şükela:  tümü | bugün
  • öldürülen kişilerin çoğunun dönercilikle ilgisi olmadığı halde, bu yaşanan trajediye, almanların koydukları isim.
    bu da kendi ülkelerinde türkleri sadece bir dönerci olarak gördüklerinin ve görmek istediklerinin bir kanıtıdır.
  • siyasi cinayetlerdir. bu cinayetlerin failleri neo nazi olduguna göre almanya, hic bir sorumluluk kabul etmez. cünkü icinde nazi kelimesi gecen her sey almanya'ya uzaydan filan gelmistir. almanlarin veya almanya'nin nazilerin ortaya cikmasinda, palazlanmasinda hic bir sorumlulugu, katkisi olamaz.

    e tabi su vardi... (bkz: almanlik ne güzel)
  • 'dönerci cinayetleri' nitelemesi, ne yazık ki alman toplumundaki gizli ırkçılığın bir ispatıdır. 'dönerci cinayetleri' nitelemesi yaşananları küçümseyen insanlık dışı bir kavramdır: kurbanların insan oldukları gözardı edilip 'döner'le ilişkilendirilir - sanki isimleri ve işleri yokmuş gibi.

    devamini okumak icin tikla:

    http://bianet.org/…et/dunya/134161-almanya-ve-doner
  • katledilen kişilerin, türk olması sebebiyle tepki görmeyen orospu çocukluğu...
  • türkiye'de eğer bir alman asıllı vatandaş intihar etse bile almanya ayağa kalkardı sanırım. biz ise neyse...
    takipçisi olanların çok olmasını istediğim cinayetlerdir.
  • dava 17 nisan'da münih eyalet yüksek mahkemesi'nde başlayacak. 3 üyeli örgütün (bkz: nsu) hayatta kalan tek üyesi beate z. ile örgüte yardım yapmakla suçlanan dört kişi yargı önüne çıkacak bu davada. anımsatalım, örgüt 2000-2007 yılları arasında sekizi türk biri yunan dokuz göçmenin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor.

    şimdi, mantıklı olarak bu davaya en çok türk medyası, onun arkasından da yunan medyası ilgi gösterir, değil mi? ancak duruşma salonuna alınacak 50 kişilik gazeteci lisetesinde ne türk ne de yunan medyasından gazeteciler bulunuyor. mahkeme bunu en hızlı şekilde akreditasyon başvurusunda bulunan gazetecilerin salona alınması ile gerekçelendiriyor. almanya'da eleştiriler büyüyünce 'yargının bağımsızlığı dokunulmazdır, burnunuzu sokmayın' tarzı yorumlar geldi. bu alman kafası o kadar yerleşik ki nasıl bir basın bürosu ise davayı türk gazetecilerin izlemek isteyeceğini, izleyemezlerse bunun küçük çaplı bir depreme yol açacağını, ırkçılıkla ilgili davada bunun pekala gazetecilerin ayrımcılığa maruz kalması şeklinde yorumlanabileceğini öngöremiyor.

    kalın kafalılık, başka bir şey değil. artık alman medyasından okuruz. duruşma salonuna alıncak medya organları arasında ap, bbc, new york times filan da yok, belirtelim. mini mini alman radyoları var ama.
  • artık ihmaller yahut kasıtlı delil gizlemeler o boyutlara varmış durumda ki, birkaç laf etmenin vakti geldi, zira gelişmeleri tüylerim ürpererek izliyorum. derin devlet yalnızca türkiye'de yok, bunu bu "dönerci" cinayetleri denen daha çok "neonazi cinayetleri" olarak anılmasını istediğimiz cinayetler de ortaya koyuyor.

    meseleyi baştan almayacağım, önceki yazılara bakın. 2000 ila 2007 yılları arasında 8'i türk, 1'i yunan (türk sanarak) ve 1 polis memuru olmak üzere 10 kişiyi öldürmüş, köln'de iki kez bombalı saldırı düzenlemiş, banka soygunları yapmış ve kendileri kendilerini ele verene kadar -neredeyse- yakalanmamış, ortaya çıkartılıp çökertilememiş bir terör örgütünden bahsediyoruz. niyet, almanya'da yabancılara gözdağı vererek onların ülkeyi terk etmesini sağlamak. cinayetlerin ve saldırıların arkasında nasyonal sosyalist yeraltı adındaki bu neonazi örgütün olduğu 1 yıl önce meydana çıktı.

    bombalı saldırılardan biri 2004 yılında keupstrasse adındaki köln'ün ünlü türk+kürt esnafların bulunduğu caddesinde bir berber salonuna düzenlenen saldırı. saldırıda 22 kişi yaralanmış ve esnaf büyük bir maddi zarara uğramıştı. soruşturmalarda ise "yabancı düşmanlığı" saiki üzerinde durulmamış, faillerin buradaki organize suç çeteleri mensubu olabileceğine yoğunlaşılmıştı. yani failler buradaki insanlar arasında aranmış, suç masumlara yıkılmıştı. tabii ki o dönem kendilerini aklamak isteyen, bu suçun ağırlığı altında onuru incinen göçmenlere hiç kimse hak vermemişti. ne de olsa bir suç varsa, onu muhtemelen çevredeki göçmen işlemiştir.

    ama 8 yıl sonra ortaya çıktı ki, bu saldırının failleri yetkili birimler tarafından güzelce korunmuş, olayın sorumlularının yabancı düşmanı ırkçılar olduğu yönündeki kanıtlar yok edilmiş, görmezden gelinmiş, bilirkişi raporlarına rağmen ne emniyet ne de içişleri bakanlığı soruşturmanın bu yönde derinleştirilmesine önayak olmuş. belirtmekte yarar var, dönemin kuzey ren vestfalya içişleri bakanı geçen hafta cinayetleri araştırsın diye kurulan meclis komisyonunda hata yaptıklarını kabul ederek, özür diledi. hatta son ortaya çıkan belgelere göre, saldırının "terör saldırısı" olarak nitelenmesi aynı gün yukarıdan gelen bir talimat ile engellenmiş.

    cinayetlere gelince; alman devleti mağdurlara tazminat ödeme kararı aldı. basmakalıp cümleler sarfedildi, bir daha olmasın, tekrarlanmasın filan dendi. ancak görüldüğü kadarıyla gerçek suçlular, yani kanıtları yok eden, hasıraltı eden, cinayetlerin zamanında aydınlatılmasını istemeyenler bulunamadı. istihbarat birimi anayasayı koruma teşkilatından sayısız insan istifa etti, ama delilleri, dosyaları kimin yok ettirdiği hala bulunamadı.

    almanya'nın yüz karasıdır bu olaylar. şu anda soruşturma kapsamındaki tek tutuklu beate z. de en son breivik'ten mektup almıştı, "canım beate, avrupa'da göçmenlerin kökünü kurutalım" mahiyetinde.

    çok uzun oldu farkındayım. faşizm her yerde aynı derecede mide bulandırıcı. ama faşizm deneyimi olan, 3 milyon türkiyeli göçmenin yaşadığı, büyük kentlerde her iki kişiden birinin siyah saçlı olduğu bir ülkede bu olayların örtbas edilmeye çalışılması daha da mide bulandırıcı.
  • burası dahil en az türkiye'de dikkat çekmekte olan ırkçı cinayet dizisi. kavgam satın alan binlerce manyağın yaşadığı bu ülke halkına bir kaç rakam vermekte fayda var.
    hitler'in ilk dünya savaşının,yoksulluğun sorumlusu ilan ettiği yahudilerin 1933'te (nazi iktidarı başladığında) nüfusu yaklaşık 523,000 .toplam nüfusa oranı 0.75 ten daha az.

    http://www.ushmm.org/…article.php?moduleid=10005276

    oysa bugün, yaklaşık 82 milyon nüfusun en az 3 milyonu türktür. (bazı kaynaklara göre 3.5 hatta 4 milyon).

    http://en.wikipedia.org/…ki/demographics_of_germany

    biz halâ avrupa'da yükselen faşizan harekete duyarsız kalalım. gerçi biz de kendi faşist faaliyetlerimizle meşgulüz. sen de haklısın birader.kolay gelsin.
  • almanya'nın top yekün infial yaşamasına sebep olan ve fakat önceki entrylerde belirtildiği üzere, her nedense türk basının, dolayısıyla da türk halkının pek ilgilenmediği siyasi cinayetler.

    kronoloji şöyle :

    9 eylül 2000 : 38 yaşındaki çiçekçi enver s., 9 eylül 2000 gününün öğleden sonrasında nürnberg'de, tatile giden bir arkadaşının yerine dağıtım yaptığı araçta ölü bulundu.

    13 haziran 2001 : yine nürnberg'de gündüzleri siemens fabrikasında işçi olan, akşamları terzilik yapan 49 yaşındaki abdurrahim ö. kafasına sıkılan iki kurşunla öldürüldü. komşuları, öğleden sonra maktülün evinden tartışma sesleri geldiğini, ardından evden iki doğu avrupalı görünüşlü erkeğin çıktığını söylediler.

    28 haziran 2001 : hamburg'da manavlık yapan 31 yaşındaki süleyman t.'nin cesedi, kafasındaki üç kurşunla babası tarafından kendi dükkanlarında bulundu.

    29 ağustos 2001 : münihte manavlık yapan habil k. kafasına sıkılan iki kurşunla kendi dükkanında ölü bulundu. tanıklar ifadelerinde bıyıklı ve yabancı görünüşlü bir adamın siyah bir araca binip kaçtığını belirttiler. söz konusu adamın izi bulunamadı.

    25 şubat 2004 : 25 yaşındaki yunus t., henüz bir kaç ay önce taşındığı doğu almanya'daki rostock kentinde, ilk kez gittiği bir dönercide öldürüldü. yunus t.'nin bir başkasıyla karıştırılarak kurban seçildiği düşünülüyor.

    9 haziran 2005 : nürnberg'de döner büfesi işleten 50 yaşındaki ismail t., kendi dükkanında öldürüldü. yakın bir inşaattaki görgü tanıkları, iki kişinin bisikletlerini dükkanın önüne bırakıp içeri hızla girip çıktıklarını ve sırtçantasına bir nesneyi soktuklarını gördüklerini belirttiler. söz konusu iki kişi asla bulunamadı.

    15 haziran 2005 : 41 yaşındaki yunan theodorus b., münih'te öldürüldü. kurban daha bir kaç ay önce anahtarcı dükkanı açmıştı.

    4 nisan 2006 : 39 yaşındaki mehmet k., dortmund'daki işlek bir caddede bulunan gazete bayiisinde öldürüldü.

    6 nisan 2006 : 21 yaşındaki halit y., bir internet kafede kafasına sıkılan 2 kurşunla öldürüldü. polis kayıtlarına göre kafede halit y. haricinde en az 3 müşteri daha bulunmaktaydı.
  • katliamlar almanya'nin disardaki imajini zedelermis. dikkat edin, göcmen olduklari icin katledilen insanlarla ilgili tek kelime yok. s.ktirsin ibneler! 11 yildir, 2000 yilindan beri katilleri bulma zahmetine katlanmamislar, bir tesadüf eseri hersey ortaya cikinca da "ay, oy, sag radikaller" diyorlar, irkcilik sözcügünü agizlarina almiyorlar. iste buna timsah gözyaslari denir, baska bi'sey degil.

    (bkz: #26195427)