şükela:  tümü | bugün
  • internet aleminde hakkında pek fazla bir bilgi olmayan bir vize.

    yakın zamanda almanya'dan sanatçı vizesi almış bir insan olarak, özellikle bir abimin "yaz ki kacmak isteyen insanlara da faydan olsun" tavsiyesi üzerine tecrübelerimden az çok bahsetmek istedim.

    benim başvurduğum vizenin adı freelance artist visa. yani serbest çalışma vizesi'nin sanatçılara verilen ayağı. sanatçı vizesi diye geçiyor fakat türkiye'de resmi bir karşılığı yok. yani resmi dokümanlarda sanatçı vizesi diye bir ayrım yok. d-tipi ulusal vizeye başvurur gibi başvuruyorsunuz, elbette konsolosluk görevlileri konuya hakim, düzenli olarak bu vizeye başvuran insanlarla görüşüyorlar.

    konuyla ilgili çok az kaynak var. ben de açıkçası ne yapmam gerektiğini tam bilmeden bu yola başladım. önce biraz kendimden bahsedeyim: ben müzisyenim. yaklaşık 12 yıldır profesyonel olarak davul çalıyorum. yaklaşık 4-5 ay oldu berlin'e taşınalı, taşınmadan önce burada gülden mutlu, nev, mirkelam gibi sanatçılarla çalışıyordum.

    aslında ilk önce dil kursu vizesine başvurdum, dedim ki dil kursunun bana vereceği 6 aylık oturma izniyle sanatçı vizesi için gerekli araştırmaları yaparım, sonra da dönüp başvururum. burdaki evi kiraya verdim, arabayı sattım, dil kursunu ayarladım parasını ödedim, bloke hesap açtırdım ve beklemeye başladım. 3 ay bekledikten sonra dil kursu vizesinden ret yedim ^^ bana alman usulü bir mektup yollayıp özetle "yemedik biz bu işi, çok almanca öğrenmeye geliyor gibi durmuyorsunuz" diye beni tatlı-sert bi biçimde reddetmişler.

    tabi bütün planı gidecem diye yaptığım için afedersiniz sik gibi ortada kaldım. orda evimi tutmuşum kirasını yatırmışım, stüdyomu tutmuşum kirasını yatırmışım vs vs. pes etme gibi bi lüksüm yoktu. ertesi gün gittim fransa'ya bi fake tatil ayarlayıp schengen'e başvurdum. (fransız lisesi mezunu olduğum için ve fransa çok hızlı schengen verdiği için fransa'yı tercih ettim) 3 gün sonra fransa'dan 1 senelik schengen aldım ve atladım uçağa lyon'a gittim. lyon'da akşamında trene binip basel'e, ordan da berlin'e geldim ^^

    schengen bize 180 gün içinde 90 gün avrupa'da kalma hakkı veriyor. yani 90 gün içerisinde ne yapacaksam yapacaktım. şimdi burada hikayeye bir ara verip, sanatçı vizesinin gereklilikleri hakkında bir parantez açalım:

    ben müzisyen olduğum için işin biraz müzik perspektifinden yazacağım ama yazdıklarımın çoğu herhangi bir sanat alanı için de geçerli. ihtiyacımız olan şeyler:

    - bir kere eğitim öğretim mevzuları. ben alaylı bir müzisyenim, davula ilk başladığım yıllarda özel davul eğitim merkezlerinde yıllarca eğitim aldım ama konservatuar okumadım. aslında bayağı itü mühendislik mezunuyum ^^ o yüzden burası benim için biraz çetrefilliydi. eğitim kurumunun sahipleriyle şu an çok yakın olduğumuz ve piyasada beraber çalıştığımız için sağolsunlar bana "diplomalar" "burslu okuduğuma dair fake belgeler" falan oluşturup kaşeleyip verdiler. yani aslında mevzu yalan değil ama yani orada okuduğum hatta sonrasında ders de verdiğim 6-7 yıl için kurum diploma falan vermiyor. kimseye vermiyor. kimse de talep etmiyor zaten, oraya davul öğrenmeye gelip, öğrenip gidiyorlar.

    bunun haricinde de yıllar içerisinde beraber çalıştığım birebir ders yaptığım çok önemli davul üstadları oldu, onların ağzından tavsiye mektupları yazıp onlara imzalattım.

    - tavsiye mektupları işi önemli. tavsiye mektupları senin kimlerle çalıştığını, ne iş yaptığını falan en kolay anlatacak şeyler. ben çalıştığım bütün sanatçılardan tavsiye mektubu aldım. özellikle avrupa'da tanınmış müzisyen abilerimden ablalarımdan da tavsiye mektupları aldım. en kritik kısım kesinlikle bu "recommendation letters" değil, ama yine de bu kısmı da hafife almayın derim. özellikle tavsiye mektuplarınız arasında gitmek istediğiniz yerden bir iki tane kesin olsun. yani benim case'imde berlin'de müzikle uğraşan birinden, gibi.

    - en önemli kısım ise şu: iş teklifleri. bu gerçekten önemli. adamlar senin berlin'de çalışacağını, iş teklifi aldığını görmek istiyorlar. işte bu yüzden bu işi buraya gelmeden organize etmek çok zor. hali hazırda sürekli buralara seyahat edip iş yapıyor olman lazım. benim öyle bi durumum olmadığı için buraya gelmek zorundaydım. buraya geldiğimde her şeyim neredeyse hazırdı, bi tek kendime projeler bulup onlardan iş teklifi almam gerekiyordu. yani aslında en zor şeyi yapmam gerekiyordu ve kısıtlı zamanım vardı. yaklaşık 50 gün boyunca yemeyip içmeyip network kastım. facebook gruplarına, craigsliste falan sürekli ilan verdim. şöyle çalarım böyle çalarım bak alın beni diye insanlara kendimi goygoyladım. jam session'lara gittim, çaldım, müzisyenlerle tanıştım. ve nihayetinde kendime 1 tane çok ciddi, 2 tane de ortalama ciddiyette 3 proje buldum. tanıştık, provalara girdik, anlaştık, çaldık ettik. böyle 3 ünden de hem iş teklifleri (matchgrip ile şu tarihte şu kadar paraya şuralarda çalacağız) hem de tavsiye mektupları alabilme şansını yakaladım.

    - bunların haricinde bankada para görmek istiyorlar. benim birikmiş yaklaşık 8-9 bin euro'm vardı. onu gösterdim. özellikle başlarda para hızla tükeniyor, avrupa'da doğru düzgün gelir olmadan yaşamak kolay değil. herkes de özellikle belirtmiş zaten, evet doğru, paraya ihtiyacınız olacak. biraz para biriktirip girin böyle bi işe.

    - onun haricinde benim durumumda ben ekstra bir belge daha sundum: mesam üyelik belgesi. burada tramvay isimli grubumla bir albüm yapmıştık ve oradaki şarkıların aranjörlerinden biri de ben olduğum için mesam'a üye olabilmiştim. mesam'ın almanya'daki karşılığı gema ve mesam üyeliği seni gema'ya da üye yapıyor ve almanlar bu işe bayağı önem veriyorlar. çünkü bir nevi bu senin müzisyenliğinin devlet nazrında tanınmış, kabul edilmiş, dernekleştirilmiş olduğu anlamına geliyor.

    - sonra bir geçmiş kazanç belgesi yaptım. son 2 senede çaldığım bütün işleri ve kazandığım paraları excel'de derledim ve totalde bir senede kaç para kazanmış olduğumu yazdım. sonra da burası için 2 senelik bir iş planı hazırlayıp, kaç para kazanmayı hedeflediğimi vs yazdım. bütün bunları nasıl öğrendin derseniz, burada alman bir kadından konsültasyon hizmeti aldım. isteyene mail adresini veririm, çok şeker bi ablaydı, bana çok yardımcı oldu. seans başına 50 euro aldı, 2 seans gittim sadece. bir ilk gün ne lazım diye, bir de son gün nası olmuş diye ^^ bütün bu iş planlarını vs onunla birlikte hazırladık.

    - bütün bu belgeleri mümkünse almanca değilse ingilizce olarak hazırlamanız gerekiyor. tavsiye mektuplarım ingilizceydi kimse almanca bilmediği için ama mesela berlin'den aldığım iş tekliflerini vs almanca istedim. onun haricinde bu iş planı vs tamamen almanca olması gerekiyor orda da danışmanım yardımcı oldu.

    - bir de tabi ki güzeeeel bir motivasyon mektubu yazmanız gerekiyor. nesiniz, kimsiniz, neden berlin'e gelmek istiyorsunuz, berlin sizi neden istesin vs vs gibi. orda dikkat etmem gereken key point'lerden de yine danışmanım abla biraz bahsetti. ingilizce olarak yazıp buradaki alman kız arkadaşıma çevirttim. (yes quickly finding yourselves a local partner definitely helps with everything too ^^) bu dokümanın kesinlikle almanca olması gerekiyor o yüzden mutlaka güvendiğiniz birine çevirtin.

    bütün bunları yaptıktan sonra tekrar türkiye'ye dönüp buradaki konsolosluktan başvurmanız gerekiyor. yaklaşık 1 - 1,5 ay kadar beklettikten sonra vizeyi verdiler.

    evet, şimdilik aklıma gelenler bu kadar. ekstra bir şey olursa, ya da gelen sorularla hatırlarsam falan bu listeye eklemeye devam edeceğim. sanatçı vizesi size vize süresi boyunca oturum izni ve müzikten para kazanma izni veriyor. yani sanatçı vizesiyle gelip başka iş yapmanız yasak haberiniz olsun.

    burası da piyasada müzisyenlik yapan kardeşlerime: berlin'de kaşeler düşük haberiniz olsun. ^^ sanatçılardan aldığınız paraları burada beklemeyin. ama hayat ucuz ve alım gücü türkiye'den kat kat yüksek. o yüzden son hesapta ortalama fark atla deve olmuyor.

    herkese bol şans diliyorum.

    edit: madde/bilgi eklemeleri, imla düzeltmeleri
  • kendini bu bataklıktan kurtarmışsın. şimdiden sana başarılar ve bol bol mutluluklar dilerim