kusarken görmek - olmasina ihtimal verilmeyen bir olaya sahit olmak ( ek bilgi : atlar kusmaz 'mis )
    alles für die katz / hersey bosuna - beyhude.
    das letzte hemd hat keine taschen / kefenin cebi olmaz.
    alle brücken hinter sich abbrechen / bütün gemileri yakmak
    er ist ein flasche ( flasche = italyanca/ fiyasko ) / ise yaramazin tekidir, tam bir fiyasko tiptedir.
    jetzt mal halblang / yavas gel :d bir sakinles, abartma babinda kullanilir.
  • severek kullandigim deyimler :

    in die röhre gucken / elleri bos kalmak - bir kazancin sonunda bos elle kalakalmak.

    ich stehe im wald / bir konuyu anlamakta güclük cekmek- konuya yabanci olmak- mantigina uymamasi - herkesin anlamasina ragmen kendinin anlamamasina sasirmak.

    mit ihm habe ich noch ein hühnchen zu rupfen / biriyle kozlarini paylasmak - biriyle hesaplasilacagini belirtmek.

    das ist die gretchenfrage / tuzak soru - konusulmasindan hoslanilmayan konu hakkinda sorulan soru türü. (bu deyim goethe'nin faust'un daki gretchen'nin sorusundan türemis.)

    mit seinem latein am ende sein / söylenecek sözün kalmamasi, sözün bittigi yer. bilinen ne varsa denenmistir fakat ise aramaz. caresizlik durumlarinda kullanilir.

    ich verstehe nur bahnhof / sözü gecen konu hakkinda hic bir sey bilmemek, sadece aklindan geceni düsünerek soruyu ignore etmek. ( bu deyimin gecmisi 1. dünya savasina dayaniyormus, savastan yilan askerlerin düsüncelerinde hep evlerine geri dönmek olunca tek düsünebildikleri eve gitmekmis.)
  • es gut mit jemanden meinen / birine karşı iyi niyet beslemek, onun hakkında iyi şeyler düşünmek.
  • ohne kamber keine hochzeit. yani kambersiz düğün olmaz. almanya'da yaşayan türklerden almancaya geçtiğini tahmin ediyorum.
  • auch ein blindes huhn findet mal ein korn - durmus saat bile günde iki kere dogruyu gösterir
  • wer nichts wagt der nichts gewinnt - sonunu düsünen kahraman olamaz.
  • den teufel an die wand malen : bir şeyi kötüye yormak anlamında kullanılır.
  • fick dich ins knie - (ins knie ficken) - ne bok yersen ye..