şükela:  tümü | bugün
  • çok değişik bir formdur. rizeli olan bendeniz yıllar önce almanya'dan gelen kuzenimi gezdirme amacıyla görevlendirildim, o zamanda davut güloğlu denilen kişi nurcanım diye albümünü yeni çıkarmıştı. neyse dışarı çıktık o zamanlar yeni türüyor direkt mp3 atılan telefonlar kuzende değişik bir siemens telefon vardı daha önce görmediğim, sanırım daha gelmemişti o zaman buralara. velhasıl kelam bu kuzen kişisi sokakta yürürken nurcanım açarak telefonundan horon ederek yürümeye başladı
  • şimdiye kadar bir faydasını görmediğim, telefon rehberimde yer bile edinememiş kuzen çeşididir...

    (bkz: olmasa da olur)
  • sizden yaşça büyüğü sigara içiyorsa sınırsız otlanırsınız , mekana giderseniz hesabı ödetmez ; konuştuğu türkçe , türk filmlerindekine ve haberlerde kullanılan türkçeye benzer , güzeldir.

    türkiye'nin 70'li yıllardaki insanlarının samimiyetini barındırırlar , iyidirler.
  • zimba gibi sut ceken velettir
  • alamanyalardı doğup büyüse de aldığı aile içi eğitim ve kültürden dolayı sonradan türkiyeye yerleşme planları yapanları, türkiyeyi özleyenleri vardır. sonra türkiyeye geldiğinde durduk yere mal mal hareketler yapıp, içten anlatmaya çalıştığın şeylere laf sokma çabalarında bulunan akrabayı görünce aniden soğuyabilirler. bazılarının bozuk türkçesi olduğunda, dediklerini anladığı halde çirkin düzeltmeler yapan akrabaları vardır.

    arkadaş sanırsın tek alamancılar böyle. o dediğiniz alamancıların bazılarında sınıf atlama yanılgısı var evet ama bir o kadar da türkiyede kalanlardaki ön yargı ve gereksiz eziklik var. sülalesiyle geçinemeyen genellemeyi yapıp kenara çekiliyor arkadaş. gayet mis gibi geçiniyoruz biz.

    zoge: tamam lan devam edin komikli anılarınıza
  • almanya'da kaldığı sürece sevilir. nasıl olsa senede bir geliyor, gelirken de hediyeler, çikolatalar getiriyor. hatta belki tatili bitip dönerken oyuncağını, spor ayakkabısını bırakır, bir dahaki gelişi için siparişler verilir diye kanka muammelesi yapılır. yolunabildiği kadar yolunur. ama olur da almanya'yı bırakıp türkiye'ye dönecek olursa yüzüne bile bakılmaz. nasıl olsa yolunacak tüyleri almanya'da kalmıştır. hem zaten o çikolatalar da her markette satılıyor artık. kim n'apsın almancı kuzeni. zaten türkçesi de bozuk. pis.*

    insanların bu almancı kuzene nasıl davrandığına bakarak karakterleri hakkında çok güzel gözlemler yapılabiliyor. hatta almancı kuzen bu gözlemleri kendi yapmaya başladığı zaman kime yakın, kimden uzak durması gerektiğini çok iyi anlayabiliyor. zannedildiği kadar mal değildir.
  • halasıgillere çok düşkündür.
  • z - herhavzındibaynı!
    a.k.- yok ya aynı değildir bence...
  • bende bunlardan çok var. ayrıca bu kuzenlerimin de çocukları oldu onlarda eşek kadarlar. neyse konumuz bu değil. bir süredir sinirimi bozan durum şudur ki; abi bunlar facebook'da paylaşım yapıyorlar, paylaşım türkçe mesela. altına yarısı türkçe yarısı almanca yorum atıyorlar. hatta öyle ki bazen peş peşe iki kelimenin aynı dilden olduğu olmuyor amk ya.

    ve sende ezkaza yorum yaptın diyelim, sonra o cevap olarak bişey yazıyor anlayana aşk olsun. türkçe kelimelerden yola çıkayım cevap vereyim diyorsun olmuyor. peşpeşe koyduğu gülücükler kalpler okey işaretleri göz kırpmalar off amk işin içinden çıkmak imkansız. hele ki bir de sonunda soru işareti koymuşsa sıçtın. birkaç kere bu duruma düştüm, allah düşmanımın başına vermesin. baktım artık olmuyor zaten kırkyılda bir yaptığım yorumları da yapmaz oldum. ama bu durumdan çıkmak için bende soru işaretini görünce gülücük gülücük gülücük kalp koyuyorum amk.

    (bkz: şimdi onlar düşünsün)