şükela:  tümü | bugün
  • bu başlığı ciddi bir merak üzerine açıyorum çünkü ben henüz bulamadım.

    dünya savaşında kendilerini biraz daha geliştirmeleri lazım minvalinde espriler dışında ciddi cevaplara ihtiyaç olduğu aşikar.

    edit: mutfak, sosyal ilişkiler, uzun süreçli siyasi kararlar ve dünya siyasetindeki konumları, risk yönetimi ve bankacılık gibi temeli olan ve faydalandığım bilgiler paylaşan arkadaşlara teşekkürler. alman hayranlığı ile itham eden çakma milliyetçi arkadaşlara ve hatta alman teknolojisini sadece alman otomobilleri ile ilişkilendirdiğimi düşünen kıt beyinli arkadaşlara da saygılar. aptala da saygımız var.
  • basketbol ve çikolata.
  • stratejik planlama ve sosyal zeka problemleri var.

    1935 yıllarında alman'ın gücüne ilaveten ingiliz yönetsel aklı, strateji ve siyaset bilgisi alman'larda olabilseydi, fransız, ingiliz ve rus'lara bulaşmadan ve onlarla saldırmazlık anlaşması yaparak savaşa girer, polonya, hollanda, belçika, isviçre ve avusturya'ya rahatça sahip olurdu.

    edit:almanların satranç seviyesine baktım, tarihte birkaç büyük oyuncu çıkarmışlar, şu anda sadece 1 alman asıllı ( matthias bluebaum) oyuncu 2670 elo puanıyla ilk yüze girebilmiş.
    genç bir oyuncu ancak gelişimi durmuş gibi, puanı yaklaşık 4 yıldır aynı.
    kolombiya'lı, bae'li, azeri, ermeni, ukrayna'lı, ispanyol birçok milletten oyuncu var, listede pek alman yok.

    bu da almanlar gibi disiplin ve zekasıyla bilinen bir millet için, stratejik planlama eksiklikleri ile ilişkilendirilebilecek ilginç bir veri.
  • müttefik seçimi.
  • bankacılık anlamında konuşmak gerekirse risk yönetimi & aktif pasif yönetimi gibi konulardır. bu sadece almanlar için değil neredeyse bütün avrupa için geçerli olabilir. avrupa'da gördüğünüz o dev bankaların bahsettiğim birimlerinde bu işleri yürüten bir türk bankacı ya da türkiye'de uzun süre çalışmış bir bankacı kesinlikle vardır.

    bizde bankacılık sektörünün maruz kaldığı, artık alışık olup umursamadığı ve rahatça üstesinden geldiği riskler karşısında kendileri far görmüş tavşan moduna geçiyorlar. o yüzden bu tür birimlerin başına sektördeki hareketliliği uçlarda yaşamış ama ölmemiş, banka batsa bile yine durumu çevirebilecek kişileri getirirler.

    edit: bu söylediğim iç kontrol&uyum&teftiş kurulu tarzı birimlerde de geçerli. bir denetimi yapan alman ve türk müfettişin tarzı hiçbir zaman aynı olmaz. bizim denetim raporları ve denetim stratejilerini görünce yine tavşana dönüyorlar. ama bilmedikleri şu burada 2 yıl tecrübeli olan şubeci kendisini işin çakalı zannettiği için bizde denetim süreci en ufak noktayı bile irdeleyerek ilerliyor.

    kısaca kan ve gözyaşı ile yetişip türlü cambazlarla mücadele ettiğimiz için ileri bir bakış açısı oluşuyor. bu da mesleki açıdan bir avantajdır.
  • gaza gelmek
  • 1. dunya ulkesi seviyesinde maas odeyememe.

    burda turkiye ile karsilastiran kekolara bakmayin. ciddi anlamda almanya'ya giden kaliteli gocmen neredeyse yok gibi. bunun ana nedeni, global acidan iyi meslegi olan sahislara iyi maas odeyememesi.

    hindistan'da yasayip; almanya'ya gitmeyen bir kac kisi bile tanidim. teklif aldim, teklif ettikleri maas; gelir vergisini cikardiktan sonra, hindistandaki maasimla ayni dediler.
  • (bkz: risk yönetimi)

    sistem tıkır tıkır işlerken her şey güzeldir ancak bir sefer bozulmayagörsün. fenere bakan tavşan haline geliyorlar. sistemlerinin kolay kolay bozulmadığını kabul etmek gerekiyor elbette.

    örnek için alman futbol takımlarının işlerinin planladıkları gibi gittiği maçlar ile ilk dakikalarda gol yedikleri maçlar kıyaslanabilir. bu şirket kararlarında da birebir paralellik gösteriyor.