şükela:  tümü | bugün
  • acı vatan almanya'da yaşayan türk kardeşlerimizde gözlemlenen görgüsüzlük çeşididir. günümüzde çok fazla kalmamıştır ama özellikle 80'li yıllar bu görgüsüzlüğün tavan yaptığı yıllardı. 3 kuruşluk dandik radyoyla hava yapmaya çalışmaları, bakkallardaki çikolataları beğenmemeleri, devamlı kendi aralarında almanca konuşup kıkırdamaları ve daha aklıma gelmeyen sayamayacağım kadar çok görgüsüzlük çeşidi bunların arasındadır. devamlı " almanya'da şu var... yok efendim biz şuraya gidiyoruz, bira içiyoruz bilmem ne " diyerek insanın sinirini hoplatıyorlardı. sanki türkiye mahrumiyet bölgesi amk. hala da bu tip görgüsüzlüğü ısrarla yapan almancı tipler bulunmakta sağda solda. almanya'da yedikleri içtikleri şeylerden bahsedip " biz süper yaşıyoruz orda " havası vermeye çalışıyorlar. hele 6 ayını türkiye'de 6 ayını almanya'da geçirip, en ufak bir hastalıkta doktora bile gitmeyerek almanya'ya dönüş tarihini bekleyen bi komşumuz var ki evlere şenlik. " ayy burda adamı öldürürler hastanede. almanya'da doktorlar şöyle süper, böyle harika " diye bahsederken, kendi oğlunun en ufak bir operasyonunu bile başarısız yapan ve çocuğun ölümden dönmesine neden olan alman doktor hakkında konuşmak istemez nedense. çünkü dünyadaki en süper yer almanya'dır. caddeler temizdir, en harika yemekler ordadır, insanları şahanedir, devamlı " ihbin... fünf..." diye diye kendi aralarında almanca konuşup bizi acaip özendirirler(!) çünkü en mükemmel dil de almancadır.

    bizim ailede olamadı şöyle kısa saçının arkasını uzatıp ucuna da boncuk takmış almancı veledi de iki tokat çakıp deşarj olsaydım ibişe.
  • hangi iş kolunca çalışıyor olurlarsa olsunlar (temizlikçi, garson, işçi, esnaf ve hatta işsizlik maaşı alanlar), izne gelirken mutlaka altlarında audi, bmw, mercedes ve volkswagen vardır. konuyu mutlaka bir şekilde arabalarına getirir bu görgüsüzler.

    yalnız şöyle bir durum var. an itibariyle, ortalama 1500 avro alan bir almancı, (ki oradaki asgari ücret bu civarda) 1 yıllık maaşı ile yukarıda markalarını saydığım arabalardan birisini (sıfır olmasa bile oldukça modelli) alabilmektedir. (fiyatlar için autoscout24.de tıklayınız)

    fakat güzel ülkemde, ortalama bir araba değil, "10 yıllık şahin" fiyatı 10.000 tl'dir. fiyatlar için sahibinden.com tıklayınız. asgari ücretle çalışan bir eleman, "şahin" almak için bile (hiç bir şey yiyip içmediğini düşünürsek) 1,5 yıl çalışmak zorundadır.

    --- spoiler ---

    - özel siparişle aldık bu q7'yi de. (ordaki de ilginçtir)
    -...
    - ev aldık biz tam 700 bin avro 1300 m² bahçesinde havu....
    -...
    -lan?!
    -ach du scheisse, kulaklık.. duyamadım!
    -ha iyi q7 diyorum, öze..
    -...

    --- spoiler ---
  • idolleri olarak can kani benimsemis olabilir boyle gorgusuzler
  • iki kelime almanca bilmedigi, yanlarinda almanca konusmaya gecerek fark edildikten sonra kendileri itin gotune sokularak azaltilabilen gorgusuzluktur.

    almanya'da tuvalet/ev temizleyip, turkiye'de caka satmaya yeltenen versiyonlarina itina ile ayar verilmistir.

    bir de hic bir sureli almanca yayin takip etmeden, almanya ve tarihi hakkinda okumadan, almanya'da almanlarla beyaz yakali bir ortamda is yapmadan, sirf 30 senedir almanya'dayim diye, sizden daha iyi almanya'yi tanidigini ve bildigini iddia eden gorgusuzluk versiyonlari vardir ki tamamen cahil cesareti ile aciklanabilir.

    (bkz: almanya'daki türkler)
  • aşırı marka takıntısı bunlardan biridir. misal bakarsınız almancı çocuklara gençlere yazın buraya geldilermi çoğunda abartı amblemli spor ayakkabılar kıyafetler. ama bu markalın işaretini kocaman kocaman taşıyan kıyafetleri tercih ederler. nike , adidas , nb gırla gider.
  • almanya'da yaşayan türkler'in çoğu, türkiye'deki türkler'i çok iyi tanıyor. güçten, şatafattan, zenginlikten anlamıyor muyuz biz?
    berber bile sıra sizdeyken mersedesle gelen adamı buyur etmedi mi?

    haksız mı alamancı, oradaki ezikliğini bir ay da olsa burada atıyor adam işte, çünkü adamın türkiye'deki çevresi bundan anlıyor.

    almancılar her geldiğinde onları kazıkladınız...
    her yaz beş para etmez dairenizi yazlığınızı yüzbinlerce euro'ya sattınız...
    adamların ayağına kadar gidip olmayan şirketlerinizin olmayan hisselerini kakaladınız...
    ayağınızı yorganınıza uzatmadığınız için "işçi dövizleri" altında her yıl milyarlarca mark çektiniz ülkeye...
    hiç bir hizmet vermeyip, kapıkule'de ipsala'da saatlerce güneşin altında bekletip, rüşvet aldınız...
    son yıllarda hediyelerine burun kıvırdınız ama 40 seneden beri neler neler getirdiler unuttunuz...
    adamların verdiği primlerle anneniz babanız emekli oldu...
    almancılar'ın yolladığı paralarla kaç aile geçindi, haberiniz var mı?
    adamlar ev aldı, annesini kardeşini içine koydu...
    her ay 2000 mark kazanıp, 1000 mark'ını kardeşlerine gönderen adamlar tanıdım.

    sanki türkiye'de süreli yayınlar çok takip ediliyor gibi eleştirmeyin adamları. hayatında hiç akşam yemeğini dışarıda yememiş almancı tanıdım. oradan artırdığı parayla kardeşine traktör aldı adam.

    marka takıntısı? yav çok pardon, türkiye'de parası olup da marka takıntısı olmayan kaç kişi var?? almancılıkla ne alakası var onun? nike'ın pazarlama başarısı o:)

    edit: çalışkan ahmet gibi olmuş harbi:p... bloom dedi.
    ahali:porno dergi gönderelim, sigara gönderelim alamancılar'a ahahah
    kwisatz: siz!!! utanıyorum sizden!!!
  • trafikte ya da herhangi bir ortamda gördükleri bir hatada ''bizim orda politzei buna izin vermez''demeleri, birşeyin fiatını öğrenmek istediklerinde''bizim ora parası kaç para'' demeleri,maaşımı sorup aldığı cevabı beğenmeyerek'' bizim orda senin işi yapanlar bilmem kaç ööööro alıyorlar,boşa okumuşsun''gibi görgüsüzce konuşmaları çok sinir bozucudur.
    bir de almanya'ya gittikleri gün kullandıkları şive ne ise kendilerinde ve çocuklarında da aynı şive ile dönerler.en son babannemden duyduğum memleket laflarını 6 yaşındaki almancı bebelerinden duymak çok gariptir.
  • izin öncesi, sırf memlekettekiler ne olduğumu görsün diye, yıllarca sürecek bir borç altına girip son model araba almak.

    bir yıl boyunca zor şartlarda çalışıp biriktirip 6 haftalık izinde "gösteriş adına" binlerce euroyu çar çur etmek.

    ama tüm bunların yanında bir de şu var; böyle ailelerin çocukları iki ara bir derede kalmış bir kültür ile nasıl yetişebilir ki? çok beklentiye girmemeli. bir çok aile dengeyi tutturamıyor, gerek eğitim eksikliği, gerek imkansızlıklar.

    ne desek boş, iki ucu boklu değnek...
  • (bkz: borak)