şükela:  tümü | bugün
  • özellikle belirli bir yaştan sonra öğrenenler için pek zor, meşakkatli bir uğraş.
    mark twain amcamız da bu konuda demiş ki:

    "my philological studies have satisfied me that a gifted person ought to learn english (barring spelling and pronouncing) in thirty hours, french in thirty days, and german in thirty years. it seems manifest, then, that the latter tongue ought to be trimmed down and repaired. if it is to remain as it is, it ought to be gently and reverently set aside among the dead languages, for only the dead have time to learn it."

    meali:
    "dilbilim araştırmalarım bana gösterdi ki, yetenekli bir kişi ingilizceyi (imla ve telaffuz hariç) otuz saatte, fransızcayı otuz günde, almancayı otuz yılda öğrenebilir. öyleyse, bu dilin kırpılıp tamir edilmesi gerektiği apaçık ortadadır. olduğu gibi kalacak olursa, nazikçe ve saygı ile ölü dillerin arasına yerleştirilmelidir, zira yalnızca ölüler onu öğrenecek zamana sahiptir".

    (bkz: the awful german language)
  • cogu turk genci icin lern mit uns ile baslayan surec.
    ayrica (bkz: almanca ogretme amacli sarkilar)
  • dogru bir egitmenle gerceklestirildigi takdirde hic de korkunc olmayan eylemdir. zorluklari vardir. cünkü ayri bir dildir. ama bunlarin asilamamasi, zor gelmesi kisinin tembelligine dayanir.
    kisinin o dile vakif olmaya baslamasiyla birlikte isin eglenceli kismi baslar.
    öte yandan bu eylemin gereksizligi büyük bir gercekliktir.
    ingilizce her seyimize yetiyorken zaten, illa ikinci bir dil secilecekse daha bir kullanisli dil bulunabilir.
    * * * *
  • bazen ağzımdan "mit" yerine "with" çıkıyor.
    auf wiedersehen'i telaffuz etmeyi seviyorum.
    kelimeye artikel uydurup, hocaya tuttu mu acaba diye bakış atmayı seviyorum!
    *ingilizce kelimelerin sonuna -en, -gen getirerek almancaymışçasına söylemek çok eğlenceli. (bkz: dharma and greg) 1.sezon
  • insanin yasama sevincini elinden alan eylem.söz konusu dili ögrenmeye ba$lamadan evvel derdiedas'asi olmayan biriydim ben.bazen kendimi kesmek istiyorum.o kadar sacma ki!ba$kasi gelip ögrenmesin diye kurgulanmi$ sanki...
  • ingilizceden sonra oldukca zor gelen eylemdir. almanca da bazı kelimeler ingilizce'ye cok benzedigi icin bu bir avantaj oluyor, evet. ama bazı kelimeler tahmin ettiginiz anlama gelmezse yanmıs olabilirsiniz. ornegin, almanca calısan ben gunlerce frau kelimesinin turkcede bay, herr kelimesinin de bayan oldugunu zannederek buyuk bir yanılgıya dusmusum. yani almanca ogrenirken ingilizce'ye pek takılmayın. yoksa uzun boylu alman bir amca'ya frau dediginizde korku dolu dakikalar yasayabilirsiniz. benden sölemesi.
  • insanların bıkmadan usanmadan "bak şimdi ne diycem herr hausen die beine eheh" demelerine alışmaktır.
  • belirli bir akıl-fikir düzeyine erişildikten sonra, almanya'da filan yaşanmayacaksa yapılamayacak kadar zahmetli iş.
    yok artikel ezberle, yok cümlenin başını sonuna- sonunu başına taşı, yok ausnahme listesini hatmet, yok konjunktiv1 yok 2.... böyle gider bu.
  • kendime "ingilizceyi zamaninda nasil ogren misim?" seklinde sorular sordurtan , cogu zaman kufrettiren ama hep severek yaptigim eylem.