şükela:  tümü | bugün
  • dizini kırıp oturmak yerine dünya savaşı başlatmak en büyük hataları olsa gerek.
  • hitlerin saldırgan tavırları : anschluss la başlayan ve "hayat sahası"yla devam eden politikasını gerçekleştirmek istemesi.
  • aynı anda gereksiz bir çok cephede savaşmaya çalışmak ve rusları hafife almak
  • hitlerin savaş içinde yaptığı bazı stratejik hatalarda bunlar arasına girebilir ki bunlardan en büyüğü bir hafta içinde gerçekleştirdiği fransa işgali içinde ordusunun bir kısmının dunkerquee gitmeyerek gemilerle ingiltere'ye kaçmaya çalışan ciddi bir miktar ingiliz kara ordusunu takip etmeyişidir. hitler böylece ingiltere'nin ciddi anlamda çok büyük bir kara ordusu miktarını esir alma şansını ve ingiltere'yi moral olarak çökertme şansını elinden kaçırmıştır. bu kararı veren de bizzat hitlerdir. bazı komutanlarının karşıt görüşlerine rağmen ordusunun paris'e bir an evvel ulaşmasını istemiştir
  • hitlerin rusya'nın kara ordusu gücünü 200 tümen olarak hesaplaması. bu durumda teknik açıdan üstün olan alman orduları savaşı çok rahat kazanacaklardı. fakat almanlar rusya'nın derinliklerine indikçe çok daha fazla rus ordusuyla karşılaştı ki bu miktar yaklaşık 360 tümen kadardı. fakat almanlar bu 360 tümeni de yenmeyi başardı. kafkasları, stalingradı, kievi, minski elegeçirdiler, moskovanın kapısına dayandılar *. fakat sonradan rusya'nın derinliklerinden çok daha sağlam 200 rus tümeni daha geldi ve almanların artık onlara karşı koyacak gücü kalmadı. almanların rus cephesinde yenilmesinin temel nedeni budur.
  • almanya’nın savaşı kaybetmesinin ana sebebi hitler’dir. dünya’da ki en güçlü orduya sahip olan almanya hitler’in büyük stratejik hataları yüzünden yenilmiştir. birkaç stratejik hatadan örnek verecek olursak, stalingrad’da ki 6. ordu’yla 4. ordu’nun stalingrad’ın ortasından birleşmesini red etmesi ve bunun sonucunda kazanma şansı kalmayan von paulus komutasında ki 6. ordu’nun teslim olmasu, fransa’nın işgali sırasında dunkirk sahilinde 300.000 müttefik askerini panzer tümenleriyle yok etmek üzereyken komutanlarına dur emri vermesini sayabiliriz ( eğer dunkirk’te bu 300.000 asker yok edilseydi – ki çok rahatlıkla edilecekti – özellikle ingiltere’nin askeri gücü çok azalmış olacak, ingilizlerin gururu kırılacak ve birkaç ay sonra başlayacak olan britanya savaşı’nı kazanma olasılığı çok fazla artacaktı).

    almanya’nın savaşı kaybetmesinin ana sebebinin hitler olduğunu yazının başında söylemiştim. almanya en güç orduya, en iyi teknolojiye ve en zeki komutan ve generallere sahipti. bu muhteşem orduyla 1940 yılının sonuna gelindiğinde neredeyse tüm avrupa, almanya’nın elindeydi. tüm dünya almanya karşısında korkudan titriyordu. polonya’nın işgalinde kimsenin ses çıkarmaması, fransa’nın bir ayda beşte üçünün işgal edilip, teslim olmaya zorlanması ve avrupa’nın büyük bir bölümünü çok kısa bir sürede işgal etmesi hitler’in kendisinin yenilmez olduğunu düşünmesine yol açtı. böyle düşünmesini ‘ben iki tanrı tanıyorum. birisi gökyüzünde ki tanrı, diğeri ise yeryüzünde ki, almanya’dır’ sözüyle de anlayabiliriz. ancak böyle düşünmesinin sonucunda savaşın kaderisi değiştiren büyük hatalar yapmaya başladı:

    doğu cephesi

    hitler, sscb’nin işgali sırasında generallerinin yapmak istediklerine izin verseydi, moskova ve stalingrad gibi sscb’nin en stratejik iki şehri 1942 yılında ele geçirilecek ve sscb işgal edilecekti. sscb’nin işgali demek, tüm avrupa’nın almanya olması anlamına geliyordu.

    doğu cephesi hakkında benim düşündüğüm şeyler ise, sscb’nin işgaline 1941 yılında başlanmamalıydı. bana göre her nasılsa almanya sscb’yi işgal edecekti. tabii abd’ye savaş açılmadan. çünkü sscb’ye gelen malzeme yardımının büyük bir kısmını abd oluşturuyordu ki alman’ları püskürtmelerinin nedenlerinden biriside budur. eğer batıdan gelen yardım kesilebilseydi, sscb zaman içerisinde yorgun düşecek ve işgal edilecekti.

    abd’ye savaşın açılması

    sadece çılgının biri size saldırmayan bir ülkeye savaş açabilir. dünyadaki sınırsız askeri ekipman endüstrisine sahip ve bunu sizin düşmanlarınıza veren bir ülke karşısında almanya saldıramazdı. herhangi bir şehri bombalayamaz veya tek başına herhangi bir yeri işgal edemezdi. bütün bunlar sscb’ye karşı savaşılırken yapılamazdı. ancak hitler, pearl harbor baskınını duyunca japonya ile müttefik olduktan sonra abd’yi rahatça yenebileceğini düşünmüştü. ama yanılmıştı. ne de olsa, abd en güçlü endüstriye sahip ve sscb’de en fazla askere sahip olan ülkelerden ikisiydi. bir de bunlara, sınırsız askeri ekipmanı ve insan kaynaklarını eklerseniz herhangi bür düşmana karşı zafer kazanabilirdiniz. ekipmanınızın ne kadar gelişmiş ve ordunuzun ne kadar profesyonel askerlere sahip olmasının hiçbir önemi yoktur.

    kısacası, hitler generallerinin sscb’de istediklerini yapmasına izin verseydi, sscb’ye batıdan gelen yardım yardım kesilebilseydi, abd’ye aralarında hiçbir savaş olmamalarına rağmen durduk yere savaş açılmasaydı (en azından sscb işgal edildikten sonra açılmalıydı), sscb, wehrmacht (alman ordusu) ve waffen ss’ler (alman’ların seçkin ve özel eğitimli birlikleri) tarafından işgal edilecek ve de almanya ikinci dünya savaşı’ndan galip ayrılabilecekti.

    duzeltme: aylar sonra bu entryimi okudumda, ekleyecegim ve aciklayacagim $eyler oldugunu farkettim. onlari da kisa sure sonra ekleyecegim.

    ekleme: bu girisin tamamen gözden gecirilmesi sonucuna vardim.
  • avrupa ana karasindaki tüm allied kuvvetleri dunkerquede toplanmis ingiltereye kacmayi beklerken tanklari toplari bu bekleyenlerin üzerine salmak yerine o koskoca birligi yoketmek icin luftwaffein gorevlendirilmesi. bu sayede müttefiklerin rahat rahat gemilere binip ingiltere'ye kacabilmeleri.

    bu olayin mimari tabi ki hermann goeringdir, amaci da bu onemli imha'yi kendi komutasi altinda olan luftwaffe'ye yaptirmak, boylece luftwaffe'in karizmasini arttirmaktir. heh..
    (bkz: #1654696)
  • teknik stratejik hatalar genel olarak belli olmakla beraber, dünya tarihi incelendiğinde gözle görülür bir şekilde ortaya çıkan temel prensipleri sallamamaktır. bu prensiplerin en büyüğü, bütün ülkeleri ele geçiremezsiniz, bütün topraklara hakim olamazsınız. bir diğer prensip de işgalci gücün eninde sonunda yenilecek olması ve bu yenilginin etkilerini ekonomik ve insani olarak uzun süre taşıyacak olmasıdır.
    bir ülkeyi işgal etmek, kuvvetleriniz fazla olsa bile hem çok zor hem çok yıpratıcıdır. çünkü siz misafirsiniz, savaştığınız insanlar ise oralıdır. siz bir amaç için savaşıyorsanız, adamlar kendi ülkesini, toprağını savunmak için savaşıyorlardır. ölmek, onlar için sizinkinden daha anlamlıdır. hitler'in sağkolu olan dr gobbels, notlarında rusların savaşma şekline hayranlığını ifade eder. "ne soğuktan ne imkânsızlıktan yılmıyorlar, hayvan gibiler" diye tarif eder. dolayısıyla işgalci güç olarak kısa başarılar elde etseniz bile sonuçta yenileceğiniz muhakkaktır. rusya'nın afganistan'da tutunamaması şaşırtıcı değildir. amerika ırak'ta işgalci güç olarak ne kadar kalırsa kalsın, asla tam olarak ele geçiremeyecek, rahat edemeyecektir. bütün dünya ülkeleri bizim topraklardan pay alabilmek için saldırıya geçmişlerdi hani bundan 85 yıl kadar önce, başarabildiler mi? bir ülkeyi işgal etmeye kalkışmak, pahalı ve tehlikeli bir maceradır ve sonu hep hüsran olmuştur.
    almanların hatası, bu maceraya farklı ülkelerde kalkışmak ve bir savaşın sadece makine ve asker sayısıyla kazanılacağını zannetmek olmuştur.
  • en buyuk hatalari enigma'nin kirildigini bi turlu farkedememis olmalaridir. savasin henuz basinda kirilan sifreler muttefiklere cok buyuk avantaj saglamistir. onemli onemsiz her turlu istihbarat aninda karsi tarafin eline gecmekteydi.

    hitler, yanlis generallere guvenmistir. ornegin rommel yerine goering'le isbirligi icinde olmayi secmistir.

    operasyon barbarossa'da cok yetersiz istihbarat ve donanim vardir. genelkurmayin butun uyarilarina ragmen oynanmis ve kaybedilmis bi kumardir.

    alman ordusu mukemmel savasmasına ragmen, en buyuk hatayi hitler gibi yeteneksiz bir askere sonuna kadar sadik kalarak yapmistir.