şükela:  tümü | bugün
184 entry daha
  • almanca/@metonymics entry'sinden sonra o kadar çok mesaj aldım ki almanca öğrenme deneyimi konusunda çok basit örnekler üzerinden bir kaç öneri sunmanın iyi olacağını düşündüm (bunu yaparken herkesin her şeyi farklı yönden algılayacağını, öğrenmenin son derece kişisel bir deneyim olduğunu ve bu yazacaklarımın da benim algılama biçimime göre kurgulandığını peşinen vurguluyorum)

    iki kısa gazete haberini örnek olarak kullanıyorum. ilki deutschlandfunk’un kultur bölümünden rolling stones haberi: dlf kultur - living in a ghost town

    eğer almanca konuşulan bir ülkedeyseniz ya da türkiye’de bir süredir kursa gidiyorsanız, haberi okuyunca genel çerçeveyi muhakkak anlıyorsunuzdur. peki, metni tamamen anlamanızı engelleyen eksikler neler olabilir?

    adım adım gidelim

    ilk cümle: passend zur corona-krise hat die britische rockband the rolling stones einen song mit dem titel „living in a ghost town“ veröffentlicht.
    devrik bir cümle, perfekt’te çekilmiş. band ve song sözcükleri gündelik şekilde ingilizceden transfer edilmiş. “passend zur corona-krise” vurgunun bulunduğu yer. burayı vurgulamak için öğeyi başa alıp devrik cümle kurulmuş. tam olarak olmasa da deyimsel sayılabilecek bir kalıp “mit dem titel”. ayrıca “passend zu” dendiğine göre demek ki “passen” bir şeye uymak/uygun olmak anlamında “zu” alırmış.

    ikinci ve üçüncü cümle: die band sei vor den ausgangsbeschränkungen im studio gewesen und habe neues material aufgenommen, schrieb frontmann mick jagger im onlinedienst twitter. „und bei einem song – living in a ghost town – dachten wir, dass er in der zeit, in der wir leben, nachhallen würde.“
    konjunktiv ı ve geçmiş zaman. demek ki başka birinin söylediği bir şey aktarılıyor. bingo! aktarılan bölümden, yani konjunktiv ı ile kurulan yan cümleden sonra gelen temel cümle virgülle başlamış. bir önceki cümlede “passend zur corona-krise” bölümünü başa alıp devrik cümle yapıldığı gibi, burada da aktarılan bölümü konjunktiv ı çekimiyle yan cümle yapıp başa almış ve yine bir çeşit devrik cümle kurmuşlar. ikinci cümlenin yüklemi “schrieb”, öznesi “frontmann mick jagger”.

    üçüncü cümle ise tırnak içinde. präteritum ile geçmiş zamanda kurulmuş. burada dikkatli gözler hemen fark etmiştir, aslında haber başkasının (mick jagger’in) söylediğini aktarmaya devam ediyor, ama konjunktiv ı’da tırnak içinde olmayan, dolaylı olarak anlatılanın aksine burada doğrudan bir aktarım var ve tırnak içine konmuş. bu cümlede yüklem ve özne “dachten wir”, dass’tan sonrası ise yan cümle. yan cümlede konjunktiv ıı kullanılmış, çünkü temel cümle (dachten wir) geçmiş zamanda çekilmişti, geçmişten şimdiye, yani cümlenin kurulduğu sırada geleceğe atıf yapıldığı için konjunktiv ıı gerekmiş. “in der zeit, in der wir leben” ise çok güzel bir relativsatz örneği.

    sonraki dört cümleyi bu örnek çözümlemeye uyarak rahatça yapabilirsiniz.

    ikinci örnek aynı gazetenin wissen bölümünden hubble uzay teleskobuyla ilgili bir haber: dlf wissen - hubble-geburtstag

    bu haberde kalıplaşmış halde kullanımda olan temel birkaç ifade var: mit hilfe + gen. (mithilfe olarak bitişik de yazılabilir. mit hilfe von + dat. şeklinde de kullanılabilir), außerhalb + gen., unter anderem gibi.
    yine devrik cümleler var ve metin geneli präteritum’da çekilmiş.

    şimdi biz ne yapacağız?

    * kalıplaşmış ve deyimsel ifadeleri bir kenara yazıp öğreneceğiz.
    * fiillerin anlamlarına dikkat edeceğiz. mesela ilk haberde bir albümü yayınlamak/piyasaya sürmek anlamında veröffentlichen kullanılmış. bu fiil bir kitabı yayımlamak da demek aslında ("offen" açık demek, "öffentlich" açıkta olan, alenen ortada olan demek. "öffentlichkeit" da kamu/kamuoyu demek).
    * metinlerin ikisi de çok kolay olduğu için kelime bilginizin yeteceğini düşünüyorum, ama eksik varsa elbette bilmediğiniz sözcüklerin anlamlarına bakmalısınız.
    * kıvrak ve akıcı konuşabilmek için devrik cümlelerin nasıl yapıldığını öğreneceğiz.
    belli bir aşamadan sonra gramer çalışmak boşa kürek çekmek olacak (b2’yi bitirmiş olmanıza rağmen c’de tekliyorsanız mesela). işte o zaman bu tür küçük alıştırmalar çok büyük önem kazanacak. gördüğünüz, duyduğunuz, okuduğunuz her şeyde ilginizi çeken bu tür küçük ayrıntıları not edip kullanmanız çok çok önemli.
    passend zur corona-krise’yi “passend zum wetter” ifadesine dönüştürüp kullanabilmelisiniz.

    bunun dışında bence düzey belirleme sınavları her zaman doğru sonuç vermiyor. hatta c düzeyindeki öğrencilerin çoğunun b2’de olduğunu düşünüyorum. üstelik gramer sınavında c1 çıkan biri dinlemede b1.2 olabilir. her birimdeki seviyeniz farklı olabilir. kişisel fikrim aufsatz ve hörverständnis sınavlarının gerçek düzeyinize en yakın sonucu verdiğidir. bu da bireysel çabayla, dikkatle, motivasyonu kaybetmemekle olur.

    bir de naçizane bir önerim var.
    dili tek başına düşünmek çok yüzeysel bir şey. bu dil nasıl bu hale gelmiş, neden böyle, neden bir fiilin üçüncü beşinci anlamında bambaşka bir algı dünyasına giriyoruz, bu insanlar yüzyıllar boyunca nasıl bir devinim içinde bu dili şimdiki haline getirmişler, bunları bir düşünün. yoksa “almanya çogzel abi, yediğim önümde yemediğim ardımda, marketler ucuz, doğa güzel” diyerek el alemin bilimsel, teknik, kültürel, sanatsal, tarihsel birikimini sömürüyor gibi oluyorsunuz. üstüne yatmaktansa insanların kümülatif birimine saygı duymak lazım.
  • bu başlıkta daha önce iki kısa gazete haberi üzerinden çözümleme örneği vermiştim (bkz: #105973489). bugün birkaç şarkı sözü çalışalım. a ve b düzeylerinden örnekler seçmeye çalıştım (c düzeyinde de ilerleyen günlerde yazarım), ama aslında bu örnekler pek de net olmadı. sanırım biri a1, ikincisi a2 gibi düşünülebilir. b’ye uygun bir metin bulduğumda ayrıca paylaşırım.

    ilk örnek schandmaul adlı grubun sonnenstrahl adlı şarkısı. sözlerin anlaşılması çok kolay. yalnızca konjunktiv ıı kullanımı var, konjunktiv dışında sözler tamamen a düzeyinde.

    ı. dörtlük:
    ıch wär so gern ein kleiner sonnenstrahl
    ein kleiner lichtblitz, lichtblick am horizont
    ein gute-laune-bringer, ein friedensbote und
    ein freudenspender, glücksversender, ein lächeln ohne grund
    --- „ich wäre gern …“ „… olmak isterdim/keşke … olsam“ demek. b düzeyinden bir gramer konusu, fakat bu dörtlükte bu cümle dışında kalan her şey a düzeyinde.
    ilk cümlede „küçük bir güneş ışığı olmayı çok isterdim“ denmiş. olmak istenen diğer şeyler de sıralanmış. dörtlüğün sonuna kadar söylenen her şey aynı yükleme bağlı, yani „ich wär‘ so gern ein gute-laune-bringer, ein glücksversender, ein friedensbote…“ hepsi aynı yere bağlı.
    --- sein fiili bildiğiniz gibi nominativ ile çekilir. bu yüzden anlatıcının olmak istediği şeyler nelerse hepsi nominativ’le çekimlenmiş.
    --- „lichtblick am horizont“ ve „ein lächeln ohne grund“ ifadelerini bir yere yazıyoruz, çünkü demek ki „ufukta“ derken bulunma durumunu „am horizont“ şeklinde kullanmak lazımmış. „sebepsiz“ derken de „ohne grund“ diyormuşuz.
    --- burada çok önemli bir şey daha var. türetilen kelimelerin arasına -s, -n gibi telaffuzu kolaylaştıran sesler konmuş mu, konmamış mı? örneğin frieden+s+bote. sözlüğü açıp baksak der frieden ve der bote sözcüklerini görürüz. bunlardan bir sözcük türetirken ise telaffuzu kolaylaştıran bir -s giriyor araya (bu her zaman böyle olmuyor. bazı sözcüklerde -s kullanılmıyor. bu yüzden her örneği tekil değerlendirip tek tek öğrenmelisiniz).

    ıı. dörtlük:
    ıch wär so gern ein kleiner bunter fisch
    ein flossenschwinger, wasserplanscher voll von lebenslust
    ein lebenskünstler, ein glücksgenießer, leben für den augenblick
    geplantes ablenkungsmanöver von deinem problem
    --- bu dörtlükte bence dikkatinizi en çok çekmesi gereken öğe „geplantes ablenkungsmanöver von deinem problem“. çünkü geplantes derken partizip kullanılmış ve bu partizip sıfat olmuş. von ise öndeki „ablenkung“a bağlı. ablenkung von stress, ablenkung von liebeskummer gibi, burada da ablenkung von deinem problem denmiş.

    ııı. dörtlük
    ıch wär so gern ein großer, grüner, starker baum
    ein berg, ein fels in sturm und brandung warmer sich'rer hort
    'ne starke, feste schulter spender für geborgenheit
    die rückendeckung, sicherheit, vertrauen für alle zeit
    --- bu dörtlüğü sizlere bırakıyorum, özellikle vurgulanması gereken bir ifade bulamadım.

    ıv. dörtlük
    ıch würd' dich dann verfolgen, stets deinen weg erhellen
    alle schatten vertreiben, alle hindernisse fällen
    und wenn alles grau ist in deinem see der seele
    wär ich der einzige farbklecks, hoffnungsschimmer nur für dich
    --- bu dörtlükteki en önemli gramer kuralı bence verfolgen ve vertreiben fiillerinin gerektirdiği akkusativ. daha önceki cümlelerde yüklem sein olduğu için yükleme bağlı nesneler nominativ çekilmişti. burada ise „dich verfolgen“, „alle schatten vertreiben“ derken el mahkum akkusativ kullanılıyor.
    --- bir de koşul cümlesi var: „wenn alles grau ist, wäre ich der hoffnungsschimmer für dich“. bildiğiniz if clause.

    son dörtlük
    doch zu meinem bedauern werd' ich davon gar nichts sein
    denn ich bin stinknormal und habe lediglich nur schwein
    dass du an mir was findest, drum versuche ich zumindest
    vom sonnenstrahl, vom fisch, vom baum ein stück für dich zu klauen
    --- burada „hab‘ lediglich nur schwein“ bir deyim (ich hab' schwein gehabt). anlamını ve çözümlemenin devamını size bırakıyorum.

    geldik ikinci örneğe. früchte des zorns’un nimm mich mit adlı şarkısı (früchte des zorns john steinbeck’in gazap üzümleri/ the grapes of wrath romanının almanca adı bu arada). bu şarkıda aslında b1’le kesişen gramer konuları var, ama metin geneli a2’de kalmış.

    ı. dörtlük
    ıch fühl mich manchmal verloren und allein
    will viel lieben an tausend ander'n orten sein
    hier zu leben gleicht einem wartesaal
    ein bisschen wut, ein bisschen hass, ein bisschen angst und qual
    --- burada verloren bir zarf/adverb. allein’la birlikte "sich fühlen" reflexiv fiiline bağlı.
    --- bu dörtlükteki en ilginç kullanım „hier zu leben gleicht einem wartesaal“. yüklem gleichen ki gleichen dativ gerektirir. dolayısıyla nesne/dativobjekt "ein-em wartesaal". ancak burada özne de ilginç. „hier zu leben“, yani olduğu gibi kullanılmış. bu gayet de sık rastlanan bir konuşma biçimidir.

    ıı. dörtlük
    nimm mich mit, nimm mich mit nach haus
    schmink mich ab, zieh meine schmutzigen kleider aus
    wir fürchten und wir wein'n doch nicht allein
    komm, lass uns verdammt ehrlich zueinander sein
    --- bu dörtlüğü size bırakıyorum. trennbare verben son derece basit ve anlaşılır olduğu için hoşunuza gideceğini düşünüyorum.

    ııı. dörtlük
    halt mich fester, liebling, hier ist es so kalt
    ıch vergrab meine angst ganz tief im tannenwald
    lass und tanzen, schenk das glas noch einmal ein
    und lass und verdammt ehrlich zu einander sein
    --- buradaki en önemli fark bir anda präteritum’a geçilmesi, diğerlerinin tamamen anlaşılır olduğunu düşünüyorum.
139 entry daha

hesabın var mı? giriş yap