şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
4130 entry daha
  • “almanya, alman istihbârât teşkilâtlarının, herhangi bir şüpheye mahâl vermeden, vatandaşları üzerinde truva atı yazılımı kullanmalarına izin veren bir yasayı geçirmek üzere.” (en)

    edit: geçmiş.
  • yukarıda görüldüğü üzere, bu ülkeye yerleştiğiniz takdirde, gelecek kaygısı, geçim sıkıntısı, boğazına kadar borca batmak gibi dertleriniz olmaz. onun yerine, çocuğunuzu buz pateni kursuna götürdüğünüzde "siz çocuğu kaydettirdiniz mi?" diye sorarlar, çocuğunuzu orman okuluna yazdırdığınızda sıcak karşılanmazsınız, komşunuz size özenir, çocuğuna bisiklet alır, kan vermek istediğinizde bazen bürokratik ıvır zıvırdan dolayı zorluk çıkartırlar vs.. bu tarz dertleriniz olur yani.
  • almanya, çok uzun mücadeleler sonucunda şu anki medeniyet seviyesine ulaşmıştır. belki binlerce yıldır ilmek ilmek dokunan bir mücadelenin eseridir bugünkü almanya. öyle 2. dünya savaşından sonra çok çalışarak bugünkü ülkeyi kurdular demekle açıklanamaz.

    hal böyle olunca bir alman bu milli mirasa ve yüksek yaşam standardına bedavadan konan göçmenlere elbette soğuk bakacaktır. sen o ülkenin kurallarına harfiyyen uyuyorsun diye seni baş tacı yapacak değiller. elbette kendilerine ait ve göçmenlerden izole olmuş yerler isteyeceklerdir. sen nasıl ki bdrum'un en nezih sahillerinde suriye'li istemiyorsan onlar da senden izole yerler isteyecektir. istediğin kadar ülkenin kurallarına riayet et, istersen almanya'da üst üste bir kaç yıl vergi şampiyonu ol. yine de o çizilen sınırı sana geçirtmezler. sen sokakta yürürken kokusunu hissttiğin o medeniyette kant'ın uykusuz geceleri vardır, nietzsche'nin fikirleri her kaldırım taşına işlemiştir. goethe'nin nasihatleri, schopenhauer'un ağıran saç teli, leibniz'in göz yaşı vardır. sen kendini oraya adapte etmişsen aferin sana! ama almanların sırf bunun için gelip boynuna sarılacaklarını sanıyorsan yanılıyorsun. çünkü sen bu medeniyetin faydalanıcısısın, katkı sunucusu değil. sen alman medeniyetine katkı sunamazsın. katkı sunman için ondan daha parlak bir medeniyetten gelmiş olman lazım. öyle bir şey söz konusu olmadığından o medeniyete katkı sunmaya değil, ondan faydalanmaya gitmişsin. almanlar da aptal değil. bunu görüyor ve sana ellerinden geldiği kadar nazik bir şekilde "gözümüze görünme" diyorlar.

    sen oranın kurallarına adapte oldun ve kendini oralı hissettin diye hemen kendini türkiye'den gelen göçmenlerden ve suriyelilerden farklı ve üstün görmeye başladın. hayır dostum, senin doğup büyüdüğün coğrafya bir gölge gibi her zaman arkanda olacak. hayatının geri kalanını doğduğun coğrafyada geçirmesen bile, o damga her zaman alnının ortasında duracak! o yüzden "bu kadar adaptasyona rağmen almanlar beni ve çocuğumu butik anaokulu'nda görmekten rahatsızlar ühüü!" tarzı serzenişleri bir kenara bırak.

    tanım: medeniyeti farklı bir boyuta taşıyan avrupa ülkesi.

    edit: iki yukarıda bir entry vardı, yazdıklarım o entry'e cevap olarak yazıldı. ama arkadaş entry'yi silmiş galiba. olsun, butik bir sözlükte böyle şeyler başına gelmez.
  • valla tam bir dünya markası olduk. cidden kıskanıyorlar artık bence.. herkes bizi gonişi
  • evet turklerin asla yakalayamayacagi sevi mesela ozlem tureci neyse somurge kafasina devam
  • bir ortadogu ulkesinden kalkip gidip, cocuk yaptigi icin herkesle arasinin cok iyi olacagini dusunen ve insanlardan sevgi, ilgi, alaka dilenen hayatsizlarin pek mutlu olamayacaklari ulkedir.

    ben bu ulkeye geldigimden beri kendimi hic olmadigim kadar iyi hissediyorum. avrupali insanlarin genel yapisini anlamiyorsaniz, almanya dahil hicbir avrupa ulkesinde kolay kolay mutlu olamazsiniz. arkadaslik, dostluk, komsuluk gibi aslinda tamamen gotten sallama ve ici bos kavramlarin ne kadar anlamsiz oldugunu ben burada gordum. almanlar sizinle arkadas olmuyor diye zirlamadan once, onlari anlamanizi oneririm. daha once de yazmistim onu da buraya birakirim ekstra olarak yazmaya gerek yok ancak neden insanlarin sizinle zaman gecirmediklerini, evinize gelmediklerini, beraber bir yerlere gitmek istemedigini hala anlayamadiysaniz buyrun; (bkz: #124377990)

    kisa bir ozet gecmek gerekirse, insanlari zamanlari kiymetli ve yapacak tonla isi var. neden seninle zaman gecirsin? bu soruyu zalimlik yapmak icin degil, rasyonel olmak icin soruyorum. ben ne zaman, bir x kisisi neden benimle zaman gecirsin ki? diye sormaya basladim, o zaman sosyal iliskilerim tam istedigim seviyeye geldi. su anda ne gereksiz zaman harciyorum kimseye, ne de kimsenin zamanini bosa harciyorum.

    abi kafayi yiyecek duruma gelirsiniz, ciddi diyorum bunu. yapacak o kadar cok sey var ki. zamanin degerli, elindeki para degerli, internet gibi bir bilgi kaynagina sahipsin ve hala insanlar ile cicekli bocekli iliskiler kurup, aglaklik ediyorsun. inanilmaz bir basari. almanya'ya geldiniz ve hala evde bos bos oturuyor halde buluyorsaniz kendinizi, once buyuk bir ayna alip nerede yanlis yaptiginizi dusunmenizi oneririm.

    kendimden ornek verecek olursam, turkiye'de yasarken motosiklet ile ilgileniyordum ve o zamanlar dovizler bu kadar firlamamis, siyasal islam ulkenin bu kadar icine etmemisti. yine de turkiye'de motor surmek de, malzeme almak da her zaman zordu. bir ustaya gidersin, seni kaziklamaya calisir. 10 dakikada cozulecek bir sorun icin seni gunlerce bekletir, daha fazla parani almak icin gereksiz parca degisimi yapar. yolda giderken ehliyeti kasaptan almis tipler tarafindan olumun ucunda gezersin. surekli olarak baskalarina yeniden yaptirilmak uzere yapilmis o dandik asfaltta giderken kendini guvende hissetmezsin. belediye isini duzgun yapmadigi icin cim sulama ayagina yollari islatirlar, viraja bir girersin bakarsin yol islak vay anasini sikeyim dersin. garajli ev kulturunun olmadigi, cirkin ve lanet olasi apartmanlarin ovuldugu bir yerde yasadigin icin kendi sahsi garajin yoktur. eline anahtar alsan bile nerede yapacaksin motorunu, etraf yag icinde kalir temizlerken canin cikar apartman onlerinde. benzin alirken kufur edersin surekli. saka yapmiyorum 10.000 km lik bir avrupa gezisi yapmistim ve beni en cok zorlayan sey benzin oldu. onun hesabini yapa yapa gittim. bunlari anlatiyorum ancak sanmayin ki bunlar sorunlarin buyuk bir kismi, daha yazsam aksama kadar yazarim ne kadar zorluk cektigimi.

    iste boyle bir ortadogu ulkesinde bildigin cok basit bir hobi olan motosikletle ugrasmak bile zor. insani deli eder, yaparken keyif almani engeller. avrupada insanlar garajlarina ceker bir motor, cikar haftasonu gider bir yere gezer. yer, icer, keyfine bakar daha sonra pazar aksami doner evine. kafa rahat bir sekilde isine gider. bakin ne kadar kolay gordunuz mu? ehliyet almak gercekten zordur ve ehliyeti alan kisi, kurallardan korktugu icin insan gibi surer. otoban vardir ve hiz limiti yoktur. yani sana 1000cc lik bir spor makine satan devlet, bunu en fazla 120 km ile surebilirsin demez. olaylar mantikli ve imkanlar erisebilir durumdadir.

    simdi siz motosiklet yerine baska bir ugras koyun. araba deyin, bahce deyin, resim deyin, fotografcilik deyin, muzik deyin... ne dediginizin bir onemi yok. ne isterseniz, onu yapabilirsiniz almanya'da. tek yapmaniz gereken de insan gibi yasamak ve calismak. bu kadar. euro'nun alim gucu her yerde cok guclu. dunyanin herhangi bir ulkesinde tatile gidersiniz, kafaniz rahat bir sekilde geri donersiniz. basiniza bir is gelecek olursa gittiginiz ulkede, bilirsiniz ki alman konsoloslugu hemen yardim edecektir. oradaki rusvetci polisler, alman pasaportunuzu gordugu anda bir anda uc bucuk atmaya baslarlar. bu olay bizzat pek cok yerde basima geldi ve en cok 'kardes' ulke denilen azerbaycan'da geldi. uzucu bir durum tabi ki. ben de isterdim kendi ulkem guzel bir itibara sahip olsun, vatandasina sahip ciksin ama oyle bir durum yok. kabul etmek lazim bunlari.

    almanya'da mutsuz olan, zirlayan, burada insanlar soguk diyen kim varsa bilin ki siradan bir hayatsiz ortadoguludan baska biri degildir. eskiden bu insanlara karsi ilimli yaklasiyordum ancak buraya yerlesip de, hayatimi burada gecirmeye baslayinca gordum. hayatinda baskalari olmadan mutlu olamayacak, kendine yetemeyen, kendini gelistirmekten ve bir seyler ogrenmekten aciz kac tane hayatsiz gorduysem zirliyordu burada. adam diyor ki almanya cok kotu, eee siktir git buradan? illa turkiye'ye donmesine gerek yok ha. bunu dedigimde adam zirliyor bana 'ama turkiye'den iyi uhuuhuuuu' diye. vizyon bu kadar iste, hayatsiz zannediyor ki dunyada sadece turkiye ve almanya var. japonya'ya siktir git? abd'ye siktir git? avusturalya'ya siktir git? zorla tutuyorlar sanki ortadogulu hayatsizi burada.

    bu nedenle almanya, kafasi calisan icin dunyadaki cenneti sunan nadir ulkelerden biridir. aidiyet hissetmenize bile gerek yok, calisin ve sevdiginiz bir ugras bulun kendinize yeter. avrupanin lokomotifi bir ekonomide yasayip da zirlayanlara da takilmayin. muthis bir ulkedir.

    edit: bana yazan ve goruslerime katilan veya nedenleri ile birlikte neden katilmadigini medeni bir sekilde ifade eden herkese cok tesekkur ederim. ne yazik ki turkiye gibi ortadogu ulkesinde artik psikolojik sorunlar yasamaktan dolayi gercekleri goremeyen, hazira alismis ortadogulu hayatsizlar nedeni ile mesaj alimini kapatmak zorunda kaldim. bu hayatsizlar oyle bir duruma gelmisler ki merkel bunlarin onunde domalsa, 'bu ne bicim kari, almanya bu mu? nerede citir helgalar?' diye zirlar bunlar. bunun nedeni ise cocukken de surekli annelerine babalarina zirlayip istediklerini aldirmalaridir. turkiye'de o kadar aglayan velet ileride buyudugu zaman ne oluyor sorusunun da acik cevabi bunlar.

    simdi bu hayatsiz ortadogulularin kapasitesi yetmez ancak sosyal ortam ile ilgili engelin nasil asilacagini da anlatayim kendilerine, gerci bana kufur edenlere baktigim zaman almanya bunlara birak vize vermeyi, kacak girseler bile mahkemede bunlari siktir eder ama neyse.

    ustte ne demistik? ugras, hobi edinmek demistik. bu ortadogulu hayatsizlar, karsilarinda biri oldugu zaman en fazla basit siyaset, futbol ve cinsellik konusurlar. kafalari pek basmadigi gibi, kendi zevkleri yoktur. 1 saat boyunca guzel bir sohbet etmekten aciz olduklari icin tanistiklari her kizla yarim saat sonra cinsellik konusmaya calisan, 'kanka'lariyla da iddia, futbol vs konusmaktan oteye gidemeyen tiplerdir. ancak sizler oyle degilsiniz tabi ki, bir ugrasiniz, hobiniz var, ne oldugunun hicbir onemi yok. internet devrinde yasayan herkesin bildigi bir gercek vardir, internet uzerinde binlerce topluluk bulunur. kuzey amerikadaki beyaz taslari seven insanlarin bile toplandigi bir discord grubu ya da facebook grubu vs bir sey kesin vardir. cok abarti dusunceler, bu sekilde toplanma sansina sahip oluyorlar. toplanmak icin illa bu kadar radikal olmaniza gerek de yok, ugrasiniz her ne ise onunla alakali egitimler, programlar ya da gruplar bulur ve katilirsiniz. hem bu sayede kendinizi gelistirmis olursunuz hem de cok degerli dostluklar kazanirsiniz. kendimden ornek vereyim, internette cok fazla motosiklet gezi rotalari uygulamalari var. bu uygulamalar size a noktasindan, b noktasina en guzel gidilecek motosiklet rotalarini gosteriyor. ana yoldan degil de, dag yolundan gidiyorsunuz mesela. bir cogunda ise grup surusu ozelligi de var ve insanlarin ne zaman, nerede surus yapacaklarini goruyor ve isterseniz etkinliklere katiliyorsunuz. ben bu sekilde basladigim etkinliklerde cok guzel insanlarla tanistim. her turden insan vardi. kotu insanlar da vardi tabi ki ancak onlari gormezden geleceksiniz. 130 kisilik bir etkinlikte tutup da iki, uc tane andavala kafayi takarsaniz zaten hicbir etkinlikten keyif alamazsiniz. bu sayede hem ortak noktalarim oldugu insanlar ile tanismis hem de cok guzel zaman gecirmis oluyorum. bu sekilde cok fazla ornek verilebilir, artik ugrasiniz, hobiniz ne ise bununla ilgili gruplar bulabilir ve insanlar ile tanisirsiniz.

    ancak bu ortadogulu hayatsizlar icin biri ile tanismak icin kafede kari kiz kesmek gerekir. bakmayin oyle afilli afilli expat falan yazdiklarina. bunlar 'gurbetci', ne eksik ne de fazla. eskiden gurbetciler kahveler actilar, oralarda oturup zaman gecirdiler. bunlar da kendi aralarinda en fazla internet ortaminda bunu yapiyorlar iste. ha, sunu da belirtmek isterim. cok fazla alamanci kiz arkadasim olmustur. almanya'ya geldiniz ve sosyal cevre konusunda memnun degilsiniz, dil kabiliyetiniz yok vs... o zaman da bu alamancilarin ortamina girersiniz. ancak bunlar ne emmeye, ne gommeye geldikleri icin zirlamaya devam ederler. hayatsiz ortadogulu olduklari icin zaten yasayacaklari topu topu 50-60 yillik bilincli ve fiziken yeterli saglik seviyesinde kalacaklari omurlerini de zirlayarak ve sikayet ederek gecirirler. bu nedenle siktir git dedigim zaman aliniyorlar. dusunmuyorlar, ulan bu adam hakli. ben burada mutsuzsam baska ulkeye gideyim, orada belki mutlu olurum demezler. istiyorlar ki almanya'ya gelsinler. almanlar bunlara sakso ceksin, kapilarinda kul, kole olsunlar. herkes guler yuzlu bir sekilde ask ve dostluk turkuleri cigirsin. gundelik yasamimda pek muhattap almiyorum ancak burada ozelden kisa bir sure olsa da yazma sansi buldular bana. bu hayatsiz ortadogululari kaale almayin degerli insanlar, zaten yasadigimiz kisa bir omur. yoksa sikmisim almanya'yi. burada mutsuz olan baska yere gider sorun oysa. ancak anlattiklari gibi sosyal acidan sifir bir ulke oldugunu dusunmeyin. ozellikle berlin'e gidip yasayanlar ne demek istedigimi gayet iyi bilirler. ingilizce agirlikta konusulan cok ortam bulursunuz. ancak siz gidip keko gibi 'selam, tanisalim mi?' sigliginda insanlara yaklasirsaniz bu ortadogulu hayatsizlar gibi zirlarsiniz. once ortak noktaniz olan insanlar ile beraber bir paylasim icine girin, zaten zamanla cevre de arkadas da dost da gelir.
  • almanya'yı eleştirenleri eleştirirken ona buna siktir çekenleri gördükçe diyorum ki, iyi lan daha henüz insanlıktan çıkmamışım.

    almanya'yı başka nezih memleketlere tercih ederek gelmiş biri olarak buradaki "plug and play" hayatı beğeniyorum. yine de tırt birçok yanı var ve bunların başında sosyal ilişkiler geliyor. insanı "ihtiyaç ve fayda" olarak gören entegre asimileler de doğrusunu bu olduğunu düşünüyor. yazık, hayatlarında gerçek bir sosyal ilişki kuramamışlar galiba. etinden sütünden faydalanın, sosyal statünüz dahil olanı olduğu gibi kabul edip kendi mikro çevrenizi oluşturmaya bakın derim. sonra göreceksiniz almanlar sizinle aynı ortamda olmak için can atarlar. muhakkak hepsi değil ama insanın "ihtiyaç ve fayda" dan ibaret olmadığını bilenler.

    örnek: geçen hafta annesi vefat eden alman mesai arkadaşım haberi 15 senedir beraber çalıştığı diğer almanlara değil, 3 senedir tanıdığı bana veriyor. niye? çünkü adam aile hayatımızı, insan sevgimizi, empati yapabilme yetimizi biliyor. almana söylese "das ist scheiße" duyacak, bize söyleyince, uzatmayalım, insani bir şeyler duyuyor.

    milleti gömmeyin birader, ona buna siktir çekmeyin. ıki kelime mantıklı bir şey söylüyorsunuz, onun arkasına sığınıp boşlukları saçmalıklarla doldurmaya yeltenmeyin.
  • edit : yukarida paragraflarca edit yapmis ama hala söyledigi tek bir sey var: " siz hayatsizsiniz. ben burada cok iyiyim. sorun sizde" *

    bu arada, expat kelimesine takilmis (expat degil, gurbetciymis) ve berlin'e falan gidin orasi cok iyi demis. öncelikle, neden expatlardan örnek verdim? cünkü o kavram, cin'den, amerika'dan, fransa'dan, güney afrika'dan, ingiltere'den, ispanya'dan vs bircok kültürden insani kapsiyor ve amaclari, calismak. yani, yasadiklari topluma katki saglamak. bu kadar farkli kültürden insan nasil / neden ayni seyi düsünüyor? diye düsünmek yerine, bu insanlara "hayatsiz" deyip, gecmek isterseniz, sizin bileceginiz is*bu arada, expatlarin en yogun olarak yasadigi birkac sehirden biri berlin. dolayisiyla arastirmaya katilan insanlarin "sosyal hayat" kavramini degerlendirdigi yerlerden biri de cok büyük olasilikla berlin.

    iki sey söyleyip bitirecegim. evet almanya'da her seyi yaparsiniz ama ilk olarak bu ülkeye geldiginizde alismaniz ve sonrasinda sosyal hayata adapte olmaniz zor olacaktir. neye göre zor? amerika, ingiltere, kanada, avustralya, irlanda vb ülkelere göre zor. reddit'te, quora'da, youtube'da vs arastirma yaparsaniz, ayni gercegi siz de göreceksiniz. sunu her zaman hatirlayin. almanya'ya göc etmek cok kolay, sosyal olarak alismasi zordur. yukarida yazdigim ülkelere göc etmesi almanya'ya göre cok daha zor ama sosyal olarak alismasi cok kolaydir. cünkü, bu ülkelerin halki yabancilara aliskindir. almanya'nin bu seviyeye gelmesi icin daha cok yillar var.

    ikinci olarak, almanya, calisma hayatiniz ve sonraki kariyeriniz icin cok önemli firsatlar sunar. ülkede bircok uluslararasi sirket var ve almanya'dan ayrilmak isterseniz, almanya'da calismis olmak size cok büyük arti kazadiracaktir ileride. dolayisiyla, almanya'da yasamak konusuna pragmatik bakmanizi tavsiye ederim.

    türk insaninda söyle bir hastalik var

    satin aldigi / yaptigi / giydigi vs bir seye elestiri gelince kisisel olarak algiliyor. bunun nedeni olarak, türk insaninin cogunlukla yaptigi hatayi kabul etmemesi ya da kendi yaptigi / karar verdigi seyin en iyisi oldugunu düsünmesinden kaynakli oldugunu düsünüyorum.

    mesela, almanya'daki sosyal hayati mi elestirdiniz? cevap hemen gelir, almanya'da her seyi yapabilirsiniz, begenmiyorsaniz siktir gidin? ee peki sosyal hayatla ne ilgisi var bunun? sosyal hayati bos mu verelim? ben araba / motor sürüyorum (ya da istedigim ne varsa onlari yapiyorum), insanlar sosyal olarak beni dislasa da olur mu diyelim?

    ya da en önemlisi, insanlarin senin yaptigin seylerle mutlu olmasini neden bekliyorsun?

    peki, global olarak expatlarin "yabancilar icin" sosyal olarak yasamasi ve yerlesmesi (settle down) en zor olan ülkelerden biri olarak kabul ettigi almanya icin, neden yok o is aslinda öyle degil deme geregi duyuyorsunuz? dünyadaki onlarca farkli kültürden gelen insanlarin gördügü / kabul ettigi bir gercegi inkar etmenin ne anlami var?

    gerci, belki onlar da kendini yetistirememistir ya da kendilerine yetemiyordur kim bilir?*

    ınternations'in yaptigi expat insider arastirmasinin, 2021 yili icin almanya sonuclari burada

    genel olarak, sonuc su. almanya'da paranin size sagladigi seylerle mutlu oluyorsunuz ama is sosyal yasamaya ve kültürel adaptasyona gelince almanya 59 ülke arasinda hep son 5 - 6 sirada yer aliyor dünya capinda. ben de bu sekilde düsünüyorum aslinda. almanya'da calisma hayatindaki haklar (30 is günü izin, performansa dayali isten cikartmanin cok zor olmasi, issizlik maasi, vs) ve paranin alim gücü cok fazla oldugundan, burada calismak mantikli. fakat, bu ülkeye kalici olarak yerlesecek miyim? hayir. pandemi bitince, durumu degerlendirecegim

    burada deneyim ve bilgi paylasilsin tabii ki ve özellikle deneyim cok kisisel bir sey.

    fakat, burada paragraflarca insanlara bok atmanin, siktir cekmenin hicbir mantigi yok.
  • 3 paragraf bir edit ile alman medeniyet seviyesini arşa çıkarmış bir yazar arkadaş, bu medeniyet seviyesinin yüksekliğini överken daha 80-90 sene evvel insanlari fırınlarda yakanların da über medeniyet seviyesine erişmiş almanlar olduğunun da farkında mı acaba? delice tapmayın derim her millete.
  • (bkz: #124447214)

    almanya birçok bakımdan türkiye'den ileri bir ülkedir ama bunun en temel sebebi üstteki entride arsızca kendi yurttaşlarına hakaret eden insan sayısının az olmasıdır. siyasal islam dahil her türlü belanın kaynağı bunun gibi medeniliği ve modernliği mabadından anlamış saygısızlardır.

    ben almanya'yı severim. dünyanın en önemli ülkelerinden ve medeniyetlerinden biridir. eksisi vardır, artısı vardır. bunlar bir tarafa. ya biri bana bu ülkede ortadoğulu kelimesinin neden hakaretamiz bir sıfat olduğunu açıklasın. adam aklında olumsuz ne varsa alıyor hepsini ortadoğulu sıfatına ekliyor. aynı şekilde kendi yurttaşlarının ger kalmış ve hesapçı olduğunu görenler hemen yapıştırıyor çomar lafını. yahu bu ne iğrenç bir yaklaşımdır. sorsan hepsi vatanseverdir ama vatanı vatan yapan en önemli şey olan insanı sevmiyorlar. sizin insanları durmadan ayrıştıran siyasal islamcı zihniyetten ne farkınız var?

    bırakın batılılar karşısında ezilip büzülmeyi, onları durmadan ayarsızca övmeyi. ortadoğu'yu da küçümsemeyin. türkiye'nin de müslüman bir doğu avrupa ülkesi olduğunu unutmayın. gidin iran'ı, suriye'yi, ırak'ı, arabistan'ı, mısır'ı falan gezin sonra buraya ortadoğu deyin. döndüğünüzde toprağı öpersiniz.

    türkiye underdog bir ülkedir ama sözüm ona okumuş etmişleri böyle tipler olduğu için esasında layık olduğu yere varamamaktadır. batıyı batı yapan elitleridir, sıradan insanları değil. ürettiği iyi filmler, kitaplar, üniversiteler, fikirler, ordular, teknoloji, zenginlik, hukuk, hürriyet, şehirler, yollar, limanları ve şimdi aklımagelmeyen bir sürü şeydir onları cazip ve büyük yapan. en önemlisi insanına değer vermesi ve "uzlaşmayı" bilmesidir. türkiye'nin ise batı ayarında olmamasının sebebi dandik ve kopyacı elitleri ve okumuşlarıdır. ne sunmuş şimdiye kadar bizim okumuş etmişlerimiz bu memlekete? ne önermiş? neyi iyi yapmış da halktan teveccüh görmemiş? yesinler sizin gibi aydınları. size güvenip bir adım dahi atmaz bu ülkenin insanı. siz anca memleketin yarısına köpek deyin.

    buyrun gidin memleketten, o müthiş teknik yaşam tarzına koşun. geride kalanlar bu ülkeyi hak ettiği yere getirir. en azından sizin gibi ayak bağlarından kurtuluruz.
8 entry daha