şükela:  tümü | bugün
  • fransızca'da 95 demek için "dört yirmi on beş" demeniz gerekirken, almanca'da "beş ve doksan" demek yeterlidir.
  • - fransızca zevk için öğrenilebilir; almanca da zevk için öğrenilebilir, lakin bu daha az olur.

    - fransızca daha yaygındır* ve daha etkilidir. almanca o kadar etkili olmazken fransızca dünyanın en etkili dilleri arasında mutlaka ilk beşe girer dil bilimcilerin yaptığı araştırmalarda. fransızca, ingilizceden hemen sonra gelip ikinci dil olur ya da en en en kötü durumda ingilizce - çince - ispanyolca - rusçadan sonra gelip beşinci dil olur. kaldı ki sadece yaygınlık değerlendirilecekse bile "la francophonie" var.

    - fransızca sistemsiz, her şeyin istisnasının olduğu bir dildir. almanca ise sistemli bir dildir; hatta istisnalarında bile bir sistem bulunur.

    - fransızca öğrenirken kelime öğrenmek bitmez, sonsuza kadar kelime öğrenir durursunuz. almancada ise "kelime dağarcığım iyi" diyebileceğiniz bir nokta vardır, zordur ama yine de o noktaya ulaşmanız mümknüdür.

    - fransızcanın grameri abartıldığı kadar zor değildir; almancanın grameri zorluk konusunda fransızcaya kök söktürür.

    - almancada her şeyi bir edat değiştirerek hemencecik anlatabilirsiniz; fransızcada böyle bir şey yoktur.

    - almancanın kelimeleri latince veya yunancadan olduğu gibi almaz, çevirir. mesela televizyon (tele + vizyon: uzak + görüş) --> fransızlar televizyona "télévision" derken almanlar bunu çevirip "fernseher" derler.

    not: b2 seviyesi fransızca, b1.1 seviyesi almanca biliyorum.

    edit: fransızcam c1'e yükseldi, almancam a2'ye düştü.

    (ayrıca bkz: almanca vs fransızca)
  • almancanın çatır çatır alacağı karşıklaştırmadır. bi kere bizimki übersprache!
  • birisi yazıldığı gibi okunur diğerinin yazılmışıyla okunuşu arasında bir bağ kuramadım.
  • biri iltifatın küfür, diğeri küfürün iltifat gibi algılanmasına neden olur. *
  • fransızca cok kadınsı, almanca cok erkeksidir.

    cinsiyetleri var resmen.
  • fransizca, italyanca, ispanyolca bunlar hep sevimli diller, kulaga hos gelen diller. bi rusca gibi kafa sikmiyolar. bi arapca gibi insani sevdiginden sogutmuyolar ama ne amacla dil ögrendiginden emin olman lazim. eger kariyer icin, kedine yatirim diye ögreneceksen ingilizce ve almanca en mantiklisidir.
    ögrenecegim her ekstra lisan sansimi arttirir diye kendini kandirma. birincisi yarim yamalak bilinen dil bir arti getirmez. üc tane dili insallah konusmak zorunda kalmam seviyesinde bilmektense ingilizceyi adam gibi ögrenmek daha faydalidir. ayrica bu saydigim dillerin konusuldugu ülkeler hep krizde, sikintida. orda ekmek yok. ama almanya-avusturya-isvicre imparatorlugu aslanlar gibi dimdik ayakta. bu ülkelerde sadece ingilizce bilerek is bulmak mümkünse de almanca büyük avantaj ve ille de ögrenemeni bekliyolar. bayern münih bile bütün yabanci oyuncularina almancayi ögretmeden rahat vermiyor.

    özetle fransizca, almanca, vücut dili fark etmez somut bi hedef koyman lazim kendine. derdin kari düsürmek mi, edebiyatini orijinal okumak mi, dünyaya acilmak mi, is bulma sansini arttirmak mi ona göre karar ver.

    - ama fransizca kulaga cok hos geliyor
    - peki senede 30 gün izin arti resmi tatiller, ücretli mesai, hamilelik ve cocuk izni, sifir enflasyon kulaga hos gelmiyor mu?
  • her ikisi de ingilizceye nazaran zor dillerdir, ilkindeki artikeller ve buna göre ismin dativ ve akkusativ halleri fiili dahi çekimlemeyi gerektirirken, ikincisinde de feminin masculin durumu vardır; ancak fransızca eski bir dil olduğundan ve zamanla sözcüklerin yazımı sabit kalırken telaffuzu değişmiş olduğundan kelimelerin telaffuzu ve yazımı birbirinden oldukça farklılaşmıştır, bu da kelimedeki sesli harften sonraki sessiz harflerin okunmaması gibi kurallar olsa da, sözcükleri yazdıkları gibi okuyan türkler için fransızca öğrenmede zorluk yaratmaktadır. genel anlamda baktığımızda, fransızca pek çok istisna da içerdiğinden, kanımca fransızca öğrenmek daha zordur. tabii almanca öğrenirken almanya'da 4 yıl yaşadığım ve orada alman okuluna gittiğim halde, fransızca öğrenirken belçika'da 2 yıl yaşadığım ve yalnızca dil kursuna gitmiş olduğum için de ilki diğerine nazaran daha kolay gelmiş olabilir.
    ilgili iki dilin geçerliliğini kıyaslamak gerekirse de, ikisi de bugüne kadar işime yaramamış olsa da, boğaziçi'nde ingilizce mühendislik okuyup, amerikan firmasında çalısıp, ingilizce dışında hiçbir yabancı dili kullanmasam da; mühendisler için açık ara almancanın daha geçerli olduğunu gözlemledim. örnek vermek gerekirse, mercedes, daimler, siemens vb. firmalar için almanca oldukça geçerli, hatta ilgili firmalardan birindeki bir senior manager, iş analisti pozisyonu için adam ararken turizm otelcilik mezunu bile olursa olsun ama almanca bilsin diyordu.
  • çok zor vs. zor.

    almanca 3 farklı artikel, akkusativ ve dativ ile kastırır, fransızca ise kurala uyan kelimelerden fazla istisna barındırır, 3 tane olmasa da 2 tane rastgele artikeliyle kafa yakar, okunmayan harflere sahip kısa seslerden oluşan kelimelerle anlamayı zorlaştırır.

    düzenleme: başlık taşınındığı için zor vs. çok zor.